Sıcacık bir yaz günü sabahı Umay ve ailesi İstanbul dan Bodrum'daki yazlıklarına gitmek için hazırlandılar .
Yolculuklarını arabayla yapmayı planladılar. Yolculuğa başladılar . Yolculukları çok eğlenceli geçiyordu şarkı açıp birlikte eşlik ediyorlardı .
Yavaş ilerleyip gittikleri yerlerdeki ,mağraları, çiçek bahçelerini ve daha fazla yerlere gidiyorlardı. Biraz hava karardıktan sonra , otelde konaklamak için şehirin içine girmişlerdir.
Bir süre sonra bir otelde durdular. Hava tam olarak kararmış ve ateşböceklerinin ışıltısıyla birazda olasa aydınlanmıştı. Otelin kapısından içeri girdiler ve oda tutular. Orada bir gece konakladılar. Oteli gerçekten çok beğenmişlerdi , duvarlarında mavi ve yeşil renkte dantel ve çiçek desenleri vardı. Sabah otelde kahvaltı yapıp erkenden çıkmışlardı.
Yola çıktıklarında otobana girmeden önce yolun kenarında yaralı bir köpek yatıyordu, yanında ekmek arası vardı . Hemen arabayı kenara park edip köpeye bakmaya gittiler. Yanında ekmek arası olduğunu gördüler, muhtemelen bir kurye köpeğe çarpıp acelesi olduğu için yanına ekmek arası koymuştu. Köpeği alıp en yakındaki veterinere gördüler. Neyseki köpek ucuz anlatmıştı, sadece patisi incilmiş ve muhtemelen açlıktan baygın düşmüştü .
Ani bir kararla Umayın ısrarları sonucu tatlı köpeği sahiplenmeye karar verdiler. İsmini ise Umay Ekmekarası koydu çünkü köpeğin yanında ki ekmek arası onun kadar küçük tü. Ve tatlı köpek zaten ekmek arasına benzeyen yumuşacık kırem rengi tüylere sahipti. Kulakları ve partileri ise siyahtı .
Köpek birkaç saat içinde kendine geldi, o sırada Umay ve ailesi çevrede gezmişlardi. Zaten bodruma mesafeleri çok az olduğu için hemen yazlıklarına varmışlardı. O günden sonra Ekmekarası ile çok güzel bir bağları olmuştu. Ve o gün çevredekilerden öğrendiklerine göre tam düşündükleri gibi olmuş ,kurye Ekmekarasına çarpmış. Ve hala Umay kuryeye çok kızgın.