Bölüm Şarkısı: 🎵Train Wreck🎵
Yankı gelene kadar Açelya, Akay, ben banka geçip oturduk ardından, Açelya ve Akay'a benim için acı olan geçmişi anlatmaya başladım.
3 Yıl önce...
Emir beni okul çıkışında bekliyordu onu bahçede görünce kalbim aniden hızlanmaya başladı, beni görünce yüzünde büyük bir tebessüm belirdi, onu görünce koşarak ona sarıldım bana "Nasılsın canparem?" gözlerine bakarak "canparen seni çok özledi bugün" dediğim de yanağıma bir öpücük kondurup elimi tutup okulun bahçesinden çıktık.
"Günün nasıl geçti?" sesi küçük bir çocuk çıkmıştı "İyi geçti senin okulun nasıl geçti?" bana "Benimki de iyi geçti... ama tek bir sıkıntı var?" telâşla "Ne oldu?" gülerek "Yüzün gözümün önünden hiç gitmedi, kokunu özledim" bana doğru yaklaşıp beni kokladı, yüzümde küçük bir gülümseme peyda oldu.
Onun bu halleri çok hoşuma gidiyordu bana bakarak "Senin ailenle ne zaman tanışacağım?" ona kararsız gözlerle baktım ve ardından "Babam bu tanışma işini hoş karşılamaz, Seni çok kötü azarlar azarlamakla kalmaz, öldürür hem seni hemde beni" bana kırgın bir ses tonuyla "Ona her şeyi anlatalım eminim bizi anlayışla karşılayacaktır" gözlerinde ümitsizlik barındırmak istemiyordu bende istemiyordum, ona "Babam öyle biri değil söz konusu ben olursan onun için akan sular durur, lütfen daha sonra" bana kızgın bir şekilde "Seninle iki yıldır beraberiz, söyleyelim senin herşeyinle seviyorum" bu sözleri kalbime dokunuyordu.
Bana yalvarırcasına bakıyordu daha fazla dayanamayıp "Peki, tamam gel ama bugün babamla konuşmam gerekiyor" lafımı keserek "Hayır böyle dersen belki izin vermez beraber gidelim" şaşkın gözlerle "Emir sen delirdin mi konuyu açmam lazım böyle pat diye gidemeyiz" bana "O zaman gelmiyorum ya bugün ya hiç, bugün gitmezsek bir daha asla gelmem" onu böyle görünce "tamam ama ters bir şey olursa hepsi senin suçun" gülerek " Tamam benim suçum olsun yeter ki gelecekte ki ailemle tanışayım" böyle deyince önce şaşırdım ve kulağa hoş geldiğini farkedince mutluluktan dört köşe oldum.
Yürüyerek bizim eve doğru ilerlemeye başladık, eve giderken nasıl konuşmaya başlayacağımız düşündük.
Nihayet ev görününce içimdeki bir ses bunun hiç iyi bir fikir olmadığını söylüyordu ama Emir'in ısrarıyla bu sesi bastırmak zorunda kalmıştım.
Apartmana girip merdivenlerden çıkmaya başladık kapının önüne geldiğimizde heyecandan elim ayağım titriyordu, Emir beni böyle görünce "Sakin ol, her şey yolunda" deyip eliyle elime dokundu.
Zili çalmak için öne doğru eğildim, zile basıp doğruldum vücudum kaskatı kesilmişti ama soğukla bir alakası yoktu.
Kapıyı annem açtı "Kızım bende seni merak-" Emir'i görünce lafı yarıda kaldı, ona bakarak "Anne içeri geçelim size her şeyi anlatacağım" bana oyle bakıyordu ki gözlerinde öfke mi yoksa korku vardı çözemedim.
Ayakkabılarımızı çıkartıp salona doğru ilerledik ama o kadar çok heyecanlıydım ki biran ruhumun bedenimi terk edeceğini zannetim.
