Merhabbaa keyifli okumalar efendimm
Herkez tarafından unutulan linda
Ailemin yüz karası,arkadaşı olmayan dışlanan bir kızdım ancak ben her şeye rağmen ümit edip bir bu günlerin bitip aydınlığa ereceğimi düşünüyordum. Hayatımda haberim olmadan gelişen şeyler boldu ailem cemiyet tarafından tanınan insanlardı onlar için sadece bir kuklaydım. Hayat beni bir şekilde-ailem yüzünden-şimdi burada bu masada oturmaya mahkum etmişti. Henüz on yedime yeni basmıştım annem suzan ve babam murat buraya oturmam için çok zorlamıştı ilk başta kabul etmesemde sonra beni tek inancım olan okulumdan vurunca mecburen gelmiştim karşımda arslan ailesinden eren oturuyordu. Cemiyet tarafından tanınan bir aileydi onları bir çok kez magazinde göüştüm.benden bir
S yaş büyüktü. Şuanda ikimizde bir birimizi inceliyordu üzerimde güzel vücudumu saran siyah bir elbise vardı fiziğimi güzel göstermişti,ayakkabı olarak ise beyaz spor tercih etmiştim saçlarımdan düz fon yüzümde ise hafif ancak zarif bir makyaj vardı. Karşımdaki adamın üzerinde ise polo yaka siyah bir tişört ve siyah pantolon vardı. Eren esmer bir tene sahip,tahminen 185 boylarında olan yakışıklı bir adamdı. Aslında buradan olma sebebimiz magazincilere yakalanmaktı. Dediğim gibi ailem beni kukla gibi kullanıyordu
"Eee" diye bir başlangıç yaptım. "Nasılsın neler yapıyorsun"
"İyi,pek bir şey yaptığım yok aslında. Okul,ev ve aradada spor salonu sen?"dedi tebessüm ederek
Bende yüzüme sahte bir tebessüm kondurarak "okul ev arasın da gidip geliyorum ben aslında ders çalışıyorum ağırlık olarak bu sene sınava gireceğim de." Diye cevappadım. "Hmm,güzel. Nereyi istiyorsun bir planın varmı."diye devam etti. "Var aslında hukuk isitiyorum. Ona göre planlarımı yaptım ailem izin verirse ankarada okumak istiyorum" diyerek planlarımdan bahsettim. "Güzel planların varda yanlış anlamazsan bir soru sorabilirmiyim" dedi.
"Tabii"
"Ailen bu okuma işine ne diyor "diye sorusunu yönetti. Hafif bir gerilmiştim bu planlarımın çok azını fırata-kendisi abim olur ki abi demeye bin şahit ister- bahsetmiştim o da alay edercesine bakmışrı bana bu umutlarımı biraz kırmıştı ama çok çaktırmamıştım " bu konuşma aramızda kalırmı" dedim öncelikle bir söz almam gerekiyordu. " tabiiki emin ola bilirsin söz veriyorum aramızda kalacak" dediğinde ne ara tutuğumu bilmediğim nefesimi verdim. "Yani aslına bakarsan pek umursayacaklarını sanmıyorum yani izin verirler herhalde." Dedim emin olamayak. Eren ise bu söylediklerime şaşırmıştı " önemsemiyorlarmı?" Dudaklarımı bir birine bastırdım ağzımdan kaçırmam gereken kelimeleri söylemiştim inşallah bunları annem ile babam olacak insan olmayan mahlukatlar duymazdı. Çevirmek isteyerek "boşversen söylemedim say" dedim. O bana şüpheyle bakarken hemen konuyu ordan çektim." Sen sınava girmedinmi."dedim." Cık, benim girmeme gerek yok yani aslında ben kolay kaçtım sınav falan pek benlik işler değil" dedi. "Anladım. Telefon numaranı bana vermek istermisin seninle sohbetimiz sardı belki senin bana benim sana ihtiyacım olur" diyerek yavaştan kalkmaya hazırlandım siyah çantamdan telefonumu çıkarttım. Eren "tabii" diyerek teklifimi kabul etti. Telefonumu ona uzattım ve numarasını tuşlamasını bekledim. Taşındığında telefonumu uzattı bende onu eren diye kaydedip çaldırdım telefonu çaldığında aramayı kapattım. O da beni kaydettiğinde "kalkalımmı artık" diye sordum o da kafasını salladı. Hesabı sonra halledeceğini söyleyip beni geçirmek için ayağa kalktı ayağı kalkıp siyah ceketimi üzerime geçirdim kasım da olduğumuz için havalar soğuktu. Çantamıda alıp çıkışa yürüdüm. Tabiiki çıkışı magazinciler tutmuştu. Bizi görür görmez soru yağmuruna tuttular.
