İçeriğe geç

UNUTURSAM FISILDA

Bölüm 24 · 3 dk okuma

UNUTURSAM FISILDA

Bölüm 24

BURADA HAYAT VAR

Gözyaşlarımı silerek ikisine baktım. Batuhan bir anda gülümsedi ve bana sımsıkı sarıldı.

"Hadi kız, sıkma artık canını. Al biraz su iç. Birazdan çıkarız zaten. Bugün hep yanında olacağız, söz. Çağla'yı da çağırırız. Doğru ya ben ona haber vermeyi unuttum. Melih çabuk ara. Sonra bana patlamasın."

Melih başını sallayıp çaldırdı ve hoparlöre verdi. Birkaç çalıştan sonra telefon açıldı. Çağla endişeli bir sesle;

"Ya Melih, siz neredesiniz?! Gizemi arıyorum, o da cevap vermiyor. Bir anda ortadan kaybolmuşsunuz. Görebilene aşk olsun."

Tam Melih durum güncellemesini vereceği anda ben atladım.

"İyiyiz Çağla. Ben bir baygınlık geçirdim de. Onun için hastaneye geldik. Şimdi çıkacağız zaten." Çağla yüksek bir sesle haykırdı.

"NEE?! Kızım sana birşey oluyor ve ben bunu en son mu öğreniyorum. Vallahi pes. Benden başka kim bilmiyor mesela? Ayaz falan mı?!" Batuhan kahkahlarla Çağla'ya seslendi.

"Yok be kızım. Onun haberi olmaz mı hiç?! Onun yanında bayılmış zaten Gizem." Çağla az da olsa rahatlamıştı. Derin bir nefes verip gülmeye başladı.

"Gizem, bebeğim sende dedin ki bu çok yakışıklı bir erkek. Ben bunun kaslı kollarına bir yığılıveriyim. Nasıl götürecek beni hastaneye diye test yaptın değil mi?!"

Batuhan ve Melih aynı anda deli gibi kahkaha atarken öldürücü bakışlarımı onlara sunuyordum. Ama hâla gülmeye devam ediyorlardı. Ve sinir bozukluğuyla;

"Çağla ne kadar komiksin sen ya? Ben orada bir anda bayıldım sadece. Öyle baygın bir haldeyken bunları nasıl düşünebilirim?" Çağla da anırarak gülmeye başladı.

Ve jet hızında kapı açıldı. Dövüşçü kovboylar gibi o üç erkek içeri girdi. Ayaz, Akın ve abim. Üstlerini köpek parçalamış gibiydi. Bu salakların gülmelerini duyduklarında abim sert sesiyle konuştu.

"Ne oluyor lan burada?!" Akın bize acınası bakarken Ayaz kafası yan çevirmiş bakıyordu. Batuhan zor da olsa yutkunmayı başardı.

"Kusura bakma Giray Abi. Çağla telefonda Gizemle alakalı birşey söyledi de ona gülüyorduk. Değil mi Melih?!"

O da aynı tepkiyi vererek bir bana bir Ayazlara baktı.

"Evet abi, aynen öyle oldu. Sonuçta ortada..." derken ağzını kapattım. Ve sırası değil bakışı attım. Hemen Sustu. Ayaz yanıma yaklaştı.

"Hadi gidelim evine. Odanda biraz başını ağrıtacağız ama olsun." Dedi sırıtarak. Abim gülümseyerek bize baktı.

"Arada beklenmedik şekilde odaya dalabilirim. Haberiniz olsun." Bende Gülümsedim. İlk defa kendimi her zamanki mutluluğumdan daha mutlu hissediyordum. Sevgiyi iliklerime kadar yaşamayı öğreniyordum. En başta da aşkı öğreniyordum. Her gece tek başına kırık aynasına bakıp kendinde birşeyler arayan küçük Gizem yoktu artık. Hayat bana yeni doğuyordu. Ben yeni tanıyordum içinde binbir güzellik saklı o grup arkadaşlıklarını. Gülmek isteyeceğim yarınlarımı..

(1 SAAT SONRA)

"Melih şu pencereyi aç. Vallahi içim sıkıldı. Azcık deniz havası alayım." Dedi Batuhan yanıma çektiği pufta otururken.

Melih pencereyi açtığı sırada yatağımın ucunda kollarını göğsü ile birleştirmiş Ayaz temsili göz devirerek Batuhana baktı.

"Batuhan istersen sana da bir ambulans çağıralım. Direkt Akıl hastanesine götürsünler. Nasıl fikir?" Dedi dalga geçiyormuş gibi. Çalışma masamın yanındaki sandalyeye oturan Akın bir kahkaha attı. Batuhan bozukmuş gibi;

"Hahaha, Aman ne komik! Gördün mü Gizem? Senin şu salak sevgilin benimle dalga geçiyor." Salak sevgilim mi? Benim baya bir hoşuma gitmişti bu ilginç lakap.

O an dibimde oturmuş Çağla birden konuyu değiştirdi.

"Ayy, hazır sevgili demişken efso bir dedikodu var. Onu size söyleyeyim de içimde kalmasın." Batuhan ve Melih aynı anda, büyük bir coşkuyla Çağla'nın söyleyeceklerine hazırken benim, Akın'ın ve muhtemelen Ayaz'ın çok da umurumda değil gibiydi.

"Şu Talya varya, evinde bir parti mi ne düzenliyormuş. Parti ismi de Burada Hayat Var. Ve tüm okulu davet ediyormuş. Kesin siz hariç ben, Gizem ve İclal davetsiz misafir olarak gireceğiz oraya."

Ayaz kendinden emin bir şekilde pencereye doğru birkaç adım attı. Denize bakarken bir anda konuşuyordu.

"Eğer ben o partiye gitmeye karar verirsem tek gitmeyeceğimi bilsinler. Beraber gideceğiz. Kabul eden olmazsa kimse bir yere gitmiyor." Dedi kararlı şekilde.

Herkesin kabul etmesi üzerine en son ben kalmıştım kabul etmeyi bekleyen. Ayaz bana döndü ve kimsenin duymayacağı biçimde kulağıma eğildi.

"Sensiz hiçbir yere gitmem kül kedisi. Benimle birlikte oarada kül kedisi olmaktan vazgeçip sindirella olacaksın. Ve kimseden korkmayacaksın..."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.