Yazardan
Maybelline esmer bir kızdı.Uzun siyah saçları beline kadar uzandı.Yeşil gözleri zümrüt misali parlıyordu.Şu ana kadar hiç gerçek arkadaşı olmamıştı.Oysaki hiç kötülük yapmamıştı.Maybelline özgüvenli,mutlu,dürüst ve cömertti.İnsanlara yardım etmeyi hep sevmişti.Ama çok kötü bir özelliği vardı.Kendini her konuda yetersiz hissetmişti.Ailesi tarafından reddedilmişti.Bu yüzden yaz tatillerinde bile okulun yurdunda kalıyordu.Ağustos ayında doğan Maybelline bir Aslan burcydu.
Maybelline
Çalışma masasında oturup matematik çalışırken gerçekten çok yoruldum.Uzun süredir kalkıp dışarıya bakmadım.Artık bu kadar çalışmak yetti bana.Bir daha matemati çalışmayacağım(Tabii bu günlük). Saat 21.00 olmuştu.Boraz uyusam bir sorun olmaz.Yatağa yattım ve gözlerimi kapattım
***
Birden yüzüme dökülen soğuk su ile uyandım.Gözlerimi açtığımda kahkahalar duydum.Yatağımın etrafında Emily,Selena ve Addison vardı.Bu kızlar bana bulaşmayı asla bırakmayacaklar.
"Ne oldu rahatını mı bozduk çakma Barbie?"
"Git başımdan Emily." diye sızlandım tabiibu sızlanmam hiçbir işe yaramadı.
"Gitmezsek ne olur?" diye sorup ağzını büzdü Addison.
"Bakın kızlar ben bu üniversiteye mesleğimi elime almak için geldim,sizin gibi insanlarla kavga etmek için değil." diyerek yanıtladım.
"Of cidden cidden çok sıkıcısın.Buraya mesleğini almaya gelen tek kişi sensin." dedi.Selena:
"Neyse biz senin rahatını bozmayalım." dedi ve gittiler.Yaz tatilinde yüz bu yüzden her zamanki gibi kalkıp okula gidemiyordum.Biraz dışarıda yürüyüş yapmaya karar verdim.Elimi yüzümü yıkayıp dışarı çıktım.
***
Yürüyordum.Yürüdüğüm yer biraz ücra.Kendimi güvende hissetmeyordum.Arkamda birisi beni takip ediyor gibi hissediyordum.Birisinin omzuna dokunmasıyla gözlerim karardı.
***
Gözlerimi açtığımda bir sandalyeye bağlıydım.Ağzım da bantlıydı.Bağırmaya ve ayaklarımla zemine vurmaya başladım.Gerçi işe yaramadıOda kap karanlıktı.Hiçbir şey göremiyorum.Hala tepinmeye ediyorum.Kim beni kaçırıp alıkoyar ki?Emily,Selena ve Addison dışında düşmanım da yok.Buradan hemen kurtulmalıyım.Kaç saat daha burada kaldım hiçbir fikrim yok.O sırada kapı aralandı ve sarışın bir kız koşarak yanıma geldi."Buradan hemen kaçmalıyız." dedi ve beni çözdü."Teşekkür ederim." dedim.O da "Hemen kaçmalıyız." diyerek elimden tutup beni sürükledi.Delicesine koşuyorduk.Sonunda dışarı çıkabildik.Dışarıda iki erkek de koşuyordu.Birisinin elinde bir araba anahtarı vardı.Arabaya doğru koşuyorduk.Arabaya geldiğimizde elinde elinde anahtar olan çocuk arabayı açtı ve bindik.Sarışın kız ve ben arkaya bindik.Kızıl çocuk şoför koltuğunun yanına, diğer çocuk da soför koltuğuna oturdu.Arabayı çalıştırdı.Kızıl çocuk "Bas, bas,bas!" diye bağırdı.Son hızla gidiyorduk.Yarım saat sonra tehlikeyi atlattık.Yani pek emin değilim ama bence atlattık.Esmer çocuk "Adınız ne?" dedi.Kızıl çocuk"Ben Greg." diye yanıtladı.Yanımdaki sarışın "Ben BLİMY." dedi.Ben de "Ben Maybelline." dedim.Esmer çocuk "Ben de Drake.18 yaşındayım.Yay burcuyum.Bu arada benim evime gidiyoruz haberiniz olsun.Ayrıca okuduğum bölüm-
"Off biraz sussan da biz de kendimizi tanıtsak."
"Peki."
"Ben Blimy,18 yaşındayım,Koç burcuyum."
"Ben Greg,ben de 18 yaşındayım,Oğlak burcuyum."
"Ben Maybelline,sizinle aynı yaştayım ve Aslan burcuyum." dedim ve böylece kendimizi biraz daha ayrıntılı tanıttık.Biraz uykum vardı.Dışarıya bakarken gözlerim kapandı.
***
"Maybelline."
"Maybelline uyan."
"Maybe."
Gözlerimi aralandığım zaman Blimy'nin beni dürttüğünü fark ettim."Ne oluyor?" diye sordum uykulu uykulu.Blimy "Geldik canım." dedi.Etrafıma baktım.Kendimi toparladım ve arabadan indim.Ev şehirden uzakta ve neredeyse kimsenin bizi bulamayacağı bir yerdeydi.Etrafında birsürü ağaç vardı.Evin dışı beyazdı.Ev biraz eski gibi gözüküyordu.Drake evin kapısını açtı ve içei girdik.Ev gerçekten çok büyüktü.Ev iki katlı .Drake "İstediğiniz odayı seçebilirsinizYatak odaları üst katta." dedi.Blimy ve Greg hemen üst kata gittiler.Ben alt kattaydım.Manzara beni cezbetmişti.
"Sen neden üst kata gitmedin?" diye sorarak benim odağımı üzerine çekti."Bence manzara odalardan daha güzel ayrıca benim için kalacağım oda fark etmez."
"Demek manzarayı beğendin.Normalde tüm odalardan manzara gözükür ama bir oda vardır ki tüm odalardan daha güzel gözükür.Tabii benim odam hariç.Hadi gel benimle." dedi ve merdivenlere yöneldi .Ben de arkasından gittim.
***
Beni getirdiği oda gerçekten çok güzeldi.Bu odada beyaz-siyah uyumu vardı.Ayrıca bir fransız kapı balkona açılıyordu.
"Bu oda senin odan olsun." dedi Drake.Başımı salllamakla yetindim..Daha sonra tekrar alt kata yöneldik.Greg ve Blimy çoktan alt kata inmişti.Drake
"Şimdi bu adamların sizinle ne işi olur? dedi Blimy;
"Hiçbir fikrim yok.Ben kendi halimde hemşirelik okuyan bir kızım."
Merhaba bu ilk bölümüm.