Yıl 2020 Bahar neşesi heryeri sarmıştı. Bütün herkes kendi işiyle ilgileniyordu. Güneş batmaya insanlar tezgahlarını kaldırıp evlerine gidiyordu. İşte onlardan birisi de vampir Halitti, evine gidip hamile eşinin yanına uğramalıydı son günleriydi kızının doğmasına.
Eve gittiğinde elinde yemekte vardı biliyordu çok yorulmuştu yemeği mutfağa koydu. Eşine bakmak için salona gitti;
-Gamze hadi yemeğe gel dedi eşine elini uzattı kadın kalktığı zaman sancı girdi
-Ahh sancı çekiyorum dedi eşine bakarak zamanı gelmişti demek hemen ebeyi çağırdı Halit.
Ebe gelince sıcak su ve havlu hazırlamış hemen Gamzenin yanına gelmişti. Doğum biraz zor geçsede kız doğmuştu ikiside sağlıklıydı. Ama kız doğduğu an ışık saçmıştı ama öyle ışık ki dışarıdan gören olduğu yeri anlar gökkubbeden bile gözükürdü. Sonra dışarı çıktı ebe ve ay tutulmuştu bu kız ulu büyücü olucak demektir hemen kızın ensesine baktı ve tahmini doğruydu işaret bile vardı.
Gamze hanım kızına tebessümle baktı;
-Senin adın Yonca dört yapraklı yonca gibi şanslı doğdun dedi gülerek.
Gamze hanım da büyücü olduğu için kendisini kızına eğitmeye adamıştı şimdiden...
Ama geleceği kimse bilemezdi...
Kızı 5 yaşına girdiğinde eşinin borçları yüzünden tefecilerle uğraşıyordu öyle ki artık tehtidi almışlardı ve gerçekten uyarılarını dikkate almayan Halit'e bedelini ödetmek için evlerine girmişlerdi. Gamze hanım mutfaktaydı ve patırtı duyunca kızından olabilir diye endişelenerek koştu. Ama meğersem tefecilermil ve bir tanesi silahı uzatarak; -Sakın ses çıkarma dedi diğerleri ise değerli eşyaları alıyordu. Sonra silah uzatan onu karnından vurdu bu ses Yoncayı uyandırıp ağlatmaya yetti ve sesin geldiği yere yürüdü. Annesi yerde yatmış bir adamın ona silah dayattığını gördü ağlayarak annesine sarıldı; -Anne! Lüytfen ölme! Annesi fısıltıyla; -Seni seviyorum canım kızım sana eşlik edemediğim için beni affet Yonca, (koruma büyüsü yapar) sana dokunamazlar korkma tamam mı? -Tamam dedi Yonca annesine daha çok sarıldı. Adamlar eşyaları toplayınca liderleri; -Öldürün kadını, görsün bakalım neler yapabileceğimizi? Dedi ve silahı tutan adam Gamzenin başına sıktı. Yonca daha çok ağladı ve annesine sarıldı öldüğünü bilmiyordu. Cesaret alıyordu annesine sarılınca onu bırakmak istemiyordu. Sonra tefecilerin başı kızı kaçırmak için alıcaktı ama koruma barıyeri onu engelledi. Adam küfretti sonra yardımcılarına dönerek; -İşimiz bitti hadi dönelim dedi ve evden çıktılar. Onlar gittikten biraz sonra ambulans ve polisler eve geldi. Anneyi gören sağlıkçılar ona bakmak isteselerde küçük kız annesinden ayrılıyordu sonra eve giren Halit manzarayı görünce dona kaldı. Bütün bunlar onun yüzünden olmuştu. İş yerinde çalışırken ona haber verdiklerinde direk gelmişti ama inanmamıştı şimdi gördüğü manzarayla yaptıklarının acısını çekiyordu hemen kızını kucağına aldı; -Yonca sakin ol tatlım anneyi kontrol edecekler tamam mı iyi mi kötü mü diye sonra iyiyse tekrar gelicek annen tamam mı? Dedi babası kızına -Ama kötüyse? Oy zaman ne oluy? Dedi kızı -O zaman sana ben bakarım... Dedi zorla babası -Annem peki ona ney oluyacak? Dedi merekla küçüş kız -O ise biraz dinlenicek ve yanımızda olmuyacak şimdi doktorlar ona baksın biz burada bekleyelim güzel kızım tamam mı? Dedi babası anlaması için dua etti içinden -Tamam babacım dedi kızı