Evde oturmuş Bir yandan 2 gün önce tacize uğrayan kardeşimin bu piskolojiyi atlatmasına yardımcı olmaya çalışıyor, bir yandan ise işimle uğraşmaya çalışıyordum. "Abla bir daha böyle bir şey olmaz değil mi?" Güven veren gözlerle baktım."Ben varken ve senin her daim yanındayken olmaz güzelim, sakın korkma anlaştık mı?"Cevap vermeyince sorumu tekrarladım "Anlaştık mı'? Dedim" "Anlaştık peki" Ben daha söze başlamadan sözümü kesti"Ama abla kendimi korumak için hamle bile yapamadım." Bunu söyledikten hemen sonra anında gözleri doldu. Derin bir nefes verdim. "Lütfen bana tekrar ağlıyacağını ve beni de ağlatacağını söyleme" İzem bana orman yeşili ile karışık ela gözleriyle bakmaya başladı."Bakma bana öyle ya." Kendime çekip sarıldığımda İzem çoktan göz yaşlarına boğulmuştu. Oysaki ben her gözyaşı için bedel ödetmiştim. Fakat onun bunu bilmemesi, bilse bile benim yaptığımı öğrenmemesi lazımdı. Kapı ard arda sanki alacaklıymış gibi çalmaya başladığında, ayağa kalkıp kapıya doğru yürüdüm. Kapıyı Açtığımda karşımda en iyi arkadaşım, Nisa duruyordu. Kahverengi gözleri bana imalı imalı bakarken dümdüz sacları, rüzgar yüzünden savruluyordu. Nisa aniden kolumu cekip kapıyı kapattığında, ikimizde bahçede dikiliyorduk. "Nisa iyimisin ne oldu, neden bu kadar streslisin?" Yeni duruşmadan çıkmış olmalıydıki, elinde hala Hakim cübbesi vardı."Asıl sen iyimisin Açelya?" Anlamaz gözlerle baktım. Neler oluyor?"Sara'yı Taciz eden adamı öldürürken aklımdan ne geçiyordu? Ortaya çıkmaz mı sandın?" O kadar çabukmu yayılmıştı bu haber. Alt tarafı bir şerefsiz dünyadan silindi."Allah Allah, adam ölmüş mü?" Nisa gözlerini devirdi. Kimi kandırıyorumki ben."Açelya benim anlımda 'enayi'mi yazıyor? Salak mıyım ben?" Tamam, Nisa aptal bir kız değildi, onu bırak 13 yıldır arkadaşımdı. Gözlerimden, hareketlerimden ve söylediklerimden anlayabiliyordu. Yine anladı."Yalan söylemiyorum, ben öldürmedim." Kaşlarını kaldırdı"O zaman duvardaki A.N.M imzası benim mi lan!" Nisa'yı kandıramazdım tabiki! Salak aklım."Of peki, ben yaptım ne olacak? Yapmadığım şeymi" rahat bir şekilde omuz silktim. Nisa sırıttı."İtiraf ediyorsun yani?" Zafer kazanmis gibi sırıtmaya devam etti. Bıkkın bir nefes verdim."Evet Nisa, itiraf ediyorum." Sırıtmaya devam edince"Yine büründü Hakimlik moduna." Ben göz devirirken, Nisa güldü"Yok birde tokmak getir vur, 'hükmün gereğince' diye söze başlayıp beni hapishaneye tık." Nisa bu sefer büyük bir kahkaha atınca, dayanamayıp Ben de güldüm. "Bu iyi bir espiriydi, bir ara hatırlar yapayım." Omzuna hafifçe vurdum "şakası bile kötü" yüzümü buruşturdugumda aniden kapı açıldı. İzem önümüzde dikiliyordu. Ben konuştuklarımızı duymuş mudur diye telaşa girerken İzem söze atladı;"Niye iki saattir kapıda dikiliyordunuz? içeri