Laria'nın ağzından
Yeni yeni kendime gelirken duyduğum sesle irkildim. İki tane adam vardı ve birisi en son gördüğüm beyazlı çocuktu karşısındaki adam ondan olsa olsa 4 yaş büyüktü. Adam "Ya sen ne diye İthan in gözde yeğenini kaçırıyorsun!Rahat mı battı lan ! Adam duyarsa senin derini soyar Baran git kızı bırak diyeceğim o da olmaz." Demek adı Barandı. Baran " Ya abi kız ablasını kaçırırken görmüştü ne yapsaydım ya, ayrıca baksana çok güzel değil mi ? Mavili mavili" dedi bana bakarak. "Lan bak başlatma mavine pembene kızın dayısı anlarsa seni bi güzel mavi yapar!".Tam konuşacağım sırada ağzımın bantlı olduğunu fark ettim ve karşı koltukta ablam oturuyordu onun ağzıda bağlıydı. Yanında iki tane kız oturuyordu ikisinde o baloda gördüğüme emindim. Ablamın sol tarafında oturan oldukça güzeldi bağırırlarken duymuştum adı sanırım 'Yare'ydi. Diğer kız esmerdi. Ama diğerinin aksine daha bitkin görünüyordu. Ama karşı koltukta oturan diğeri adamla bakisiyorlardi sanırım sevgilileridi.Ayni şekilde Yare de onun yanındaki adama bakıyordu. Ve çok inanılmaz bir şekilde ablam aşk dolu yanlış duymadınız aşk dolu bir şekilde iki adamın en sonunda oturan adama bakıyordu ve adamda ona bakıyordu. Ne dönüyo be! Olduğum yerden doğrulmaya çalıştım ancak ellerim ve ayaklarım bağlıyken bu biraz zordu tam da o sırada bana mavili deyip duran Baran geldi yanıma "yardım edeyim " dedi ingilizce bir şekilde onun yüzünü izledim belimden tutarak beni yerimde doğrulttu tam o sırada iki saattir Baran 'a saydıran adam yine başladı konuşmaya " Lan oğlum gebertirim seni daha kıza yanaşıyor gözde yeğenini diyorum lan sana!" Baran derin bir nefes verdi ve yanımdan uzaklaştı ablam korku içinde bana bakıyordu . İyi olduğumu belli etmek için gülümsedim oda bana acaba şuan dayım ne haldeydi tam o sırada yanıma tekrar Baran geldi diğerleri gitmişti ablam ben ve o vardık "şimdi ağzını açacağım ve şunu bilki gerçekten sana zarar vermek istemezdim mavili " ve yavaşça ağzımı açtı derin bir nefes aldım . Ona baktım "neden ,siz kimsiniz?" Derin derin baktı bana gözlerinde tam adını koyamadığım bir duygu vardı üzüntü ve ya pişmanlık "ben Türk askeriyim. "Ne ?Türk askeri mi dayım Türk askerlerine ne yapmış olabilirdiki evet ülkemizle Türkler baya bir savaşmıştı hâlâ da devam ediyordu bu savaş ancak dayımı hiç savaş açanların arasında görmemiştim. "Anlamıyorum dayım-" hızla lafımı böldü " dayın bir terörist bize savaş açan asıl kişi kendisi." Ama neden yapmıştı onun yüzünden olmuştu her şey biz onun yüzünden kaçırılmıştık tabi sanırım ben planda yoktum ama bu neydi dayım gerçekten böyle biri miydi? "Bizi neden kaçırdınız dayımı bizimle mi tehdit edeceksiniz." Baktı sadece hiç bir şey diyemedi en sonunda sadece "çok zekisin sen mavili ama şimdi ağzını tekrar bantlamalıyım yoksa bir dahakine Kerem komutan bağırmakla kalmaz gebertir beni." Demek iki saattir Baran a bağıran o adam komutanları Keremdi."Tamam ." Ve ağzımı tekrar bantlayıp yanimdan kalktı tam da o an da komutan Atakan dediği adam geldi "Lan ne yapıyorsun sen delirtecek misin beni gidip kıza cilve mi yapıyorsun ne yapıyorsun