Arda arda gelen soru9ar genel olarak şöyleydi;
Efendim sevgilimisiniz
Özel hayatınız da nasıl gelişmeler var
Kalbinizi eren beye kalbinizimi kaptırdınız
Hiçbirine cevap vermeden arabamın yanında duran dört kişiden oluşan koruma toplupuğum buraya gelip yolumu açtılar erene el sallayıp önüme döndüm ve arabama döğru yürüdüm arabaya binip kapımı kapattım ve derin bir nefes alıp gözlerimi kapattım.
💫
Eve geldiğiizde hemen odama çıkip üzerime saten geceliğimi giydim ve odamdan mutfağa doğru indim. Mutfağa indiğimde fırat da oradaydı. Fırat ben kupamı çıkarırken "sonunda senden kurtuluyoruz" dedi. Ona dönüp " ne saçmalıyorsun yine bilmiyorum ki merakta etmiyorum. Uğraşma benimle." Ama o susmadı "annemler seni göndercekler "Diyip tez bir kahkaya attı."anlamadım?" Dedim o ise "seni istanbula gönderiyirlar."diye heyecanla konuştu. "Ne! Ne alaka ya?" Diye soludum. "Yaa işte seninle artık uğraşmak istemiyorlarmış seni istanbula göndermeye karar vermişler. Zanten sen de okumak istiyordun işine gelir diye düşündüm." Diye açıkladı. Kafamı hafifçe 'anladım' dercesine salladım. Kupama güzel bir filtre kahve yapıtım. Zaten fıratta mutfaktan çıkmıştı. Kupamı alıp odama geçtim hukuk istediğim için ders çalışmam gerekiyordu ancak bu günlük küçük bir mola vermeye karar verdim.
Yıllarca düşündüm ki hala düşünüyordum ne yaptımda ailem beni sevmiyor diye sorunu kendimde aradım -itiraf edemesemde hala sorunu kendimde arıyorum- ama hayır ya. Ben hiç bir şey yapmıyorken nasıl olurda benden nefret ederler di ki
Bizi çekemiyorlar aşkım
Aman be sende,keşke senin kafadan olsak da yaşasak
Şimdi ben sen olduğum için otomatiken sende benim kafadan olmuş oluyorsun üzülme.
Tamam sus ya senlede tartışılmıyo he.
Beynimdeki sesle tartışmaktan sıkıldığım için yatağıma doğru yürüdüm kahvemde soğuduğu için içememiştim. Yatağıma gittim ve pikeyi açtım içine yavaşça girip telefonumu açtım ve sosyal medyada dolaşmaya başladım. Karşımda pamir altınsoyun bir paylaşımı

20.243 ve eymen alp beğendi
Yorumlar
Helinski:Bende bu oğlanlara yanıyorum
_Eymenalp_:Kardeşlerim
Aylinmiş:Ne güzel çıkmışız
Ahh ahh benimde kuzenlerim vardı ancak onlarla hiç bir zaman böyle olamamıştık. Yani aslındw sadece ailem değil toptan akrabalarım benden nefret ediyordu.
Pamir altınsoyu biraz daha stalkladıktan sonra yavaşça uykuya daldım
💫
"Hayır!" diye bağırarak uyandım. Çok kötü bir rüya görmüştüm hatta kabustu bu. Artık ne kadar bağırdıysam boğazım sızlıyordu. Yataktan kalkıp bonyaya girdim. İşlerimi hallettikten sonra dolabıma gidip üzerime siyah bir pantolon ve bordo bir hırka giyindim hırkamın düğmelerini ilikledim saçlarımıda
bordo renkli bir mandallı toka ile saçlarımı topuz yaptım. Gözlerimede numarasız gözlüklerimi taktım

( kombin böyle beyenmediyseniz aklınızdaki ile devam edebilirdiniz.💖)
Makyaj masama oturup hemen yüzüme nemlendiricimi sürdüm,ardından kaparıcı allık sürüp kirpiklerimi kıvırdım. Dudaklarımı çerçeveliyip nemlendiricimide sürdükten sonra hazırdım. Özellikle gözlerime bakmıyordum. Gözlerim en nefret ettiğim şeydi
Suzan dan murattan bile çok nefret ediy
💫
Şuan masada oturuyorduk murat ve suzan bnimle konuşmak istediğini söylemişti. Kesinlikle istanbul işini konuşucaklardı
Bencede. Ama sen değil ben bilicem haberin olsun
Sen zaten sakın hiçbirşeyden eksik kalma salak
Yalnız ben sen olduğuma göre sen az önce kendinemi salak dedin.
