- Merhaba Lucie hanım.
- Merhaba Riccardo nasılsın?
- İyiyim siz?
- İyiyim. Riccardo Bulimia yine başlamış. Son zamanlarda ne oldu.
- Bilmiyorum. Bir anda geri geldi. Bu sefer ben istemiyorum.
- Depresyon yada başka bir şey varmı sence.
- Hayır bu aralar sadece fazla düşünüyorum.
- Ne zaman başladı daha doğrusu farkettin.
- Beş gün oldu ama sadece 6 kere gerçekleşti. Önceki gibi sürekli olmuyor.
- Yani çok ilerlememiş bu da seni hemen kurtarabiliririz demek.
- Gerçekten mi?
- Evet. Neler hakkında fazla düşündüğünü konuşabilir miyiz.
- Evet. Şöyleki geleceğimi merak ediyorum. Bilmiyorum. Böyle bir his var içimde, her şeyin kötü olacağına dair.
- Pekala bunu değiştirmek için ne yapıyorsun?
- Sanırım hiç bir şey.
- Ne yapmak istersin mesela gelecekte?
-Sanırım resim çizmek. Daha doğrusu portreler. Arada bir manzara olabilir.
- O zaman şimdi çıkınca kırtasiye ye uğruyorsun. Beğendiğin bir defter ve kalemler alıyorsun. Bir sonraki randevumuza kadar on portre çiziceksin. Güzelmiş çirkinmiş önemli değil. On portre istiyorum.
- Tamam. Çizicem.
- Bu sırada Bulimia nı takip edelim. Sonraki randevuya kadar kaç kere daha olucak diye.
- Tamam. Şey yapsam her olduğunda bir portre daha çizsem.
- Bilmem istersen deniyelim.
- Evet bir portre daha.
Odadan çıktı. Matteo'nun yanına gitti. Olanları Matteo ve Annesine anlattı. Sonra beraber eve gittiler.