Baran!" Baran bir bana bir de Kerem komutanına bakıyordu en sonunda konuştu " komutanım niye cilve yapa-"sinirle "beni delirtme Baran her bok beklenir sen ben seni tek bıraktığım an kızı evlenelim diye başka bir ülkeye kaçırma ihtimalin var şuan farkındaysan lan ! " Gülecektim ama agzımda bant buna engel oldu Kerem denen adam bana dönüp tekrar Baran a baktı "lan kızada rezil ettin beni sikecem seni gel lan buraya !"ve Baran bir anda neredeyse ışınlanmak gibi kaçtı bu haline ablamda gülmüştü bende kaçırılmıştık ama deli gibi gülüyorduk. Bunu garip bulabilirsiniz ama böyle bir ortamda gülmemek imkansızdı neredeyse o sırada komutanları Kerem bize baktı "bugün sizi askeriyeye götüreceğiz. "Askeriyeye götüreceklerdi tamam görevleri ablamdı normalde ama askeriyeye götürülmek beni korkutmuştu dayımın terörist olduğunu öğrenmiştim peki ya dayım yüzünden bize işkence yaparlarsa ne olacaktı?korkuyordum korkmamalıydım ama böyle bir durumda ne yapacaktık Baran ile gözgöze geldim yüzümdeki korkuyu gördü güven vermek ister gibi gülümsedi ama oda bir askerdi bu durumdan hemen kurtulmalıydık hemde hemen.
~¤¤¤~
Atakan 'in ağzından
Şuan hedefi ve bir anda sürpriz gibi ortama giren hedefin kardeşini askeriyeye götürüyorduk şuan korkuyorlardı belkide onlara işkence ederek dayılarının neler yaptığını öğreneceğimizi düşünüyorlardı ama biz sadece onları askeriyede tutacaktık ve dayılarını tehdit edecektik. Tamda o sırada askeriyeye vardık . Yare hedefin kardeşini götürürken Beril hedefi götürüyordu. Yüzbaşı Oktay in odasının önüne geldiğinde kapısını tıkladım gel komutu ile içeri girdiğimizde sıraya girdik "Asker hazır dur!" Diye bağırdı Kerem komutan Oktay yüzbaşının "rahat ol asker demesi ile kızları öne çıkardık komutan asıl hedefi görünce sırıttı ama hedefin kız kardeşini görünce şok oldu "Lan gözde yeğenini niye kaçırdınız. Siz sabah kahvaltıda yürek mi yediniz !" Öyle bir bağırmıştıki sanırım bu iki Rus kız korkmuştu Baran araya girdi "komutanım biz ablasını kaçırırken bizi izliyormuş fark edemedik."Oktay yüzbaşı daha çok sinirlendi "iyi bok yediniz !lan askersiniz siz bir etrafı dinleyin gözetleyin ne bu salaklık !"Hepimiz sadece başımızı eğebilmiştik . Ağzı bantlı olan hedefin kardeşi korku içinde etrafa bakıyordu tam o sırada yüzbaşı Oktay "ağızlarındaki bantları çıkarın" emrini verdi ikisininde ağzını açtığımızda hedef konuşmaya başladı "kız kardeşimi bırakın gerçekten dayımın gözdesi o beni kaçırmanızda ayrı bir mallık dayım benden nefret eder."dedi sona doğru dayısından bahsederken bir nefret sezmiştim.
Yüzbaşı Oktay:Ne demek dayım benden nefret eder seni çok seviyor kurtulmak için kimseyi kandıramazsın özelliklede bir askeri .
Hazmin:kandırmıyorum gerçekten nefret ediyor benden bende ondan ee tabi sizi kandırır seviyorum diye sonrada beni boşuna kaçırmış olursunuz.
Yüzbaşı Oktay: Götürün bunları yerleştirin askeriyede ki bir odaya önünede 3 tane asker dikin bizi kandırabileceklerini zannediyorlar.
Tekrar ağzını bantlayıp onları askeriyeye götürdük ve bir odaya yerleştirdik denilen gibi önunede en güçlü 3 asker koyup uzaklaştım oradan.
