İçeriğe geç

Umutsuzluğun Kızı

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Umutsuzluğun Kızı

Bölüm 1

Bölüm 1

Ena, tıpkı diğer her kız yetim gibi, bazı ev işlerini yapmak için dışarı çıktı, bu belki başka insanlar için sıkıcı ve ayrımcı görünse de, Ena olaylara farklı açılardan bakmayı sevdiği için bunu yapmayı seviyordu, hem Yetimhane Anne'sini memnun etmek, hem de ileride büyüyüp ayrı bir eve çıkınca yapacağı işleri burada öğrenmek, onun için eğlenceliydi. İşte 22 Aralık 1945'te yaptığı şey de bunun tıpatıp aynısıydı. Elleriyle iade yapılacak şeyleri sıkıca kavradı, bu yumuşak beyaz kumaş eğer yeterince yumuşak olsaydı, gece üzerinde uyuyacağı şey olabilirdi.

Dışarı çıktı, kahverengi, biraz hasarlı ama hala iş gören botlarının kara değince çıkarttığı ses eşligʻinde yavaşça yürümeye başladı. Yürürken tıpkı her insan gibi düşüncelere dalmıştı. Yetimhane Annesi, sürekli son günlerde Dünya'nın çok kòtüye gittiğini söyleyip duruyordu, özellikle yeni biten 2.Dünya Savaşı hakkındaki görüşlerini sürekli dile getiriyordu. Ena, çoğunlukla bu söylenmeleri sevmezdi, ancak Yetimhane Annesi'ni bu haliyle seviyordu, onu bu haliyle kabul etmişti. Peki Yetimhane Annesi de aynı şekilde mi hissediyordu? Tabî ki öyle, diye düşündü Ena. Aksi takdirde nasıl hiç tanımadığı çocukların anne figürü haline gelmeye katlanabilirdi ki? Ena, merak etti, zaten onlara katlana katlana onları kabullenip sevmeye başlamamış mıydı? Sonra bunu boşvermeye karar verdi, bunu başka bir zaman düşünecekti. Yürürken kısa, dalgalı ve sapsarı saçlara sahip bir hanımefendi, onun yanına geldi ve bir ricada bulundu. "Lütfen şunları taşımamda yardım edebilir misin?" Kadının sesi kalın, olgun ve etkileyiciydi. Yüzüne bakınca üst kesimlerden bir insan olduğu anlaşılıyordu. Başındaki kızıl ve büyük şapka, kadının gözlerini kısmen gizliyordu.

Ena bu kadının isteğini geri çevirmedi, eğer işlek bir caddede olmasalardı reddedebilirdi ancak etraf o kadar kalabalıktı ki bu kadının ona herhangi bir şey yapmasına imkan yoktu. Bu nedenden dolayı Ena, kumaşları kolunun altına beceriksizce yerleştirip kadının eşyalarını aldı. Kadının ardından yürürken, etrafına bakmaya başladı. Etrafına bakarken gözleri kararır gibi olmuştu, sanki bir anlığına sanki görme yetisini kaybetmişti. Gözlerini açtığında hala yürüyordu, arasından hiçbir süre geçmediğinden emindi, ama gördükleri onu yalanlar gibiydi. Şuanda bulunduğu yer ıssız, tekinsiz ve ürkütücüydü. Aynı yerdeydi, ama insanlar neredeydi? Yoksa aslında hiç yoklar mıydı?

Ena durdu, titremiyordu, ama hareket etmekte bir okadar zordu. Ne yapacaktı ki? Karşısındaki kimdi? O kadar insanı aniden yok edebilmiş miydi? Yoksa kendisi mi delirmişti? Hayır, delirmemişti, akıl sağlığı şuana kadar hiç olmadığı kadar yerindeydi, hayallere dalmış pervasız halinin aksine gerçekliği daha da fark etmesi onun her zamanki halinden çok daha aklı yerinde olduğunun kanıtıydı. Peki ne oluyordu? Bu düşüncelerin kesinlikle zamanı olmadığını anladı Ena, hızla elindeki her şeyi bıraktı, omzunun altındaki kumaşları bıraktı. Hızla tersi yöne koşmaya başladı. Ancak kadın sakin bir ses tonuyla ''Bana yardım edeceğini sanıyordum." dedi. Ena kadının bir manyak olduğundan emindi ancak nasıl birisi herkesi yok edebilirdi ki? Bu düşünceleri sinirli bir bağırış böldü. "Ciddi misin? Keşke en başından söyleseydin." Bunu söyleyen kişi aynı kişiydi, sesinde hala aynı tını vardı. Ama o bambaşka biri gibiydi. Aynı vücudun farklı bir yanı gibi değildi, sanki vücuda giren bir ruh gibiydi. Ama kim reddedebilirdi ki, o kadının tek biri olduğunu?

Ena koşmaya devam etti, ancak pek işe yaramıyor gibiydi. Arkadaki kadının sesi gittikçe canavarlaşıyor ve yakınlaşıyordu. Ena en sonunda durdu. Biliyordu, hiç bir işe yaramayacağını biliyordu, hayatının belkide en son ve en absürt anının tadını çıkarmalıydı,, ne kadar acı verici olsa da, çünkü daha sonra belki bunu bile hissedemeyecekti. Arkasındaki artık kadın bile denilemeyecek yaratık yavaşça omzundan tuttu, bu garip dokunuş Ena'ya hiçbir şey hissettirememişti. Eğer yüksek bir yerden düştüğnü fark etmeseydi hissettiremezdi de.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.