ve sarıldı. Doktorlar ceseti aldı, eşinin aslında öldüğünü anlamıştı Halit ama kızı için doktorları bekliyordu doktorlardan biri geldi; -Başınız sağ olsun hastayı kaybettik dedi -Annem öldü mü baba? Dedi ağlayarak kız babası ona sarıldı ve cevap olarak; -Evet maalesef canımın içi çok üzgünüm onu koruyamadım... Lütfen beni affet güzel kızım dedi ve kızına sarıldı sıkıca.... _2 yıl sonra 2022 Nisan ayı_ Bugün Yoncanın annesi olmadan 2. Defa kutladıkları doğum günüydü ve 7 yaşındaydı ilkokul 2.sınıfa geçmişti. Babası evde sıkışmasını istemediği için erken kayıt ettirmişti. Annesinin ölümünden sonra babası çok değişmişti, eve geç geliyordu ve garip davranıyordu babası, en sonunda Halit dayanamadı ve kendisi içki içtikten sonra bir binadan kendisini attı ve eşinin yanına gitti. İşte o zaman küçük kız daha da yanlızlaştı. Babası öldükten sonra teyzesi onu yanına aldı yeğeninin ulu büyücü olduğunu bildiği için dikkat ediyordu ona bir tehlike gelmemeliydi zaten kendisi bir savaşçıydı ve Yoncayı öyle eğitmeye başladı. Kardeşinin ölümünden sonra yanlızlaşan Derya için yeğeni Yonca ilaç gibi gelmişti ona artık daha mutlu ve güzel geçiyordu günleri... Yonca büyü ilkokulu 2. Sınıfta olmasına rağmen çok usta büyü yapıyordu ve herkes gibi sözlü değil sözsüz büyü yapabiliyorum bu bir ilkti. Ulu büyücüler ise bu sırada konseyi 4 yılda birlikte toplantı yapıyordu ama yeni olanlar için 10 yaşına kadar gelme zorunluluğu yoktu on yaşından sonra sorumlu tutuluyor ve gelmemeleri ayıp satılıyor. Yonca 4 yaşındayken toplantı yapılmıştı şimdi ise 1 yıl sonra tekrar toplantı olacaktı. Ama 4 yıl sonraki toplantıya katılması zorunlu olması Yoncanın zoruna geliyordu. Yoncanın hayatı normal bir şekilde ilerliyordu her zaman ensesini kapatarak saçını öyle yapardı. Kimse yeni ulu büyücünün kim olduğunu, nasıl göründüğünü, ne yaşadığı bilmiyordu bu bir sırdı... Büyü okulunda ise mana ve büyü gücüne bakılırdı (Büyü gücünü ne kadar kullanırsa kullansın manası hep aynı kalır, mana= büyü enerjisi). Büyü gücü aralığı ise 0-500 aralığıydı ve şöyle sınflandırılırdı, 0-100 insan büyücüleri, 100-200 büyücüler (büyücü soyundan gelenler), 200-300 geliştirenler için olan aralık çabalayan kazanır :), 300-500 aralığı ise ulu büyücülerin gücüydü normalde ulu büyücüler küçükken büyü güçleri hep 350-400 oldu bizim Yonca ise büyü gücü 450 büyü gücüne sahipti ve ek olarak söz söylemeden büyü yapması çok önemli bir etkendi. Bu ülkenin geleceğini değiştiren ulu büyücü Yonca Kaymaz'ın umrumda değildi umursamaz olduğu için ve büyülerin isimlerini hatırlayamadığı için kendisini sözsüz büyüde ilerletti. Kendisini bildi bileli sadece ailesini umursuyordu ve onları kaybedince bir boşluğa sürüklendi ve umursamamak onun en büyük yoldaşı olmuştu. Bu ülkede en merak edilen insan kendisiydi ve 5 yıl sonra konseye katılmak zorundaydı o zaman nasıl saklanacaktı? Kedisini gizlemek istiyordu çünkü sakin ve sessiz bir hayat sürdürmek istiyordu... Diğer ulu büyücüler gibi değildi o farklı bir ulu büyücüydü (Ulu büyücülerin bir artı yönünde insanların zekasıyla aynıydı yani stretijeleri çok iyiydi: not olsun) ~~Bölüm Sonu~~ Diğer bölüm Yoncanın anlatımıyla yazıcam Aradan 5 yıl geçmiş olacak ve toplantı olacak Hep animesini izledikten sonra kitap halini yazmaya çalıştım Umarım beğenirsiniz ❤️