gelsenize." Nisa'ya bakıp rahat bir nefes verdim ve içeri geçtik. ~İzem'in Anlatımı İle Kapıyı açtığımda Açelya ablam ve Nisa ablam hiçbir şey olmamış gibi gülüyorlardı. fakat benim beni taciz eden adamı, Açelya ablamın öldürdüğünü biliyor olduğumuda, bilmiyorlardı. Ben kapıyı açtığımda, yüzlerindeki neşeli ifade gitti. yerini endişe kapladı. duyduğumu düşünüyorlardı, öylede olmuştu. anlamamaları için gülümsemeye çalışarak;"Niye iki saattir kapıda dikiliyordunuz içeri gelsenize." Dedim. Açelya ablam Nisa ablaya bakıp rahat bir nefes verdi ve içeri geçtik. "Hoşgeldin Nisa Abla Ne içersin?" Nisa ablam gülümsedi "Hoşbuldum Sara, bir şeye gerek yok gel otur sende." Açelya ablam Her ne kadar bana 'İzem' desede Nisa Ablam bana 'Sara' diyordu. İki ismimin olması sıkıcıydı. İzem Sara. Gülümsemeye calışarak Nisa ablamın yanına oturdum. Benim yüzümden her yere peçete saçılmıştı. Nisa ablamın gülüşü dondu ve ne diyeceğini anladığım için söze atladım."Nisa abla sende Moral falan vermeye çalışma, tamam üzülmeyecem, o adama değmez, bir daha olmayacak, toparlanıcam, siz varken bana birşey olmaz falan falan değil mi?" Nisa ablam şaşkınlıkla Açelya ablama döndü ve sonra güldü "Kızın içini şişirmişsin, salak" deyince gülmeye başladım. Açelya ablam kaşlarını çattı "İkide bir ağlıyor ne yapayım 'ağla ağla, için açılır'mı diyim Allah Allah" daha fazla gülmeye baslayınca, Açelya ablam yanındaki yastığı kaptığı gibi kafama fırlattı. "Gülme Kız, burda benimde içimi kararttın bide gelmişsin gülüyorsun" Nisa ablamda Gülünce ikimizede ters bir bakış attı. "Açelya Karadeniz'de gemilerini battı ne oldu?" Nisa ablam bunu dediği gibi Açelya ablam ayağa fırladı. Nisa ablamda çığlığı basıp, ayağa kalktığı gibi kaçmaya başladı. İkisini izlerken gülümsüyordum. Açelya ablam Nisa Ablayı yakaladığı gibi en nefret ettiği şeyi yaptı. Yani saçlarını karıştırdı. Bu sefer kaçan Açelya ablamdı. Nisa ablam sövmeye başlayınca güldüm. "Çocuk gibisiniz" Açelya ablam bana bakınca ne yapacağını anlayıp ayağa fırladım."Vallahi birşey demedim. Abla gelme." Tam üzerime gelicekken kapı çaldı. Allah'ım sana şükürler olsun yarabbim. "Bu burada bitmedi İzem Hanım" Açelya ablam kapıya yürürken ben etrafı toplamaya başladım. Nisa ablam bunu görünce benle toplamaya başlamıştı.Açelya ablam kapıyı açtığında şok içinde kalakaldım. ~Açelya'nın Anlatımı İle Kapıyı açtığımda karşımdaki yüz gerçekmi diye algılamaya çalışıyordum. O buradamıydı? Nasıl izin almıştı? "Abi?" Abim gülümsedi "Yer fıstığı? Naber?" Şaşkın şaşkın suratına bakarken arkadan İzem'in sesi duyuldu."Abi!" Abime doğru koşup boynuna atladığı anda abim ellerini İzem'in beline sardı."Güzelim." Arkadan Nisa anlamaz gözlerle bize bakıyordu. Nisa'ya küçük bir açıklama yaptım. "Abim Askeriyede Kıdemli