He he aynen
Muratın boğazını temizlemesiyle tabağımda oyalanan bakışlarım onun yüzüne döndü.
"Seni istanbula göndermek istiyoruz." Diye söze başladı. "Neden?" Diye karşılık verdim. "Senin gibi bir orospuyu ne evimde ne de ailemde görmek istemiyorum. " diye sertçe cevap verdi.
Sakini sakinim sakin falan değilim
"Senin anadır orospu."diye söyledim. Söyler söylemez dudaklarımı birbirine bastırdım işte şimdi ayvayı yemiştim. "Sen ne hakla bunları söylersin!" Diye bağırdı. Hemen olduğu yerden kalkıp yanıma yaklaştı bileğimden tutup sürüklemeye başladı okadar sert tutyordu ki acıdsn gözlerim yaşarmıştı." Öyle demek istemedim allah aşkına bırak"desemde alt kata doğru yol aldı. "Hayır! Ne yaparsan yap ama o oda olmaz" ne kadar yalvarsamda beni dinlemedi. Kapıyı açıp beni içeri itip kapıyı kapatıp kilitledi. Oda korkulu rüyam olsn karanlık bir odatdı hatta öype ki gözlerimi kapatırsam daha aydınlık oluyordu,oda da ışığa dağir hiç bir şey yoktu ve bomboşdu. Yine bu lanet odadaydım bu oda bana sadece geçmişi hatırlatıyordu 13 yaşında olduğum o lanet geceye götürüyordu beni,o geceyi tekrar kafamda döndü dürdü
İlahi bakış açısı
Günlerden 2 mart nidanın doğum günü ailesiyle ceiyetin önünde sahte bir parti verdikten sonra odasına çıkmıştı saate baktığinda 22.23 yazdığını gördü bu evde daha fazla kalmak istemediği için en azından bu gecelik dışarda çok sevdiği parkta oynamak istiyordu. Daha küçük bir çocuktu linda daha yeni bu gün 13 yaşına girmişti ancak nereden bilebilirdiki bu geceden sonra olgunlaşıcak. Kendisine küçük bir çanta hazırladıktan sonra kıyafetlerini değiştirip başına bir şapka geçirmişti böylece tanınmqyacaktı. Kimseye yakalnmadan kapıdan dışarıya çıktı güvenliği hir şekilde atlatıp sokaklarda yürümeye başladı durmadı taki. Karşısında kendinden oldukça büyük olan adamı görene kadar. Hemen çevresine bakınfı etrafta onlardan başka kimse yoktu. O kap karanlık sokakta o adam ve kendisinden başka kimsecikler yoktu. Nida hemn kaçmaya başladı adamda arkasından koşmaya. Nida koşarken bir anda ayağı bur taşa takılıp tökezliyince adam onu yakaladı. Nida nın gözleri korkuyla kapanırken adam onu köşeye sıkıştırdı. "Ne kadar güzelsin sen. Aslında bir çocuk için fazla"diyip elini nisanın yüzünde dolaştırdı. Nisa ne kada kurtulmaya çalışsada kendini yoruyamadı,adam pis ellerini kızın yüzünde gezdirirken"ahh ahh hele o gözlerin en çok da mavi gözlerini sevdim küçük kız. Bundan sonra her aynada gözlerini gördüğünde beni hatırla."Nida o gece o adam ne kadar yalvarsada ne adam duydu neden biri sesini duyup yardıma geldi. Bu lalenin ilk tecavüz edildiği andı ancak son olmayacaktı...
💫
Sabaha kadar hiç uyumamış o geceyi onlarca kez tekrar yaşamıştım. Kapı sonumda açılınca karşımda muratı gördüm. "Kalk yukarı bir valiz hazırla kalan eşyalarını biz göndeririz." Dedi sert bir biçimde. Ben ise sadece kafami sallamakla yetinmiştim.
Yukarı çıkıp ihtiyaç duyabileceğim şeyleri yanıma alıp aşagıya indim. Murat bana sert bakışlar atıyordu,son kez hiç evim gibi hissedemediğim evime baktım. Bir çok anım vardı bu evde ancak hepsi beni derinfen sarsan anılardı. Mesela hiç bu evde oturup ailecek mutlu bir şekilde kahvaltı yapmamıştım.