Salondan içeri girdikten sonra babam bakışlarını televizyondan geçip bize şaşkınlıkla baktı, gözleri bir bana bir Emir'e bakıyordu.
Babam yarı şaşkın bir şekilde bana bir soru yöneltti "Bu kim?" bu soru hayatımda sorulan en zor soruydu bir müddet bekledikten sonra "Sevgilim" babamın gözlerinde ki şaşkınlık gidip, öfke ele geçirmişti bana "Mehri sen iyi misin kızım senin yaşın kaç başın kaç daha çocuktun be ne sevgilisi ve bide utanmadan benim yanıma mı getiriyorsun?" sesininse saf öfke vardı.
Emir lafa girerek "Efendim bir birbirimizi seviyoruz iki yıldır beraberiz" babam çılgın bir şekilde "Bide iki yıl mı, defol git evimden kızımdan uzak dur haysiyetsiz defol git" babama "Baba çok seviyorum gerçekten lütfen anla beni" babam beni hiç duymuyordu, Emir'e bakarak "Sen hala burda mısın yürü gitsene, Seni bir daha kızım yanında görürsen sağlam kemik bırakmam şimdi ikile namussuz seni".
Emir yediği hakareti hazmedemedi gözlerinden alev çıkıyordu "Laflarına dikkat et, çok ileri gidiyorsun" babam bu lafı duyunca Emir'e yaklaşıp bir tokat patlattı yüzüne Emir sendeledi ama düşmedi babam tekrar konuşmaya başladı"
Ne yapacaksın simdi cok mu gücüne gitti ukala dümbeleği seni" Emir elini yumruk yaptı ama elini tuttum ona bakarak "Sakın böyle bir şey yapma bedeli çok ağır olur" dedigim de
Emir sanki arkasından bıçaklanmış gibi bana baktı.
Emir babama bakarak "Sen dur seninle işim daha bitmedi" deyip evden çıkmak için kapıya yöneldi babam Emir'in arkasından ilerledi Emir tam kapıdan çıkacakken Babam tişörtünden tutup kendine döndermesiyle yumruğunu Emir'in yüzüyle buluşturmasıyla bir oldu.
Emir yer düştü üstüne babam çıktı be art arda yumruk atmaya başladı hıncından deliye dönmüştü.
Emir'e " Sen kimsin beni tehdit ediyorsun" dedi ve ardından bir sürü küfür savurdu.
Annemle beraber babamı Emir'in üzerinden almaya çalıştık ve başarlı olduk Emir kaçarak evden çıktı babam deliye dönmüştü gözüne beni kestirmişti bana gelip kendini tuttu ama bir müddetten sonra yanağına bir tokat atıp evden çıktı.
Annem hemen yanıma geldi ve yanağıma baktı mutsuz bir sesle "yaptın mı beğendiğini sen aklını mı kaçırdın hem sevgili yapıyorum hemde babanın karşısına çıkartıyorsun" sessizliği bozan tekrar annem oldu "yanağına buz koyalım yoksa şişer" deyip beraber mutfağa doğru ilerlerledik.
4 Hafta sonra...
Babamla dört hafta boyunca hiç konuşmadık yüzüme bile bakmıyordu.
Annem odama gelerek "Biz alışverişe gidiyoruz" dediğinde kafamı onaylar bir şekilde salladım, annem yanıma gelip yatağımın üstüne oturdu bir eli yüzümle buluştu.
"Babanı biliyorsun bir şeye kızdıysan tam kızar ama affeder merak etme bir baba kızına sürekli küs kalır mı hiç, senin yaptığın da hiç hafif bir şey değildi doğrusu.... neyse biz geliriz yarım saate" dedi ve odadan çıktı.
Annem odamdan çıkmasıyla birlikte göz yaşlarım dökülmeye başladı. Emir ile artık hiç konuşmuyorum her yerden silmişim onu acaba doğru mu yapmıştım bu düşüncelere birlikte uykuya daldım.
