İçeriğe geç

USLANMAZ

Bölüm 1 · 3 dk okuma

USLANMAZ

Bölüm 1

Haksız ama Haklı

Sevgili günlük bu ilk yazım olacak çok heyecanlıyım.

Bugün sana Sevgiyi anlatacağım.

Okula yeni bir kız geldi adi Sevgi. Siyah saçlı, uzun boylu, asi görünümlü bir genç kız. Hoca kendini tanıt demişti Sevgi'ye. Sevgi istemeyerekte olsa çıkıp anlattı kendini. İki kardeşmiş, babası vefat etmiş, annesi ve iki kardeşiyle anneannesinde kalıyorlarmış. Bunları söyledi kendini tanıttı ve yerine oturdu. Arkadan bizim Furkan hoşgeldin diye söyleyince Furkan'a buraya arkadaş olmaya gelmedim, işine bak diye bağırdı. Furkan'ı tanırım istese orada ona çok iyi laf söyleyebilirdi ama susmayı tercih etti. Ders çıkışı Furkan'ın yanına uğrayıp neden sustuğunu sordum. Furkan sakin bir ses ile onun için ilk gün, hem bağırsam ne olacaktı zamanla alışır o zaman belki özür dilemeye gelir,demişti.

Bir sonraki gün dersimiz matematikti. Çoğu arkadaşım sevmezdi matematik dersini. Hocamız Zeliha hoca çoğu öğrencinin sevmediği trigonometriyi anlatıyordu. Aslında arkadaşlarım iki dakika kendilerini derse verseler kolay olduğunu anlayabilirler ama nerde uyumak daha kolay onlar için. Dersin bitmesine 15 dakika kala Sevgi içeri girdi. Özür dilemeye bile tenezzül etmeden yerine oturdu. Zeliha hoca sadece izledi, bağırabilirdi, ceza verebilirdi ama hocamız tahtaya bir soru yazdı. Belki benim bile çözemeyeceğim bir soruydu. Sevgiyi tahtaya çağırdı. Sevgi öfleye püfleye gelerek ne var demişti hocaya. Zeliha hocaya saygısızlık bu biraz ileri gitmekti. Ama Zeliha hocada Hz. Eyüp sabrı vardı. Bu soruyu çözmesini istedi Zeliha hoca Sevgi'den. Herkes şaşkınca yaşanan duruma bakıyordu hatta arka sırada uyuyan dörtlülün bile uykusu kaçmıştı. Furkan atıldı oradan hocam ben yapabilirim diye. Sevgi Furkan'a dönerek otur oturduğun yere tarla faresi ben çözerim diye bağırdı. Herkesin ağzı açıkta kaldı. Zeliha hoca hiçbi şey demedi. Sevgi kalemi eline aldı. Soruyu çözmeye başladı. Soruyu çözerken ağzımız açık şekilde izliyorduk. Sonucu yazmaya gelince durdu ve Furkan'a dönerek yanına gitti. Tebeşiri vererek sonucun senin beyninin kullanamam gibi sıfır olarak söyledi. Furkan o sakin çocuk ilk defa sakinliğini yitirmiş şekilde ayağa kalktı ve Sevgi'nin çözdüğü sorunun cevabına baktı. Hafiften sırıttı Furkan, bu genellikle bizim Furkan'ın soruyu çözerken ya da yanlışı bulduğu zaman yaptığı bir sırıtıştı. Çözümdeki yanlışı gösterdi Sevgi'ye bakıp gülerek. Şöyle dediğini hatırlıyorum:

-Bana bak Nevrut suratlı benim beynine laf etmeden önce önündeki iki çift göze bir bak istersen kullanmaya kullanmaya tozlandı herhalde. Yıkattırmak istersen haber ette beyninin içeri de olup olmadığını kontrol edelim dedi. Of lafa bak be.

Bizim arka dörtlüde her zaman çekirdek olur. Çekirdek çitlemeye başladılar. Sanki bir film gibiydi. O kadar heyecanlıydı ki Zeliha hoca bile oturmuş tartışmayı izliyordu. Neyse ki zil çalmıştı da ortalık biraz da olsa yatışmıştı. Herkes teneffüse çıkarken Zeliha hoca Furkan ile Sevgi'yi durdurdu. Çocukları kenara çekti. Ve bana çıkarken sınıfin kapısını kapatmamı söyledi.

Teneffüs bitti sınıfa giricez ama kapı kapalı, dedik içeri girelim. Ayşe durdurdu hocanın sesini duydum bağırıyordu, dedi. Bunun demeye kalmadan kapı açıldı. Zeliha hoca sakin bir şekilde sinıftan çıktı. İyi dersler çocuklar deyip yanımızdan uzaklaştı. Sınıfa girdiğimizde Sevgi'nin gözünden yaş geldi gelecek , Furkan ise sinir küpü gibi kalemiyle oynuyordu. Ne olduğunu soramadık ama şunu biliyorduk ne olduysa o kapının arkasında olmuştu. Ve konu orada kapanmıştı. Bir daha Sevgi'nin hakaret dahi ettiğini duymadım.

İşte günlük anlatacağım buydu sana.

O kapının arkasında ne oldu, Zeliha hoca ne dedi onlara, Sevgi neden geri adım attı... O merak sanırsam benimle mezara kadar gelecek.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.