Çünkü seni sevmiyorlar. Anla artık senin benden başka kimsen yok. Daha fazla bunları düşünüp yorma bizi ,
Seninle şuan hiç uğraşamam gerizekalı sus.
Yavaş vs sakin adımlarla arabaya doğru yürüdüm etrafımda bir kaç koruma ve murat vardı. Murat "seninle yollarımız burada ayrılıyor."dedi. Sesi hüzünlü değilde daha çok sonunda diyormuş gibiydi. Burnumdan güldüm aynen der gibi.(Yazar notu:burnundan gülmenin ne demek olduğunu bilmeyenler için selin solaris'in videosuna bakabilir. Öpüldünüz)ve devam ettim "çok üzücü olmalı senin için". Ne söylediğini dinlemeden arabaya geçtim. Yapacak bir şey olmadığından telefonumu çıkarırken,şöförde yola çıkmıştı.
Ailemiz bizi nasılda önemsiyir değilmi ama linda
Demi yaa,kesinlikle babamız çok güzel yolçuladı. Aaa bizim birde annemle abim vardı tabii akıllarına gelmemişimdir
Sahi ben onlata ne yaptımda beni bu 8adar yok sayıyirdular. O gece murat beni sadece kapkaranlik bir odaya koymuş olabilir ancak çoğu zaman bununl2 sınırlı kalmaz işkence uygulardı ancak cemiyet hayatına çok çıktığım için bir kaç kremle bir iki haftaya iz gidiyirdu gözlerim bileklerime kaydı bileerimde demir izleri vardı. Umarım bunları kimseye yakalanmadan geçirebilirim. Yoksa olacakları düşünmek bile istemiyordum. Daha fazla düşünmek istemediğimden telefonumun şifresini açtım ve sosyal medyadan video kaydırmaya başladım ve karşıma asel altınsoyun bir videosu çıktı
https://vt.tiktok.com/ZSHrfKebk/
(Yazar notu: bunu aselmiş gibi hayal edin ysysvdudbd)
Ne kadarda şanslı bir insandı
Onu seven insanlar var.
Peki ya benim,sadece kendim. Belkide yaşamak için bir sebebim yok.
Bende sana bunu anlatıyorum ya. Ölmeliyiz
Ölmek. Tek kelime,sadece bir kelime bir nefesin son bulması demek. Asel altınsoyun hesabına girdim vd gezinmeye başladım

Poyrazaltinsoy vr 32.435 beğendi
Aylinkimm:Bacım bacım nur yüzlü bacım
Keşke benide seven bir kardeşim,kuzenlerim,ikizim olsaydı. Belkide bunu hakketmiyordum.
Yaşamayı haketmediğin gibi.
Yaşamayı hakketmediğim gibi,gözüm tarihe kaydı 04.02.2026
Okuldan iki haftalığına izin almıştım. İki hafta sonrq okula başlayacaktım.
Tabii yaşarsam. Martın ikisi doğum günümdü o zamana kadar bu işi halletmem gerekti. Aslına bakarsan şubatın ortalarında ölmek ne kadar güzel olurdu,hayata tutunmam için tek bir sebebim vardı. O kişide babam sağ olsun sürgün edilmişti
Oğuz abim,o benim hep abim gibi olmuştu aramızda hiç bir kan bağı yoktu ama o benim abimdi. O yanımda kimse yolken bile yanımdaydı ne zaman ihtiyacım olsa bir adım arkamda. Ancak her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bununda Murat yüzünden sonu gelmişti. Yakın olduğumuzu anladığı an oğuz abinin bir sevdiği vardı uzaktan uzağı severdi kızın adı yağmurdu ama soy adını bilmiyorum,beni yakın görmesine rğmen benden bile sakınırdı yağmuru. Murat onunla tehdit edince İstanbula taşındı onunda kimsesi yoktu ben ve yağmurdan başka. Murat yüzünden ikimizide kaybetmişti,yağmura bir şey olacaktı diye benimle konuşmatı kesmişti,yine yağmura bir şey olacak diye yağmuruda unutmaya çalıştı ki unutmaya çalışmasaydı murat her fırsatta oğuz abiyi yağmurla tehdit edecekti. Araba durunca daldığım yerden gözlerimi çeltim,havaalanına gelmiştik. Arabadan inip baktım,bir şehirde hiçmi güzep anısı olmazdı bir insanın-oğuz abiyle olanlar hariç-. Ailemle bir tane güzel günüm yoktu. Hadi hepsini geçtim doğum günümü bile kimse kutlamazdı,oğuz abi bile bir kere doğum günümü kutlayamamıştı. Zaten onunla beş ay kadar mutlu olmuştum sonra yine qynı karanalık. Havaalınan doğru yürüdüm,tam zamanında gelmiştik. İşlemleri halledip anons yapıldıktan sonra uçağa bindim.