~¤¤¤~
Hazmin'in ağzından
Bizi bir odaya götürmüşlerdi ilk başta orada oturan adama sinir olmuştum askermiş kıçımın kenarı! mala bak ya askerim diye havalara giriyor her boku diyebileceğini zannediyor neymiş biz askeriz biz şuyuz biz buyuz sinirle bir nefes verip laria' ya döndüm.
Hazmin:Ty v poryadke lariya?
Çevirisi:iyi misin lariya?
Laria:YA v poryadke, sestra no etot kapitan byl takim stras hnym.
Çevirisi:iyiyim abla ama o yüzbaşı acayip korkunçtu.
Laria nın yanına gidip saçını okşadım alnından öptüğümde bana gülümsedi zoraki uyuduk orada ona bir şey olursa dayanamazdım bu yüzden buradan kurtulana kadar ona etki edecek en ufak bir şey yapmamalıydım uykuya dalacaktım ki içeri biri girdi gözümü dahi açmadan kaldım olduğum yerde ne açacak gücüm vardı ne de cesaretim birisi yanıma yaklaştı ."uyumadığını biliyorum ama tam uyuyacaktın sanırım o yüzden gözünü açmıyorsun ve korkuyorsunda ama merak etme Türk askeriyiz biz asla can yakmayız. Ancak dayının canı yanacak yemeğini koyup çıkıyorum." Dedi bir kaç tabak sesi geldi ama umursamadım gözümü açmayı cidden istemiyordum yorgundum ,korkuyordum odanın kapısı kapandığında gözlerimi yavaşça aralayıp yanımdaki sehpaya baktım iki tabak çorba ve ekmek su vardı yerimden kalktığımda laria yı da uyandırıp beraber yemeği yedik tam yerimden kalkıp elimi yıkayacaktım ki odaya biri girdi "yüzbaşı sizi çağırıyor. "Bu söze karşı sadece kafamı sallayıp laria nın da elini tuttum ve yüzbaşı nın odasına götürdü bizi yüzbaşı içeri gelmemizi söylediğinde asker kapıyı açıp içeri girmemizi bekledi içeri girdiğimizde yüzbaşı biriyle konuşuyordu ellerimiz tutuldu birden ve yüzbaşı telefonu hopörlere aldı.
Oktay:Ayıp ediyorsun Ithan dostuz biz seninle iki kızını almışız çokmu ?
Bana baktı laria dayıma bağırırken ben dayımın kurtarsa kurtarsa laria yı kurtaracağını biliyordum.
Ithan:laria' yı verin ne yaptıysam ben yaptım size.
Laria araya girdi .
Laria:dayı ablam la beni kurtar .
Dayım sinirle soludu ve yüzbaşına cevap verdi.
Ithan:laria yı verin hazmin umrumda değil.
Yüzbaşı şaşırmıştı e ben ona demiştim ama beni dinlemememişti yok ben askerim kandıramazsın diye diye diye al şimdi de böyle kalırdı işte .
Oktay:Hazmin 'i neden umursamıyorsun şuan onu burada vursam mesela ?
Ithan : İnan Hazmin umrumda değil Türk askeri zaten yanında ve oda biliyor biz birbirimizden nefret ederiz onu sadece laria nın yanında seviyormuş gibi davranıyorum.
Laria inanamıyormuş gibi bir bana birde telefona baktı bense sırıttıyordum ağzımda bant olmadığı için konuştum .
Hazmin:Bende senden nefret ediyorum umarım ölürsün dayı!
Diye bağırdım ardından tekrar yüzbaşına baktım o ise halime bakıyordu gerçekleri söylemiştim inanmamıştı beklemiyordu tabi.
Hazmin:Ne oldu yüzbaşı şaşırdın mı ama ben sana demiştim dayımda bende birbirimizden nefret ederiz al duydun hâlâ inanmıyor musun?
