"Hadi yavrum uyan, sana güzel bir sürprizimiz var" dedem benk uyandırmaya çalışıyordu ama sadece
çalışabilirdi
mental olarak çökmüştüm, sinirim bozulmuştu dehşet derecede
"Dede uykum var dur ne sürpriz mi ne süprizi"
sürprizlere bayıldığımı daha önce söylemişmiydim?
evet söylemiştim
hemen yattığım yerden kalktım oturur pozisyona geldim
sımsıcak evde battaniyenin altında koltukta öğle vakti uyumak kadar güzel bir his yoktu
"Sürpriz dedim ya torunum, söyleyemem gel kendin gör"
"geliyorum " diyip ayağıma terliklerimi geçirip peşinden gitmiştim hemen,
"Iyiki Doğdun Ada , Iyi ki Doğdun Ada, iyiki Doğdun,Iyiki doğdun Iyiki doğdun Adaaaa" gözlerim doldu
dedemle babaannem benim için pasta yapmış
hediye almışlardı
etrafta bir kaç balonda vardı
Sanırım geçirdiğim en kötü doğum günü anısı olmaktan şuanda kurtulmuştu bugün
koşarak dedemle babaanneme sarıldım hemen
"Iyiki varsınız,iyiki buraya gelmişim teşekürler ederim" dedim dolu gözlerimin arkasından
" O ne demek öyle, teşekkür meşekkür yok herşeyin en iyisini hakediyor benim torunum" babaanemde dedemi destekliyor öbür yandan şap şup yanaklarımı öpüyordu
Biraz daha onlarla vakit geçirdikten sonra hediyelerimi açmak için oturmuştum, Burda benim altın üçlününde hediyesi vardı.
şimdi açacaktım
Dolu gözlerimle diğerlerine göre Küçük kalan ama büyük olan kutuyu açtım ilk
son model bir airpords vardı
Demir abim almıştı , içindeki not içimi ısıtmıştı
"En son kulaklığın yokken ellerime kusmuştun, önemli bir tedbir almak için son model kulaklık iyi olur diye düşündüm birtanem
ha olurda kusmak istersen illede, ellerim her daim sana feda"
Yia
Şapşikti bu çocuk
kıkırdadım hemen ardından abime yazdım
ilk hattımda yazacağım kişi o olacaktı,isimle kaydetmeyi gerek görmemiştim çünkü başka bi abim yoktu
Abimmm🤍
Hediyenii açtımmm abiimm
çok beğendim
teşekkür ederimmm😽
yazıp kulaklığı kendime takıp fotoğraf göndermiştim
henüz oralarda hala kargaşa olduğu için, anında görmesini beklemiyordum zaten ardından öbür paketleri açmaya başladım elim en büyük pakete gitti yavaşça kutuyu açtım
içinden yapboz çıkmıştı,
elim kutunun dışına gitti
tere çevirdiğimde bunun efeyle kendi fotoğrafım olan özel basım bir yapboz olduğunu anladım
gözlerim dolmuştu yine
çok güzeldi bu
fotoğraf karışıktı, yapabilirmiydim emin değildim ama değerdi
elim kutunun içindeki nota gitti
"İyiki doğdun ablamm, manevi birşey yapmak istedim ama aklıma gelmedi, bende 7/24 beni düşün diye yapboz yaptırdım, fotoğrafta hangimizin ayağı hangimizin kolu belli olmuyor diye bol bol uğraşırsın diye düşündüm, nice senelere biricik ablam "
yiaaaaa
ben yumuş yumuş bir tüy yumağıydım
hemen onada yazıp teşekkür etmiştim, cok tatlıydı bu çocuk ya
ardından Güney'in hediyesini açtım
Bana plaket yaptırmıştı manyak
Yılın karıştırılan best bebeği diye
Notu okuyunca beni bi gülme tutmuştu