Bir saatlik yolculuğumu kitap okuyarak geçirecektim.
💫
Uçaktan inip beni eve götürecek olan araca bindim.Yolda gidiyorduk, İstanbul'a tanıdıklarıma mesaj atmış bir iki gün kala bilmem içi yer ayarlamıştım bu gece kaçıcaktım. Gelinceye kadar uyudum araba duruncada uyandım. Kapım açılınca yavaşça aşağıya indimBahçeye göz gezdirince yaklaşın 10 koruma olduğunu gördüm anlatması kolaydı nöbet değişikliği sırasında kaçacağım. Koruma arabadan çantaları almaya ilerlerken bende eve doğru ilerledim güzel iki katlı bir evdi. Eve girince üst kata çıktım. Yol çok uzun sürdüğü için biraz dinleyeceksim,koruma bavulları getirince içinde pijamalarımı alıp giydim ve yatağa uzandım gözlerimi kapatıp uykuya daldım.
💫
Gözlerimi yavaşça araladım. Komidinin üzerinde duran telofunumu alıp saate baktım 12.02
"Ohh be" geç kalmamıştım
Saat birde nöbet değişikliği yapılacaktı. Kaçacağımı biliyordum ancak yinede hafiften stres yapmıştım öyüzden midem bulanıyordu. Odadan çıkıp alt kata mutfağa indim hızlıca bir sandiviç yaptım ancak yarısını bile yiyemedim kalnını streç filme sardım ve şişeye su koydum. Yukarı çıkıp çantamı hazırlamaya başladım ayıcığımı koydum,peluş oyuncakları çok severim. Gözüm gitarıma kaydı oğuz abim almıştı,onuda götürmek istiyordum ama çok ağır olacaktı. Yinede götürmeye değerdi,ilk hediyemdi benim için çok değerliydi. Elim boynuma kaydı bu da son hediyemdi bunuda oğuz abim almıştı. Ucunda mor taşlı çiçek vardı,zincirindede mor çiçekler vardı

Hiç çıkarmamıştım o günden beri boynumdaydı. Fazla oyalanmıştım hızlıca bir kaç parça kıyafet çantama attım. Üzerime eşofman ve kalın bir sweat geçirdim,çantamı ve gitarımı omzuma geçirip aşağıya indim. Kapının önünde koruma sayısı fazlaydı elimdeki telefona baktım saat 12 'yi 58 geçiyordu. Arkada olan bir odaya girdim ve pencereyi açtım aşağıya baktım atlanırdı. Atlayıp etrafıma bakındım kimse yoktu tahminen iki dakikam vardı. Karşımdaki duvara baktım biraz yüksek duruyordu ama başka şansım yoktu. Gidip duvara tırmandım ama tahminimden daha yüksekti. "Off, yapabilirsin kızım sen herşeyi başardın bunumu yapamayacaksın."diyip bir gazla atladım. "Ahh, hassiktir."bileğimi burkmuştum. Kimseye yakalanmamak için koşmaya başladım. İki dakika kadar koştuktan sonra,arkama baktım koşmaya devam edecekken birine çarptım. "Eşedüenleilaheilllah" diyip bildiğim bütün duaları okumaya başlamışken,karşımdan erkeksi bir kıkırdama geldi. Yavaşça gözlerimi aralayınca karşımda adeta bir yunan tanrısı duruyordu "oha,siz nesiniz beyfendi? Yunan tanrısı mısınız acaba?"diye ciddi ciddi sordum. Adam ise gülümsüyordu,"beyfendi siz kimsiniz acaba?"dedim." Kurtarıcı meleğin diyelim." Diyince şaşırdım. "Siz beni görmediniz ben sizi görmedim hadi allaha emanet kardeş." Diyip gidecektim ki koluyla beni durdurdu. "Olmaz gidemezsin seninle işimiz var daha."diyince derince yutkundum. 13.yaşım ve sonrası gözümün önüne geldi." Ne— ne yapacaksın bana."dedim gözlerimi dolmaması için sıkıyordum tek güçsüz olduğum konu bu olabilirdi. Adam korktuğumu görünce "şşh sakin ol linda sana benden zarar gelmez." Dedi yatıştırıcı bir tonda. Azda olsa sakinleşmiştim de lan bu angut benim adımı nerden biliyordu
Linda kızım başımız boktan çıkmıyorki gine ne yaptık.
