Bölüm Şarkısı: 🎵No🎵
Kızlarla beraber eve doğru ilerliyorduk İclal '' acaba nereye gidiceğiz ben çok merak ettim inşallah çok güzel bir yerdir'' ona bakarak ''inşallah'' diyebildim.
Eve çok az kalmıştı saat dörde geliyordu o yüzden acele etmiyorduk sonuçta hala vaktimiz vardı apartmana girdiğimizde hızlı adımlarla ikinci kata yani oturduğumuz daire'ye çıktık.
Evin anahtarı genelde bende olurdu kapıyı açtığımda bir an kızlar beni ezicekler zannettim arkalarından kapıyı kapatıp bende içeri girdim.
Odaya girdiğim de Açelya çoktan giyeceği elbiseleri çıkarmıştı siyah şart üstüme beyza uzun oversize tişört giyecekti ona "Çok spor giyiniyorsun ya gideceğimiz yer lüks bir yerse" lafımın ardından üniversite öğrencileri kim lüks yerler kim" sırıtarak karışlık verdim Açelya saçlarını yaparken ben üstüme gri oversize sweatshirt altıma siyah kargo pantolonu giymiştim.
Açelya çantasını hazırlarken bende ayanın karşısında hafif bir makyaj yapıp odadan çıktım.
Bu sefer odadan ilk çıkan ben olmuştum saçlarımı dağınık bıraktım bu saç modeli bana cok yakışıyordu. Funda'nın telefonu çalmaya başladı ama telefon mutlaktaydı Funda "kim müsaitse telefona baksın büyük ihtimal bizimkilerdir" diye bağırdı hemende benimsemişti çocukları "ben baktım" diye bağırdım.
"Alo" ses gelmedi "alooo kimse var mı?" dedim ses Yankı'nın değildi ses Akayın'dı "şey ben şey diye aradım" sesi unutkan bir çocuk gibi çıkmıştı araya ben girerek "bizim hazır olup olmadığımız için mi aradın?" dediğimde "hah evet hazır mısınız?" demesiyle Funda ve İclal birbirlerine girdiler odadan bağrışma sesleri geliyordu.
Akay "Ne oldu?" dedi meraklı bir şekilde "birşey olmadı sadece odada üçüncü dünya savaşı çıktı o kadar" gülümsediğini duydum "dikkat et sana birşey olmasın" dedi ama çok sessiz söylemişti yalanda öksürdükten sonra "gelelim mi?" sorusunu yineledi.
Iclal o sırda "Funda salağı o benim kolyem bıraksana" Funda ardından "yalancıya bak" Iclal kızın lafını bitirtmeden "bakıyorum ya" küçük bir kahkaha attıktan sonra telefonda olduğum aklıma geldi ve aniden ciddileştim.
Telefondan Akay'ın hayran gülüşünün sesi geldi bunu duyunca " biz hazırız yani heralde siz yavaş yavaş gelin biz yetişiriz size" diyip telefonu çocuğun yüzüne kapattım çünkü tartışma büyüyordu.
Oda'ya girdigimde ise iclalarin eli Funda'nın saçında Funda'nın ağzı ise İcal'in kolundaydı onları ayırmak için araya girdim "hop hop hop sakin tamam ne icin kavga ediyorsunuz?" İclal mızmız cocuklar gibi Funda'yı bana sikayet etmeye basladı.
"Funda benim kolyemi sahiplendi Mehri bir şey de" Funda "yalan söylüyor Mehri" elinde ki kolyeyi göstererek "Bu kolye benim" dedi.
"Tama ha sen takmışsın ha sen takmışsın ne fark eder kolyeyi yasaklıyorum ikinizde takmıyorsunuz ceza aldınız" kolyeyi alıp odadan çıkacağım an Iclal ve Funda birbirlerine sarılarak "seni çok seviyorum canım kardeşim" diyorlardı onların bu halini görünce gülmeden edemedim.
"Kolyeyi alamazsınız dedim" ve kapıdan çıktım sonra tekrar girdim "ha bu arada çocuklar geliyor çabuk hazırlanın" diyip kapıyı kapatıp Açelya'nın yanına gittim.
Kapıyı açtığımda Açelya son defa aynaya bakıyordu "tamam geliyorum balım" dedi.
Kolyeyi kapının yanındaki konsola bırakıp boy aynasında kendime baktım. Tam o sıra telefon tekrar çaldı Mutfağa arayanın Yankı olduğunu gördükten sonra tekrar açıp "Alo" dedim Bu sefer cevap veren Yankı oldu "Akay birşeyi beceremedi aslında ilk aramasında sizden konum atmanızı isteyecekti ama beyfendi unutmuş aklı beş karış havada bu aralar" dediğinde "problem değil atıyorum şimdi".
Kızlarla beraber aşağa inemeye başladık. Kapıyı açtığımızda çocuklar karşımızda arabanın içinde bizi bekliyorlardı arabaya ilerleyip içeri baktığımda Yankı,Mert ve Burağı gördüm Akay yoktu arabaya binmeye başlayınca kızlarla arkaya doluştuk arabayı kullanan Yankıy'dı burak üstünede Mert oturuyordu önde onları öyle görünce kıkırdamadan edemedim.
İclal "Akay gelmiyor mu?" dediğinde içimdeki soru İclal sayesinde dışa çıkmıştı.
Mert "O motosikletle gelecek bizim gibi fakir değil" dudaklarımı kıvırarak dışarı baktım demek ki motosiklet kullanıyormuş.
Açelya "sabah söylemediniz de tam olarak nereye gidiyoruz" Yankı gülümseyerek "Lunapark'a" dedi.