Koca bir kahkaha attım delirmiş gibi görünebilirdim ama aslında yüzümde bu yaşıma kadar yaşadıklarımın acısı vardı. Ne mi yaşamıştım öğrenmek ister misiniz? Dayana bilecek misiniz?hayal edebilecek misiniz? Peki o zaman anlatıyorum
13 yıl önce
Bir gün evde kardeşim ile oturuyordum okuldan yeni gelmiştik. 11 yaşımdaydım 4. Sınıfı bitirmek üzereydim seneye 5. Sınıf olacaktım çok heyecanlıydım eve geldiğimizde dadı bize kapıyı açtı annemi sorduğumda hastanede işinin yoğun olduğunu söyledi kafamı sallayarak hızla ayakkabılarımı ve montumu çıkartıp odama geçtim .Annemi görüp hep ona özenirdim bu yüzden bende doktor olacağım derdim hep kardeşim ile doktorculuk oynardık bazen, hızla ödevlerime koyuldum defterimi kitabımı açıp masama geçtiğimde dersimi yapmaya hazırdım! Hızla defterimi açtım hocanın verdiği yazı ödevlerini yapıp kapattım defterimi .Ve kitabıma döndüm ilk paragrafı okurken odaya gözleri kıpkırmızı dadımız girdi. Masumca sordum."Neden ağlıyorsun Jen Abla " dadımıza hep jen abla derdim kendini sıktı yanıma çöktü saçımı okşayıp öptü ,gülümsediğimde kendini tutamayıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı "Ne oluyor Jen abla" bana döndü göz yaşlarını sildikçe aktı . "Annen tatlım annenin çalıştığı hastaneyi bombalamışlar tatlım annen ... melek olmuş." Ağlamaya devam ederken ben ilk başta anlayamamıştım sonrada gözlerim dolmuştu "a-annem melek mi olmuş yani bir daha onu göremeyeceğim melekler görünmez annemi bir daha göremeyeceğim ,annem!"ağlamaya başladığımda jen abla da bana sarıldı babam o hâlâ hayattaydı melek olmamıştı. "Babam o melek olmaz değil mi babam güçlüdür. "Başını salladı beni yatağa yatırdı masal okudu jen abla ve gitti o gittikten sonra yorganımı ağzıma bastırarak ağlamaya başladım. O kadar fazla ağlamıştım ki gözyaşlarım almıyordu artık jen abla odaya girdiğinde gözlerimi sıkıca kapattım yanıma çömeldi. "Hazmin hadi bakalım yemek yiyelim büyüyelim. " gözlerimi açıp ona baktım "ben büyüyünce doktor olup herkesi kurtarıcam kimsenin annesi ölmesin babasıda ölmesin onları ben kurtarıcam. "Bana sıkıca sarıldı ve beni salona götürdü çorbayı önüme koyduğunda büyüyüp doktor olucam diyerek hepsini içtim yarım saat sonra kapı çaldı. Jen abla kapıya baktığında kapıda bir asker vardı bende kapıya koştum arkamdan laria' da gelmişti asker ilk önce bize baktı sonrada Jen ablaya ve " başınız sağ olsun Turgut Korkmaz Şehit düştü " Jen ablaya döndüm gözleri kıpkırmızı oldu masumca sordum "Jen abla şehit düşmek ne demek?"Asker bana baktı sonrada gitti. Jen abla kapıyı kapattı bana baktı ve şöyle dedi "sana demiştim ya annen melek oldu diye baban da melek olmuş. " Ağlamaya başladığımda laria yanıma geldi ve şöyle dedi" abla bak babam melek olmuş yani bundan sonra belki daha fazla yanımıza gelir" . Yarın olmuştu sonra annemin cenazesi yapılmıştı babamında ama laria hiçbirşey anlamamıştı sonra bizi yurta verilmeliydiler diye konuştuğunu duydum . Tam da o anda sürpriz gibi bir dayı çıkmıştı ortaya bizi almıştı ve rüyaya götürmüştü hayatım iyi olur zannetmiştim ama dayım hep benden nefret etmişti beni dövmüş ,tehdit etmiş bazen yalanlarla okuluma göndermemişti. Bu yüzden dayimdan nefret ediyordum.
Günümüz...