Bilmiyorum ki. "Sen benim adımı nerden biliyorsun." Dedim tehditkar bir tonda. "Arabaya binersen herşeyi anlatacağım. Merak etme seni en güvende olacağın yere götüreceğim."dedi. Çok vakit kaybetmiştim yokluğumu fark etmiş olabilirlerdi gitmek zorundaydım. Hafifçe kafamı sallayarak arabaya doğru yürüdüm. Binince "Bu arada ben daha ismini bile bilmiyorum söylemeyi düşünüyormusun."dedim. Haklıydım yani
Kızım inşallah kötü bir şey olmaz
Amin bacım
"Ismim Toprak,sen sormadan söyleyeyim seni ailenin yanına götürüyorum."dedi yolda giderken. Ne nereye götürücekmiş beni
Aha ben dedim işte bir şey olacak diye.
"Siktir,olmaz ben zaten onlardan kaçıyorum ya bırak beni aç şu kapıyı lan sen nerden çıktın ya biliyodum böype olacağını seni yunan tanrısı dedik bağırımıza bastık sen bana ihanet ediyorsun yazıklar-" sözümü kesip "linda nefes al güzelim."diyince lal oldum bir anlık. Ayyy noluyo bana ya okadar işin ararsında bir de bu salaktanmı etkilenecektim. "Sakin ol öncelikle sandığın gibi seni murata götürmüyorum."diyince iyice çıldırdım "salak angut benim murattan başka ailem mi var"diye çıkıstım. "Sandığının aksine murat senin baban değil. Şimdi lütfen biraz sakin ol hastenede he şeyi anlatacağım." Diye açıklayınca sustum. Nasıl yani yaşadığım her sey yalanmıymış.
Beklemiyordunuz demi always expect the unexpexted
Haha çok komik
Tüm hayatım yalanmış lan. Iyide o zaman murat kimdi. Beynimdeki sesler susmuyordu hangisi daha iyiydi bilmiyorum ancak her şeyin yalan olmasından daha kötü ne olabilirdiki.
💫
Hastaneye gelince durduk kapıda Yılmazlar hastanesi yazıyordu. Toprakda inince hastaneye doğru yürüdük. Toprak yanımda olmak istiyormus gibi "Sakin ol ben yanındayım."sedi ona güveniyordum insanı kendine çeken bir enerjisi vardı.
Çoook yakışıklı bir çocuk lindaaa
Yakısıklıysa bizemi yakışıklı ne yapalım. Asansöre binip sekizinci katı tuşladı toprak. Asansör durunca indik ve koidordaki ilk kapıya tıkladık. "Gelin!"komutunu duyunca kapıyı açtı ve içeri girdik. İçerdeki kalabalığı görünce şok oldum gözlerim büyüdü. "Hassiktir" diye fısıldadım odada herkez farklı bir alemdi yanda bir kadın beni görünce ağlamaya başlamıştı,yanında eşi ve çoçuğu olduğunu düşündüğüm iki adam sakinleştirmeye çalışıyordu. Diyerleri ise hayran hayran bana bakıyorlardı. "Yüzümde bir şeymi var lan niye öyle bakıyorsunuz."diyince kadın dahada coşmayq başladı. Ne olduğunu biri bana anlatabilirmi artık ya. Yandaki kadına bir şey yaptığımı düşündüğüm için yanına yaklaşıp elini tuttum "hanımefendi bilmeden bir şeymi yaptım bilmiyorum ama lütfen ağlamyın ve bana ne olduğunu anlatın."diyince sustu. Bu kadar kolay olacağını bipsem daha önce yapardım. Odadaki diğerleri ise bana şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Sonunda masada oturan kadın anlatmaya karar vermiş olmalı ki "Linda otur lütfen...
Selaam umarım beğenirsiniz biraz yarıda kestim ancak bilmiyorum neyse bu arada 2688 kelime yazmışım şuanda yedekte hiç bölümüm yok buyüzden iki hafyada bir gelir bölümler ancak hızlı atmaya çalışacağım yorumlarınız benim için çok önemli lütfen belirtin bazı yerleri otomatik klavye düzeltmiş olabilir sevgilerle...