"Varoş plaketi değil he, zorda kalırsan bozdurursun, bilmem kaç gram altın var, kıymetimi bil köpekkk, ay neyse iyiki tanışmışız , ağlicam şimdi çok seviyorum seni"
sevgi pıtırcığı idim şuan
hemen onada mesaj atmıştım
Dedemin hediyesi ise en güzeli olabilirdi
Kafamı dağıtayım diye bana tatil ayarlamışti,ve ne olur ne olmaz diye 3,4 bilet almışti birilerine veririm diye
ama benim hayatım o kadar yanlızdı ki dedee babaannem dışında 3 kişim vardı, 4. bilet fazlaydı bile
Babaannemse bana manevi değeri çok yüksek olan hatta maddi değeride bir o kadar yüksek olan , anneden kıza yada toruna verilen çok özel bir çift küpe vermişti
Tamamiyle gerçek altın olduğunu 3 yaşındaki bir çocuk bile anlayabilirdi
o kadar ağırdı ki
Babaannemin halama bile vermediği bu küpeyi bana vermesi, güvenmesi, beni 40 yerimden bıçaklamıştı
öbür evdekiler bana günahları kadar güvenmiyorlardı
şimdi yormayan güzel bir aile ilişkim varmış gibi hissetmiştim
mutlu olmuştum
Benim onlara ihtiyacım yoktu
ama onların bana ihtiyacı vardı
Birden alacaklı gibi kapı çalmaya başladı , bakışlarım endişeyle dedeme döndü
"Dede noluyor"
"öğrenelim bakalım kimmiş derdi neymiş, sen içerde bekle kuzum"
ne kadar onu kafamla onaylasam bile çaktırmadan pencereden izlemeye başladım
Bütün ex aile bireyleri buradaydı
5-6 saat önce ex olmuşlardı benim için
hayır eski anlamında ex değil...
ölüm anlamında ex
Kemal bey kapıyı yumrukluyordu
Aptal değildim burda çok kalamayacağımı biliyordum ama kalabildiğim kadar kalmak istiyor, hepsini kapımda köpek yapmak istiyordum.
İçimdeki şeytani uyandırmışlardı
enayi olamayacak kadar öfkeliydim
iki güzel söze kanamayacak kadar nefret doluydum
saçım okşanınca uyumak yerine tiksinecek kadar iğrenç duygular besliyorum
onların adına üzülmüştüm
bu Adayı tanımak onları kahredecekti
aslında üzülmemiştim, acımıştım
tıpkı sokakta gördüğüm araba çarpmış bir köpek yavrusunu görünce hissettiğim kadar acıyordum anca
"Kızımı almaya geldim" Kemal bey dağılmış suratının arkasından konuşunca bakışlarım ona döndü
"Ben size demedimmi oğlum torunum dahi olsa bu eve kimse girmeyecek diye" diyip korumalara bağırmıştı
"Efendim çok zorluk çıkardılar,polis falan dedile-"
"Sus topuğuna sıkarım sus" diye havaya 2 el açtı Dedem herkes irkilmişti, exler dışında
"Dede Ada burda biliyoruz, alıp gideceğiz" diyerek sakince konuşmaya çalışan fakat kendini zor dizginleyen Fırata baktım
"Vay paşama bak sen, demek burda olduğunu biliyorsun, okumayı konuşmayı, dinlemeyi biliyormusun peki Fıratçığım heh? güvenmeyi? inanmayı?"
Konuş be dede arkandayım
Bir anda nerden çıktığını bilmediğim babaannem konuştu
"Size adanın bokunu bile vermem, basın gidin evimden," çok ciddiydi duruyordu ama babaannem dedemin aksine şiveli konuşuyordu, bok demek yerine poh demesi beni neredeyse güldürecekti.
