Ahenk'in Ağzından...
...
"Her nefes bir umuttur insana bunu asla unutma!
Gözyaşların için mutlu ol, çünkü onlar sana gerçeği anımsatırlar.
Acı, kalbini çürütse bile gülümse! İnatla gülümse! Çünkü herkes senin kalbini göremeyecek kadar kördür.
Hatta en değer verdiğin ve sana değer verdiğini zannettiğin insan bile.
Bu yüzden güvenme kimseye, hatta kendine bile! Çünkü gün gelir kalbin bile kandırır seni. Verdiğin sözü tutmana engel olur. Bir daha asla yapmayacağın şeyler yaptırır sana."
...
Günlüğüme yazdığım cümleler yine ağlatmıştı beni. Yazarken ellerim titrediği için yamuk ve dağınık yazdığım cümleleri okuyamasam da hatırlıyordum ne yazdığımı. Anılarım hatırlatıyordu. Unutmak ne mümkündü? Aklım artık kötü anılar bırakıyordu bana. Çünkü zar zor devam ettiğim bu hayatta etrafıma göz gezdirdiğim zaman boğazım düğümleniyordu.
En çok da üzüldüğüm şey oğlumdu. O benim umudumdu oysa. Beni hayata bağlayan tek umudumu da bırakırsam ne yapacaktım ben?
Peki ya umudum bir insanı hayata bağlayamayıp, ona ait olamayacaksa ne yapacaktı yapayalnız?
Yapayalnız...
Ellerim titremeye devam ederken şu sözleri ekledim günlüğüme,
"Yalnızlık en büyük imtihandır. Ne olursan ol, ne yaparsan yap umudunu asla yalnız bırakma. Çünkü o, yalnız kalamayacak kadar güçsüz ve sevgiye muhtaç."
Gözyaşlarım artarken ağzımı elimle kapattım. Kimsem yokken, oğlumu kime bırakabilirdim ki?
Yalnız...
Bu kelimeyi aklımdan geçirdiğimde bile içimi parçalayıp canımı yakıyorsa kim bilir onun canını ne kadar çok yakacaktı.
Kim bilir...