Üsteğmen 1-2 yıldır gelemiyor. birden karşımızda görünce şaşırdık." Abim bize baktı sonra bana döndü "Beni bu fıstıkla tanıştırmıycak mısın Açelya?"Gözlerim Büyüdü. LAN! Nisa'nın da gözleri büyümüş bir bana bir abime bakıyordu. Arkamı dönüp gülmeye başladım. İzem'de bana katıldı. Nisa'nın ters bakışlarını görünce zorda olsa gülüşümü durdurup, boğazımı temizledim. Abim sırıtarak bakıyordu."Abi bu Nisa benim 13 yıldır arkadaşım." Nisa'ya döndüm "Nisa buda abim biraz hayvandır." Sırıttım "Nisa , Poyraz, Poyraz, Nisa. oldumu abi?" Abim bana döndü "sen daha demin bana Hayvan mı dedin?" "Yok ne münasebet, demedim ben öyle birşey." İzem söze atladı. "Yoo ben duydum dedi." Nisa'da sırıttı."Hee bende duydum" dedi. Nisa'ya baktım"Hadi amaa!" Geri geri adımladım. Ve abim üzerime geldi."Gelme üzerime katil!" Yemek masasının oraya koştum. Nisa arkamdan koştuğu için hızlandım. " Ya gelmeyin of, ya." Nisa saçını karıştırdığım için intikam alacaktı. Ama nasıl! Bu soruma yanıt verdi "Açelya'nın tiki var, bence gıdıklayalım." Gözlerim büyüdü.Sesimi yükselttim "NE!" Abim güldü."İyi fikir güzelim." Nisa ilk bocaladı ama peşimden gelmeye devam etti. Kaçacak yerim kalmadığında masanın altına girmeyi düşündüm. "Hayır Açelya, masanın altına girme." Abim bana salağa bakar gibi bakıyordu "O kadar çok mu gıdıklanıyorsun?" Sırıttı. "Allah'ım sen yardım et." Çaresiz gözlerle üzerime gelen üçlüye bakıyordum. Teslim olmuş gibi yerimde durdum. "Teslimde oluyorsun yani?" Nisa bunu dediği an camdan atlasam mı diye düşündüm. Cama bakışlarımı görünce İzem konuştu "Hayır abla camda demirlik var." Demirlik taktıran aklımı seveyim. Aralarından sıyrılma ihtimalim kaç diye düşünürken hepsiyle göz göze geldim. Ben gözlerimi kısımca İzem kaşlarını çattı. "Ne yapıyor şimdide?" Nisa güldü hatta baya sesli güldü. "Aramızdan sıyrılma ihtimalini düşünüyor." Beni niye bu kadar iyi tanımak zorunda bu pislikler. Abim söze atladı; "Açelya hatırlatıyım, ben askerim." Tamam kaçma ihtimalim yüzde 65'e düştü Nisa söze girdi "Açelya Hatırlatırım ben hakimim, fakat derslerde alıyorum bu derslerin yarısını bana sen verdin." Doğru. tamam hala yüzde 35 şansım var. İzem gülümsedi "Abla ben Hukuk okuyorum. Fakat aldığım derslerin yarısını sen yarısını abim bana verdi." Hassiktir ama ya! Yüzde 10 şansım kaldı ama unuttukları birşey vardı. Sırıttım. "Arkadaşlar, bende hatırlatıyım. Bilgisayar Mühendisiyim, Fakat aynı zamanda Ajanlık yapıyorum. Ve beni bu durumlar için hazırladılar." Yüzde 25'e yükseldim. Oley! Beni bir tek Nisa ve İzem ciddiye aldı. Abim bana alayla bakmaya devam ediyordu. Nisa'nın yanında küçük bir boşluk vardı. Nisa'nın dikkatini dağıtıp, abimin üzerine itersem, İkisinin dikkatini dağıtırım. İzem daha ne olduğunu anlamadan kaçmış olurum