"Anne bak" Elif hanım konuşmaya girecekti ki babaannem susturdu onu " sus anne deme bana, annelikten soğudum senin bu güzel yavrucuğa yaptığın annelikten sonra, bu kız burdan gitmek istemediği sürece, polisinide getirirseniz vermem size, "
"poyraz" polisi ara diyen Kemal beye baktım , benimkilerin başı derde girmesin diye sakladığım yerden çıktım o polisi aramadan
herkes bana bakarken
"Ada'm" diye bi ses çıktı nerdeyse herkesten
annem bayılmak üzereydi
bakmadım ona
tıpkı o bana bakmadığı zaman ki gibi
gözlerimi bakmayı
bakışlarımı görmeyi
haketmiyordu
kimseye bakmadan dedemin yanına gittim kolunun altına girdim
"Olurda polisi ararsanız, ömür billah hiçbiriniz affetmem, bununlada kalmam , yapmamı umut ettiğiniz şeyi yapar Ailenizi yıkarım, yemin ederim yıkarım, Elinize bu sefer gerçekten sebep geçmiş olur en azından, şimdi o elindeki telefonu bırak, başını kaldır "
Poyraz kafasını kaldırdı, göz göze geldik
" Sıkıyorsa ara, hadi ara, neden aramıyorsun, götün yemiyor değilmi? arasana, arasanıza," güldüm seslice
"Size öyle şeyler yaparım ki keşke Adayı böyle birşeye dönüştürmeseydik dersiniz, keşke O gün ölseydim de öyle şeyler demeseydim dersiniz keşke , keşke, keşke , sizi keşkelere boğarım,"
" Anladınız mi beni, boğarım, şimdi hepiniz defolun gidin evimden, ben size uçağa binmeden önce son şansımı verdim
dedim ki ;
Birşeyin deyin son şanınız , yoksa hayatınız boyunca yüzümü göremessiniz dedim mi? Dedim.
ki ciddiydimde
o suratımı birdaha asla göremeyeceksiniz, karşınızda size sevgiyle bakan bir ada asla olmayacak, bitti, herşey bitti, Ulan ben size kanıt atmasam siz hala arkamdan konuşuyor olacaktınız , Hani bir daha o eve geri giremezdim, noldu Fırat paşa, ne diye geldin beni geri götürmek için, Hani bana bir daha güvenemezdiniz , ne diye kapıma geldiniz?, hani kırılan bir kaç bardak bile benim için değmezdi , ne diye kapımın önüne geldiniz, ederim bir kaç bardak değilde fazlasımıymış? Hayırdır?,
Ben size o kanıtları bana güvenin bana inanin diye atmadım bana geri dönün diye atmadım, Pişmanlıktan her gün ölüp geberin diye attım, ama ne kadar yüzsüz olduğunuzu unutmuşum, Kapıma gelme cesaretinde bulunacağınızı düşünmemiştim, yazık size ömrünüzün geri kalan kısmında, yaşayacağınız vicdan azabına üzülüyorum, ben ailen var sanmıştım ama yokmuş, bitti " ellerimi birbirine çarpıp hiçbirine bakmadan içeri girdim
arkamda bir harabe bıraktığımın farkındaydım
Bana pişmanlıkla bakan gözleri beni sadece tatmin etmişti
Bu yanımla ben bile iyi anlaşamazken, onların tanışması iyi şeylerin alameti değildi
Peşimden gelen Efe ve Demir abim benimle beraber içeri girdiklerindeyse sadece sarılmıştım
Melek Ada mod on
geri açılmıştı
"Daha beterini yap bebeğim" diyen Demir abime gülümsedim
"En çok ta benim suçsuzluğum onları rahatsız edecek"
kafamda tilkiler dönüyordu
ağır seylerdi
ama bana söylenenlerdr ağırdı
İntikam almadan onları affetmem mümkün değildi
eski melek Ada için mümkündü, hatta çok basit birşeydi
ama şeytan Ada , önüne Acun Ilıcalının serveti konsa bile İntikamsız kimseyi affetmez
Kimsenin gözünün yaşına bakmazdı


