İçeriğe geç

Usta Cadı İris

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Usta Cadı İris

Bölüm 1

Bir, İki... Deneme!

Hayat sürekli dalgalanan cadı kuru gibidir. Bazen rüya gibi güzel günler yaşarız. Ara sıra da bu günlerin bedelini öderiz. Böyledir yani; inişli çıkışlı, düşmeli kalkmalı bir yolculuktur hayat. Ama İris için tablo uzun süredir düşüşte. İyi günlerin stoğu yenilenmiş de bir tek ona kalmamış gibi. “Aman, bu da abartıyor canım!” diyebilirsiniz ama inanın, cadı dünyası bu kadar şanssız birine yüz yıldır rastlamamıştır.

Yine kötü günlerden birinin ertesiydi. İris ikinci kez geçmeyi denediği acemilik sınavından çıkmıştı. Sınavın olduğu odanın önünde, şaşkın bakışların odağında ve kalabalığın ortasında dikiliyordu. Normalde sonuçlar sınavdan sonraki sabah postayla öğrencilerin evlerine gönderilirdi. Tabii sınav kolay olduğundan çoğu genç cadı postasını açmaya zahmet bile etmezdi. Bu kez sonuçlar İris için de apaçık ortadaydı. Sınav odasının önünde kitaplar koridor boyu yere dağılmıştı. Etrafta sınav sırasını bekleyen cadılar şokla İris'e bakıyorlardı. Sessizliğe çok alışamadan yeniden raftan düşen bir kitabın sesi duyuldu.

“Ah, hay aksi!”

Kız afallasa da kafasına düşen kitabı eline aldı ve onu izleyenlere hızlıca cadı selamı verdi.

Çok korkmuş olmalısınız sevgili cadılar. A-ama hiç korkmanıza gerek yok. İzninizle şunu alayım...” dedi ve kitabın kafasından uçurduğu şapkayı yerden alarak tekrar kalabalığa döndü. Yalandan bir kahkaha atarak aklına gelen ilk şeyleri söyleyiverdi. “Bugün acemi cadılığa geçiş sınavı için buradayız. Biraz stres atalım dedim. Kitapların havada uçması, kargaşa, gürültü, kaos... ” herkes ona anlamsız gözlerle bakarken bir umut olayı toparlamaya çalıştı. “...biraz kafanız dağılmıştır umarım. Hepinize başarılar. Şimdi burayı hemen hallediyoru-” kemerine iliştirdiği asayı çıkarmış havada sallıyorken tok bir ses duyuldu.

“Yeter!”

Gelen kişi İris'in beş yıldır okuduğu Ardıç Asalar Büyü Okulunun profesörlerinden Edige'ydi. Geldiği gibi otoritesini kurmuş ve kalabalığı dağıtmıştı. İris'e tek kelime etmese de İris bir köşeye geçip beklemişti. Koskoca Profesör Edige! Aptal İris için kelime sarfetmemesi kız için daha hayırlıydı muhtemelen. Bu şekilde beklediği dakikaların ardından müdire de onlara katıldı. Şimdi ise profesör kızın sınavda yarattığı kargaşayı okul müdiresiyle çözmeye çalışıyordu.

“...müdire banım, o biraz farklı bir kız. Evet geç öğreniyor ama büyüsü inanın büyük bir potansiyel taşıyor. Bu yüzden onun uzaklaştır...”

İki kadın hengamenin merkezi olan koridorda yürüyorlardı. Profesör Edigenin söyledikleri belli belirsiz duyulurken müdire sadece ara sıra başını sallayak dinlediğini belli ediyordu. İki kadın aynı zamanda yerdeki kitapları ve kırılan vazoları büyüleriyle onarıp raflara yerleştiriyorlardı. Onların nefes almak kadar kolaymış gibi yaptıkları bu işi koridorun köşesine pısmış olan İris hayranlıkla izliyordu. Etraftaki dağınıklık gözle görülür şekilde kalktığında müdire yürümeye bir son verdi.

“Emin ol ben de farkındayım Edige ama bu okulda böyle kargaşalara yer yok biliyorsun. Büyü ciddi bir iş.”

Kadın koridorun köşesinde duran kıza kısa bir bakış attı ve profesöre hitaben, “Onu da al ve odama gelin.” dedi.

Müdire cebinden ceviz büyüklüğünde bir küre çıkardı ve sert bir şekilde yere attı. Tam bir görsel şölen gibiydi. Küre kırılınca içinden parlak bir ışık ve yeşil bir duman çıktı. Duman devasa bir boyuta ulaşarak müdireyi yuttu. Bu bir ışınlanma küresiydi, duman biraz dağıldığında koridorda sadece profesör ve genç cadı kalmıştı. Profesör Edige muhtemelen bir süredir tuttuğu nefesi gürültülü şekilde bıraktı.

“Sen hep olaylara sebep olursun İris ama bu da neydi böyle? Okuldan uzaklaştırma alacağının farkında mısın?”

İris oldukça üzgündü. Zaten ilk sınavda dili tutulmuştu. İki kelime büyüyü edemeden kaçmıştı. Arkadaşları acemilik sınavını geçemediği için onunla çok dalga geçmişlerdi.

“Ben nerede yanlış yaptım bilmiyorum profesör.” Yerde kalan son birkaç kitabı toplayarak kadına uzattı.

“Özür dilerim.”

Profesör başını iki yana salladı, dudakları tek çizgi haline gelmişti. İris'e koridoru işaret etti ve müdirenin odasına yürümeye başladılar.

“Okuldaki bütün rafları boşalttın. Büyülü varlıklar olmasak etrafı toparlamak bir haftamızı alırdı.”

İris üstüne çöken kasvetle başını biraz daha eğdi. Yaptığından değil ama yapamadığı basit büyüden ötürü utanıyordu. Herkesi zor durumda bırakmış ve sınavını da mahvetmişti.

“Burada birçok öğrencim oldu İris. Hatta ben de burada öğrenci oldum. Burada daha önce bu kadar büyük bir kargaşa olmuş mudur sence?”

Profesör tek kaşını kaldırdı ve ince çerçeveli gözlüklerinin üstünden kıza baktı.

“Bu kadarı hiç yaşanmamıştır İris.”

Müdirenin kapısına geldikleri için adımlarını yavaşlattılar ve Edige kapıyı çalıp içeri girmeden önce kızın kulağına şöyle fısıldadı.

“Ama unutma,

Büyük sorunlar yalnızca büyük cadılardan çıkar.”

••••••••••

Umarım bölümü beğenmişsinizdir, aklımdaki kurguyu olabildiğince yazmaya çalışacağım.

Öneri ve eleştirileriniz benim için çok değerli. Lütfen yorum yapmaktan çekinmeyin.

Kitaplığınıza ekleyerek devamından haberdar olabilirsiniiz, hoşçakalıın💜💜

Bölüm sonu

19 yorum