İçeriğe geç

UNUTURSAM FISILDA

Bölüm 2 · 3 dk okuma

UNUTURSAM FISILDA

Bölüm 2

HİÇ KİMSE OLMAK

Yıllar sonra İstanbul...

Alarmım başımda ötüyorken benim sanki dünya umurumda değildi. Yavaşça gözlerimi açtım. Odanın içine giren güneş ışınları tüm odayı aydınlatmaya yetiyorken bana yetmemiş gibiydi. Çünkü şuan başım feci ağrıyordu. Bunun bir sebebi de iki saattir durmaksızın çalan alarm'dı. Evet. Bugün büyük gün. Çünkü daha geçen yıl ikinci dönem geldiğim okulumda, yaz tatilinden sonra ilk günüm.

Tam ben bugünü unutmaya çalışacağım an annemin bağırışları tekrar hatırlamamı sağladı. Derin bir of çekip kedili pijamalarımla aşağıya indim. Annem, babam ve erkek kardeşim Deniz'e kahvaltılarını bitirmelerini söylerken Gözüne çarpan ben olmuştum.

"Kızım sen ne yapıyorsun bu halde. Okula geç kalacaksın. Çabuk Üstünü giyin."

"Formalarım yok anne."

"Biliyorum. Formalarını daha akşam attım çamaşır makinesine. Kuruması uzun zaman alır. Bugünlük serbest git." Başımı sallayıp yukarı çıktım. Hızlıca lacivert bir pantolon, üstüme de desenli bir kısakollu gömlek giydim. Saçlarımı ortadan ikiye ayırıp taradım. Ve Dış kapının önüne koştum. Annemde peşimden koşturdu.

"Okula aç aç gidilmez. Al şu tostu ye." Herzamanki annem işte. Beni okula hiçbir şekilde aç göndermez. Tostu alıp evden çıktım. Yeşil minibüs tam önümde durdu. Bindiğimde hızlıca gitmeye başladı. Kolejin yamacında indim. Öyle bir koşuşturmam vardı ki bahçenin ortasında dikilip dedikodu yapan kızlara çarpıyordum nerdeyse.

Sınıfı bulabildiğim an kendimi kutlayarak içeri girdim. Sınıfın çoğu bana bakmaya başladı. İçlerindeki erkek toplulukları bana göz kırpıyorlardı. Gözlerimi devirdim. Tam o sırada en yakın arkadaşım Çağla'yı gördüm. Çağla elini sallayarak gelmemi işaret etti. Sıramız olan cam kenarına oturdum. Bana sarıldı.

"Gizem, Kanka sen olmasan bu okul hiç çekilmez yemin ediyorum. Şu düğüne gelmiş gibi kızların içinde bir garibandım yani." İkimizde gözlerimizi kısarak yan sıradakilere baktık. Kırmızı glosslarını dudaklarına sürmeyi eksik etmemişlerdi. Yan gözlerle bana bakan Talya'yı görünce Gözlerimi ondan kaçırdım.

Ve ders başlamıştı. Herkes tahtada yazılanları yazmak için kolunu bile kıpırdatmazken ben harıl harıl yazmaya çalışıyordum. Hoca da sınıfa sınav günü görüşürüz ima'sı yapıyordu. Ama sınıfın çokta umurunda değil gibiydi.

Teneffüs gelince Çağla şakaya vuran sesiyle;

"Kızım sana nerden geliyor bu ders çalışma azmi? Keşke bende de olsa diyorum, üşengeçliğim elevermiyor." Gülümsedim.

"Birgün gerçekten çalışmak istersen ben hep buradayım." Çağla gözünü döndürdü.

"Yok canım kalsın. Ders kim, ben kim?!" Dedi ve sesli gülmeye başladık. Tam o anda sırtıma biri dokundu. Dönüp dokunan kişiye baktım. Bu sevdiğim bir arkadaşım Batuhan'dı. Gülümseyerek yüzüme baktı.

"Selam Gizem, nasılsın?!" Ona karşılık verdim.

"İyiyim Batuhan sen nasılsın? Buldun mu bu yaz bir kız kendine?!" Dudaklarını yana kıvırdı.

"Henüz değil. Sanırım benim gerçek aşkım bu kolejde. Ama hangi kız?! Esmer'mi, sarışın'mı? Kesin düz saçlı olacak. Yoksa kıvırcık saçlı mı olacak? Umarım olmaz." Söyledikleri üzerine bir kahkaha attım.

"Korkma, sen bu okulda kesin birini bulursun. Ben sana inanıyorum."

"Ayy, çok tatlısın Gizem. Seni gerçekten çok seviyorum. Bana Batu demeyen ilk insansın biliyor musun?!"

"Sen istemedikçe ben sana hiçbir şekilde Batu demem Batuhan'cım. İçin rahat olsun."

"Aklımda ne var biliyor musun Gizem? Sizi benim grupla tanıştırmak. Gelin birgün Çağla ile ikiniz. İyice tanışırız."

Ben tam bakarız diyeceğim an arkamdaki Çağla teklifini kabul edip "Mutlakaa geliriizz!" Diye bağırdı. Batuhan gülümsedi.

"Neyse, ben kalkayım. Malum okulun popüler 4'lüsünden biri olmak zor." Başımızı salladık. Ve Batuhan'ın tüm söylediklerini duyan okulun animeci kızı İclal yanımıza geldi. Çağlada kolumu tutup beni sıraya tamamen soktu. İkisi birden küçük bir çığlık attılar.

Ben hâlâ ne yaptıklarını anlamıyordum. İclal elimi tutarak coşkulu sesiyle konuştu.

"Sana bu kolejin en popüler grubunun bir üyesinden tanışma teklifi geliyor. Şaka gibi. Burda okuyan her kızın hayalini yaşayacaksın. Farkında mısın? Şuan da Çağla gibi heyecanlı olman gerekiyor."

Gözlerimi devirdim. Çağla İclal'e hak gösteren bir tavır takınarak yüzüme baktı.

"İclal doğru söylüyor Gizem. Her kız bu grubun yanından bile geçebilmek için kendini yırtıyor. Senin maşallahın var. Tanımasam umurunda olmadığını düşüneceğim. Hiç kimse gibisin resmen." Derin bir soluk verip ona baktım.

"Evet Çağla. Hiç kimse gibiyim. Hatta ta kendisiyim. Beni birtek bu konuda tanıyamadın. Ben diğer kızlar gibi değilim. Olmayacağım da.."

Bölüm sonu

2 yorum