"Siyah kadar yalnız
Mavi kadar sonsuz."
Asena, uçağın camından aşağıya bakarken, gri bulutların ardında beliren Türkiye sanki yıllardır özlediği bir hikayenin başlangıcıydı;babasından miras kalan sessizlikle dolu o boşluğu, bu uzak diyarlarda belki de ilk kez dolduracaktı.
Yanımda oturan üvey abimle göz göze geldim; o da benim kadar üzgündü. Babamızın ölümünden sonra, ilk kez bu kadar uzak ama bir o kadarda yakındı. Türkiye’de bir başlangıca adım atıyorduk.Abime dönerim
Asena: Sence burada gerçekten mutlu olabilecek miyiz?
Ayaz: Belki burası bizim için bir başlangıçtır.
İnsanlar ona üvey abim diyordu ama bu kelime bana hep yabancı gelmişti. Yıllardır yanımdaydı, beni benden iyi tanıyordu. Bakışlarım ona kaydı, çoğu insan bizi ilk gördüğünde ne düşünürdü bilmiyorum ama benim tek düşündüğüm şey onunla kendimi güvende hissetmemdi. Baktığımı fark ettiğinde bana hafifçe gülümsedi, o gülüşü yıllardır görüyordum ama bulunduğumuz durumumda o gülüş kalbimin sıkışmasına neden oldu. Karşılık olarak ona gülümsedim ve derin düşüncelere daldım.
Sanki bu yolculuk sadece yeni bir ülkeye gitmekten ibaret değildi. Hayatımın yönünü değiştirecek bir şey beni bekliyordu. Ne olduğunu bilmiyordum ama kalbim bunu hissediyordu. Yeni bir okul, yeni bir ev, ülke ve yeni insanlar. İçimi bir heyecan kapladı.Tam o sırada koridordan geçen hostes nazik bir gülümsemeyle yanımızda durdu.
"Bir isteğiniz varmı ?" diye sordu.
Başımı iki yana salladım.
"Hayır,teşekkürler."
Hostes uzaklaşırken ellerimi dizlerimin üzerinde kenetledim. Farkında olmadan parmaklarımı birbirine bastırıyordum.
"Bu kadar belli etmesen mi?" diye bir ses duydum yanımdan.
Başımı çevirince bana hafifçe gülümseyen abimle karşılaştım.
"Neyi?"
"Gerildiğini."
Kaşlarımı çattım.
"Gerilmiyorum."
"Tabii(!)"
Gözlerimi devirince kısa bir kahkaha attı.
"Merak etme," dedi. "Yeni okulda , yeni insanlar da düşündüğün kadar korkunç çıkmayacak."
"Ya çıkarsa?"
Omuz silkti.
"O zaman birlikte baş ederiz."
Sonunda inişe geçtik.
Normalde bu kadar bilinmezlik insanı korkutmalıydı belki. Ama ben korkudan çok merak hissediyordum.
Hayatım boyunca karşıma çıkan şeylerden kaçan biri olmamıştım. Bu yeni başlangıç da farklı olmayacaktı.
Pencereden dışarı baktım. Bulutların arasından görünen şehir gittikçe netleşiyordu.
Birkaç saat sonra bu manzaranın içinde olacaktım.
Bu düşünce kalbimin biraz daha hızlı atmasına neden oldu.
Hayatımın yönünü değiştirecek bir şeyin beni beklediğini hissediyordum.
Ne olduğunu bilmiyordum.
Ama hissediyordum. İstanbul havalimanıdaydık eşyaları aldık ve bir taksi çevirdik.Daha önce internetten ayarladığımız otele doğru yola koyulduk. Kalacak kalıcı bir yer bulana kadar birkaç günlüğüne burada kalacaktık.
Taksinin camından dışarıyı izlerken İstanbul'un kalabalığı dikkatimi çekiyordu. Her şey yabancıydı ama nedense rahatsız edici gelmiyordu.
Yaklaşık yarım saat sonra otelin önünde durduk.
İçeri girip giriş işlemlerini tamamladıktan sonra görevli bize oda kartlarımızı uzattı.
Abim benim rahat etmem konusunda her zaman hassastı. Bu yüzden iki ayrı oda tutmuştu.
Odalarımız aynı kattaydı ama birbirinden bağımsızdı.
"Bir şeye ihtiyacın olursa ara" dedi oda kartını cebine koyarken.
"Sanki kaybolacağım."
"Senin ne yapacağın belli olmaz."
Gözlerimi devirip valizimin sapını tuttum.
"İyi geceler."
Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
"İyi geceler Asena."
Evettt bölümümüz burada birmiştir biliyorum biraz kısa ama bu daha sadece giriş))
Sonraki bölümleri daha uzun tutmaya çalışacağım.
Ayaz Pars:

Asena Pars:

Beğendiyseniz oy vermeyi unutmayınnn:)
Bir sonraki bölüme kadar hoşçakalınnnn 😘