İşte bu yüzden dayımdan nefret ediyordum .yüzbaşı gözümün içine baktı telefonu kapattı ve yanımda duran adama "Atakan 'ı çağırın bana." Dedi adam hızla yanımızdan giderken bir kaç saniye sonra Atakan buradaydı Atakan dedikleri adam hem beni kurtarmış hemde kaçırmıştı. "Al bu kızı konuşturma odasına götür ." Aslında bu güzel bir dilde işkence odasına götür demekti engel olmadım laria arkamızdan bırakın ablamı diye bağırıyordu Atakan beni kolumdan tutarak işkence odasına mıdır konuşma odası mıdır oraya götürdü içeride iki sandalye vardı hiç cam yoktu beni bir sandalyeye otuturup bağladı sonrada hemen karşımdaki sandalyeye oturdu.
Hazmin : Ne oldu dayımın beni sevmediğini öğrendiniz kaldınız öyle dayının terörist olduğunu da bilmiyordum ayrıca ama acımasız biridir bu yaşıma kadar çok çektim ben.
Kaşları havalandı .
Atakan: Ne çektin bu yaşına kadar.
Hazmin:Babam ile annem aynı gün öldü ben daha 11 yaşımdaydım laria ise 9 yaşındaydı . Bir gün okuldan gelmiştim eve dadımız bize kapıyı açmıştı annemi sormuştum hastanede işi bitmedi demişti sonra bende yukarı çıkıp dersime başladım yarım saat sonra dadımız yanıma geldi neden ağladığını sordum bana "annenin çalıştığı hastaneyi bombalamışlar tatlım annen melek olmuş "demişti ilk önce anlamamıştım ama sonra demiştim ki melekler görünmez annemi bir daha göremeyeceğim ." Sonrada dedimki büyüyünce doktor olup herkesi kurtarıcam kimsenin annesi ölmesin babasıda ölmesin. " sonra akşama kadar ağladım dadımız yemeğe çağırdı ve dediki bana "eğer yemeğini yersen hızlıca büyürsün ve doktor olursun" sırf bu yüzden yedim o gün yemeğimi yine bir yarım saat sonrada kapıya bir asker dayandı ilk önce bana ve laria ya baktı sonrada dediki "başınız sağ olsun Turgut Korkmaz Şehit düştü. " ben hemen dadımıza döndüm dedimki Şehit düşmek ne demek babam yaralanmış mi yere mi düşmüş " oda bana ne dedi biliyor musun ? Bana bakmaya devam etti Atakan. "Hani demiştim ya annen melek oldu diye baban da melek olmuş " bu cümleden sonra çok ağladım laria hiç bir şey anlamadı babamı daha çok görürüz belki dedi bak melek olmuşlar " sonraki gün cenazeleri yapıldı herkes bizi yurda vermeyi düşünürken ortaya dayım çıktı bizi Rusya ya götürdü mutlu olurum zannediyordum ama o sadece laria yı sevdi beni bazen dövdü ,tehdit etti bazende yalanlar söyleyip okuluma göndermedi.
Atakan :Turgut Korkmaz senin babanmıydı ?
Hazmin:Evet .
Atakan : Peki dayın sence neden seni sevmedi ?
Hazmin :Bilmiyorum ama bende onu sevmiyorum sonuç olarak duygularımız karşılıklı.
Başını salladı sadece etrafıma baktım heryer odanın ortasındaki loş ışık odayı aydınlatıyordu "Neden beni buraya getirdiniz?" Diye sorduğumda bana kaşlarını kaldırarak baktı ve şöyle dedi "benden neden korkmuyorsun şuan esirsin korkman gerek ." Başımı iki yana sallarken ona cevap verdim ." Sen beni o adamın elinden kurtardın sen gelmeseydin kurtulamazdım belki o ara kapıdan dinliyordun ve dayanamayıp girdin ama sonuç olarak beni kurtardın kaçırmış olsan bile bir şey yapmayacağına eminim. " yüzümü bakmadı sadece kısık bir sesle o kadar emin olma." Dedi hiç bir şey anlamamıştım ne demek istiyordu ?
Bölüm sonu devam edecek
Sizce hazmin e ne yapacaklar
İkinci bölüm nasıldı yeni shipleriniz varmi ?