2 Saat sonra...
Telefonumun çalmasıyla uyandım arayan Annemdi hala gelmemişler miydi.
Telefonu açıp "Alo" dedim karşımda bir erkek sesi duydum "Merhaba telefonun sahibi kazası yaptı bende telefonu alıp arayanlardan ilk sizin numaranızı buldum" dedi karşımda ki ses ona şok geciriyordum bütün düşünceler kafamdan silindi benim için yasam durdu nefes alamıyordum "Hangi hastanedeler" adam bana hastaneyi söylenince hemen evden çıktım.
Hastaneye geldiğimde hemen nerde kaldıklarını öğrenmek istedim ama Ameliyatta oldukları söyledi hemen koşarak Ameleyathane'nin kapısında beklemeye başladım, yanımda ki polis memurlarıyla birlikte.
Kanadını kırmışlardı, dünya dönmüyordu yerde iç çekerek ağlıyordum kafam kollarımın arasındaydı.
Kolumda bir el hissettim kafamı kaldırdığımda polis memuru bana destek vererek "Galiba içeridekiler senin ailen akrabanız yok mu bu şehirde?" dediğinde kafamı olumsuz anlamada salladım bana bakarak "Biliyorum şuan yaşadığın
şey çok ağır ve sen küçük bedeninle bu yükü taşımaya çalışıyorsun, merak etme iyi olacaklar... istersen bahçeye çıkıp hava alalım" dedi.
Ona "Hayır çıkmak istemiyorum, onların yanından ayrılmak istemiyorum" dediğim de "Peki, sen bilirisin" deyip yanıma oturdu.
Bir saat sonra doktor Ameliyathane'nin kapısından çıktı ve bize doğru ilerledi ve ardından "Güney ve Banu Başak" dedi annem ve babamın ismini duyunca hemen "Durumu nasıllar iyiler değil mi, bu hastaneden hep beraber çıkacağız değil mi?" Doktor bir süre bekledikten sonra "Hastaları Kaybettik"
demesiyle hastaneyi ineleten bir çığlık koptu hıçkırarak ağlamaya başladım onlar benim her şeyimdi, beni bırakmazlardı bağırarak "Anne babam lütfen beni bırakmayın çok korkuyorum kokunuzu özledim annemin bana sarılmasını babamın beni korumasını özledim yalvarırım bırakmayın beni, size ihtiyacım var" o kadar bağırdım ki bilinç kaybı yaşadım.
2 hafta sonra...
Yetiştirme yurduna gidecektim, akrabalarım cenaze işleri için buraya gelmişlerdi bende yurda gitmeden once birkaç eksik için son defa evime geldim amcamlarla beraber bütün evi gezdik bütün anılar gözümün önünden geçiyordu.
Annem ve babamın bana doğum günü sürprizi yaptığı mutfak, beraber film izlediğimiz salon, gece korktuğum için yanımda annemle beraber yattığım yatak odam, hepsi hepsinin bir anısı vardı.
Ve bu olanların hepsi Emir'in suçuydu eğer beni dinleseydi babamla küs ayrılmayacaktık.
Gözyaşlarım dökülmeye başladı ilk defa durdurmak istemedim gözyaşlarımı...
~
Açelya'ya geçmişimi hiç anlatmamıştım aslında kimseye anlatmamıştım ve bir süreden sonra yük olmaya başlamıştı bunları anlattıktan sonra ikisininde gözleri dolmuştu.
Açelya bana sarılarak "Biz senin aileniz asla kendini yalnız hissetme, biz çok güçlü bir aileyiz" demesiyle gözlerimden yaşlar akmaya başladı Akay bize bakarak "Seni çok seviyoruz bunu hiç unutma" ona bakarak "Bende sizleri çok seviyorum" dedim ve Yankı'nın arabası göründü.