bile. Plana bak bee! Kafamı öpüyüm. Hiç vakit kaybetmeden sandalyeyi Nisa'nın üzerine ittim. Tam planladığım gibi abimin üzerine düşünce yanındaki boşluktan sıyrıldım. Sanırım İzemi'de hesaba katmak lazımdı, çünkü çabuk toparlanıp beni tutan İzem'di "Hay kafamı seveyim ya!" İzem kollarımı arkamda birleştirmişti. "Abla niye beni hafife alıyorsun? Senden öğrendim ya ben bu taktiği." Ben öğretmiştim evet. Abim güldü. "Ne oldu yer fıstığı, Karadeniz'de gemilerinmi battı?" Yahu bunlar anlaşmalı olarak mı yapıyor? Nisa kahkaha attı "bu sözü daha demin söylediğimde hiç hoş şeyler olmadı." Abim kaşlarını çattı. "Dövdün mü lan kızı?" Gözlerim büyüdü "Dövmedim tabiki." Nisa sinsi sinsi baktı. "Yo Dövdün beni" şok içinde Nisa'ya baktım. Ne! "Dövmedim seni sadece saçlarını karıştırdım." İzleme döndüm. "Dövdüm mü?" İzem Nisa'ya katılmadı "Hayır dövmedin." İzem'de kimin tarafındaysa artık anlamadım. Gülümseyerek Nisa'ya döndüm "Baak" Nisa gözlerini devirdi "bu iş fazla uzamadı mı?" Ben unutturmaya çalışırken niye şimdi hatırlattı bu şimdi! Abim bana doğru gelince geriye kaçmaya çalıştım fakat, arkamda İzem vardı. Abim dibinde durup bana sırıttı. Ve bir anda sırtına attı. Anın şokuyla beraber Çığlık attım. "Ya nefret ediyorum bu şeyden!" Abimin güldüğünü duydum. "Biliyorum yer fıstığı." Sırtım koltukla buluşunca, sadece olacakları bekledim. Belimde eller hissedince refleks olarak ellerimi belime sarıp, gülerek kendimi korumaya çalıştım. Ve gözlerimi açtığımda sadece Nisa ve abimin gıdıkladığını gördüm. Çırpınarak kurtulmaya çalıştıkça, dahada gıdıklandığım için kahkaha attım. "Ya durun. Lütfen!" Abim bu halime güldü. "Keşke önceden bilseydim gıdıklandığını, yer fıstığı." Gülmekten kızarmışken abime cevap veremedim. İzem gülümseyerek "Bırakın bence baksanıza, kızardı." Nisa sanki inadıma yapıyormuş gibi boynumuda gıdıklayınca ve belimdeki eller azalınca, koltuktan kendimi yere atıp kurtuldum. Nefes nefese yerde soluklanırken, ellerimle yüzümü kapattım. Abim "iyi güldük hee." Nisa güldü. "Bence Açel daha çok güldü." Ellerimi yüzümden çektim. "Dalga geçme be." İzem gülmemeye çalışarak yanıma geldi. "Abla iyi misin?" Boş boş İzem'e baktım. "Çok iyiyim ablacım. Sen nasılsın?" İzem kıkırdadı. "Bende iyiyim abla sağol." İzem elini uzatınca elini tutup ayağa kalktım. Ardından kimseye bir şey demeden koltuğa oturdum. Abim kaşlarını çattı. "Tripmi atıyorsun kız sen?" Ters ters bakmak dışında birşey yapmadım. Sorgulayan gözlerini üzerime dikmiş bakıyorken 3. Kere kapı çaldı. "Yeter lan bu ne, dingonun ahırına döndü burası yine kim acaba." Ayağa kalkıp kapıya doğru yürürken herkesin gözü kapıdaydı.Kapıyı açtığımda karşımda hiç tanımadığım abimden az da olsa kısa boylu ve yapılı vücutlu bir adam duruyordu.
Kimsin Sen?