İçeriğe geç

Universal Loneliness| angst

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Universal Loneliness| angst

Bölüm 1

1

Gözümü açtığımda her zaman ki sesleri duyuyordum. Tanrıların birbirlerine kendilerini övüp güç gösterisi yapıyorlardı ve düşüncelerime göre bu iki kişi arasında kavga çıkma ihtimali çok yüksekti. Bu duruma zaten herkes alışıktı o yüzden kimsenin umursayacağını düşünmeden uykumda geri dönmeye çalıştım. Tam bu sıralarda odamın kapısının paldır küldür açılıp odama iki kişinin kavga ederek girmesiyle birkez daha hala uyumadığımın farkına vardım. Bunlar kardeşlerimdi Changbin ve Felix aslında fazla kavga etmezlerdi ama bu her sabah yaptıkları beni uyandırma seromonisinin başlangıcıydı ve tahminlerime göre de birazdan ikiside yatağa zıplayacak ve olan uykumu da dağıtacaklardı. Ben daha düşünmeyi bitirmeden tahmin ettiğim gibi oldu ve ikiside yatağa zıpladı olan güçleriyle de beni uyandırdılar. Biz alt kata inerken dışarda kavga eden iki tanrının seslerinin daha da yükseldiğini ve işlerin ciddileştiğini farkettim. Bu tehlikeli olabilirdi en azından bizim gibi yarı tanrılar için çünkü yarı tanrılar diğer tanrılara göre daha düşük mertebeye sahiplerdi. Ben bunları düşünürken evin ortasından yıldırımın düşmesi evin içindeki herkesi korkutmuştu ve o sırada mutfaktaki annem ve babamdan ses gelmediğini farkettim. Bu garipti böyle bir olay karşısında tepkisiz kalmaları imkansızdı. Koşarak alt kata gittim ve gördüğüm manzara karşısında aklımı yitirmemeye çalıştım. Onlar benim ailemdi ama artık yüzlerini bile tanıyamaz haldelerdi. Kendime gelmeye çalıştım ama çoktan korku ve panikle çığlık atmış ve dışarıdaki herkesin dikkatini çekmiştim bu kişilere kardeşlerimde dahildi onlarda gördükleri manzara karşısında şoke olmuş durumdalardı. Aile dostumuz ve bizim gibi yarı tanrı olan Jimin ve Yoongi çifti içeri girdi ve bizi olabildiğince hızlı bir şekilde evlerine götürdüler.

Aradan 3 yıl geçmişti ama tanrı savaşları devam ediyordu sonradan öğrenilen bilgilere göre de o gün dışarda kavga eden tanrılar konseyin başkanlarından olduğu ortaya çıkmış. Kim olmaları veya niçin bunu yapmış olmaları beni ilgilendirmiyordu. Beni ilgilendiren ailemin acımasızca öldürülmesiydi ve gözümün önünden gitmiyordu. Aradan 3 yıl geçmesine rağmen ben bu yıllar içinde sadece o günü yaşıyordum ve bu döngüden çıkmam gerekiyordu. Bu sırada zihnimde bir şimşek çaktı. Dünyaya gitmeliydik biz buraya ait değildik yarı tanrı bile olsak bizim yerimiz dünyaydı. Zaten annemde insandı o yüzden buradan gitme fikrine kesinlikle emindim. Binnie ve Lix'e de anlattım onlarda kısa süre içinde onayladılar hızlıca toplandık. Mutfağa zaten giremiyorduk hepimiz Jimin'in bize getirdiği yemekler sayesinde hayatta kalıyorduk. Ama yapmam gereken ve çok zorlanacağım birşey vardı. Annemle babamın odasına girip içerisinde adres ve anahtar olan zarfı almak. Kendimi zorlayarak odanın kapısına kadar gittim içeri girmeden bütün cesaretimi topladım ve içeri daldım cesaretimi kaybetmeden önce zarfı bulmalıydım bu yüzden etrafa bakmadan direkt dolabın çekmecelerini karıştırdım. Çok geçmeden zarfı bulup odadan çıktım. Bunu bu şekilde yapmak zorundaydım yoksa bir daha o odadan çıkamazdım. Akşam olmasını bekledik ve sonunda Dünyaya indik. Adrese gittik ve içeri girdik işte şimdi gerçekten evimizdeydik...

Bölüm sonu

8 yorum