İçeriğe geç

ulaşılmaz diyarlar

Bölüm 2 · 1 dk okuma

ulaşılmaz diyarlar

Bölüm 2

1. Bölüm

Her iki diyar da bu felaketten kurtulmaya çalışıyorlardı. Çünkü şu ana kadar alışık oldukları düzen , yeni hisler yüzünden yerini kargaşaya bırakmıştı. Yok olmaktan korktukları için her iki diyarın insanları , bu felaketin başlangıcı olan bu iki çocuğu ulaşılmaz kapılar ardına kilitlediler. Ve bütün halk eski düzenlerine dönmeden bu işe bir hal çaresi bulmadan o hapishaneden çocukların çıkmaması konusunda hemfikirdi. Ama ortada başka bir sorun da peyda olmuştu. Bu çocuklar felaket getirmemiş olsaydılar diyarlarının yöneticileri olacaklardı. Eğer bu felaketi başlarından atamazlarsa çocuklar büyüyüp tahta oturmaları gereken yaşa gelene kadar başka yöneticiler yetiştirmeleri gerekecekti. Ama asırlardır yöneticilik sadece bu çocukların ailelerinden devam etmişti. Başak bir soyda böyle yöneticiler olabileceğine inanmıyorlardı.

Hep halkların durumundan bahsettik. Biraz da doğar doğmaz hapsedilen şu iki zavallı yavrucaktan bahsedelim. DİLRUBA ve ZEYNA ... İsimleri onlar doğmadan evvel kararlaştırılmıştı. Zeyna mücevher kadar kıymetli bir güzelliği , Dilruba ise taş gibi kararlı ve kesin bir yüreği temsil edecekti. Ne yazık ki bu çocuklar diyarlarının insanına hiç benzememişlerdi. Zeyna hep öfkeli ( evet bebekken de ) ,Dilruba ise huzurlu , mutlu ve neşeli doğmuştu. Annelerinden başka hiç kimse yanlarına uğramıyordu. Neyse ki anneleri yani kraliçeler , o kadar kültürlü , bilgili ve şefkatliydiler ki çocuklar dört duvar arasında delirip yok olmaktan kurtuldular. Ama alışık olmadıkları duygular hep karakterlerinin baş köşesinde oturdu. Zeyna ateş gibi öfkeli , Dilruba ise hep neşe ve sevgi taşıdı kalbinde. İkisi de büyüyüp yetişkin birer genç olana kadar devam etti bu böyle. değişmeyen bir diğer şey ise Zeyna'nın sırtındaki bir ağacı andıran bütün sırtını kaplayan büyüklükte kırmızı renkteki doğum lekesiydi. Çocuklara o güne dek anneleri sebep oldukları felaketleri hiç anlatmamıştı. İkisi de yönetici olabilmek için korunmaları gerektiği, bu yüzden de böyle hapsedildiklerini sanıyorlardı. Acaba hakikati ne zaman öğreneceklerdi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.