İçeriğe geç

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 27 · 6 dk okuma

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 27

Bölüm 27

Demir abim ile arabadaydık yine

sürpriz olması gereken ama olamayan doğum günü partime gidiyorduk

diğerlerinin haberi olmadığını söyledi abim

yani bilmiyormuş gibi yapıp heveslerini kırmayacaktım ama sonra onlara söyleyecektim

Araba durduğunda geldiğimiz yere baktım

Dışardan normal büyük bir kafe gibiydi, ama boş park alanından anladığım kadarıyla benim için burayı bugünlük kapattırmışlardı

gülümsedim Demir abime, oda gülüşüme karşılık verdi

içeri giderken elimi tuttu , kapının önüne gelirken gözlerimi kapadı

"Aa abi noluyor , neden gözümü kapatıyorsun" dedim yalandan ve yalandan olduğu çok belliydi Demir kısık bir kahkaha attı

Ardından içeri girdik

Patlayan konfetiler ve Iyiki doğdun Ada senfonileri beklerken sessizlik karşıladı beni

"noluyor burda" diyen Demir abimin sesiyle gözlerimi açtım sonunda, ellerini çekmişti

Herkes buradaydı, Güneyde dahil kuzenlerde , karşımda Cereni gördüm, o niye gelmişti ki elleri göğsünde kavuşturmuş sinsice sırıtıyordu

Güneyse uzaktan bana gülümsedi mahçupca samimiydi bu gülümseme

anlamamıştım noluyordu burda

Heryer süslü ve hediyelerle doluydu balonlar havadaydı ama herkes dağılmış sandalyelerden birine oturuyor,yada ayakta beni bekliyorlardı

kafamdan zitrilyon senaryo geçti ama en olmasını istediğimi söyledim

"Tamam sürpriz yolda gelirken bozuldu ama benim için önemli değil niye bu kadar üzüldünüz, bugün benim doğum günüm"

poyrazdan alaylı bir gülümseme geldi

Demir ne olduğunu anlamaya çalışıyordu

Fırat abim yüzüme bakmıyordu

Kenan izliyordu, yalınsa burda değildi

kuzenlerse sessizce yeri izliyordu

adının arda yada burak olduğundan emin olmadığım gıcık kuzenlerimen biri ise Cerenin omzunu sıvazlıyordu

"Ceren neden burda abi, son olanlardan sonra doğum günümde istediğimi nerden düşündünüz" dedim sakince

o sırada Cerenin sesiyle bakışlarım ona döndü

" Gel kendin gör, yaptığın herşeyi ortaya çıkardım, bu insanlara bidaha sataşamayacakın , uzak durucaksın abilerimden" dedi

kısıkça alaylı şekilde güldüm

"senmi karar veriyorsun buna? , zaten bu tavırdan anladığım kadarıyla bi boklar dönüyor, burda senin gibi bir manyak varken seni dinlerlerse bana inanmazlarsq bitmiştir zaten, git tedavi ol kızım " diyip dediği yere bahsettiği şeyi görmeye gittim

Demirle beraber geldi

Masadaki fotoğraflara bakınca gözlerim şaşkınlıkla açıldı

Masada ben ve sinem karşılıklı oturuyorduk, ve ikimizde sinsice birbirimize gülümsüyorduk, sadece bu vardı

Dışardan plan yapmışız gibi gözüküyor olabilirdi ama bu bakış açısından dolaylı birşeydi, kim ne düşünürse onu görürdü

Alayla güldüm hatta kahkaha attım

" Bu mu?" dedim alayla elime fotoğrafı alırken

o sırada yalın elindeki ses kaydını açtı

"O aileyi bitirmek istiyorum, hepsinden intikam almak istiyorum" sinemin sesiydi, evet buna benzer birşey demişti banada, sonra benim sesim duyuldu

" sana inaniyorum Sinem, beraber onlardan intikam alacağız, merak etme, hepsini bitireceğim" benim sesimdi

nasıl yapmışlardı bilmiyordum ama sesimi kopyalanmışlardı

Cerendi

Ceren o gün ses kaydı alırken bunun için ses kaydı almıştı

biliyordu herşeyi

o ikisi bu işin içindelerdi

" Ada güvenimizi sarstın " diyen abime baktım

Fırat abimdi

Fıratdı.

" ablam yapmaz abi manyakmisiniz siz ya" diyen kereme düştü gözlerim, lavabodan çıkıyordu beni görünce adımları durdu

üstüme yapıştı birden

"abla dinleme bunları, saçmalıyorlar gel gidelim" diyip sarıldı

karşılık verdim saçını karıştırıp güldüm

"Hala gülüyormusun Ada, kendini açıkla diye fırsat veriyoruz sana, şakamısın sen, bunları nasıl açıklayacaksın" diyen poyraza baktım

Maldı

cidden maldı

" Abi , uyarıyorum, bildiğiniz gibi değil, pişman olacağınız şeyleri söylemeyin" Demir abime baktım

elini tuttum

"Asıl o nasıl bunları söylemiş abi" kenana döndü bakışlarım

dili çözülmüştü anlaşılan

"Bize nasıl yaptın ada bunu" diyen yalınla bakışlarım ona döndü, hayal kırıklığı ile bakıyordu

ama beni en çok yaralayan Annem ve Babamdı

bu zamana kadar hep yanımda olmuşlardı ama sanırım onlarda yalandı

annem köşede ağlıyor babamsa onu teselli ediyordu

"Siz hiçbiriniz bir açıklamayı haketmiyorsunuz " dedim

haketmiyorlardī

" Ne açıklayabilirsinki zaten" diyen babama döndüm

gözleri kıpkırmızı olmuştu devam etti sözüne

"Seni herşeyden çok sevdik, sevdim, neden bunu bize yaptın"

güldüm yine

sinirim o kadar bozulmuştu ki

gülesim geliyordu sadece

"hala nasıl gülüyorsun Ada" diyen Fıratla bakışlarım ona döndü , sinirle masaya elini vurup hediye kutularımdan birini itti, irkilmiştim , ayaklarımın altına denk geldi

ne demişti bana daha önce ' kimsenin sana birşey yapmasına izin vermeyeceğim'

yalanmış

Demir abimse " Siz sakamisiniz , gerçekten mi bu mudur yani" diyip

sarıldım ona , ağlıyordu

benim için ağlıyordu

bu saaten sonra benim Demirden başka kimsem yoktu

herkes sessizce duruyordu

Içimdeki intikam ateşi körelmişti, bir saniye bile düşünmeden

dedemi aradım,

hepsini köpek gibi pişman edecektim

hepsi yalvaracaktı

hepsi ölmeyi dileyecekti

ve beni mumla arayacaklardı

Herkesin ne yaptığıma dikketle bakıyordu

Dedem açtı telefonunu

"Torunum nasılsın iyimisin yavrum"

gülümsedim "Iyiyim dedecim, senden birşey isteyeceğim"

" ne olursa yavrum" dedi bütün sesiyle

"Bana biletimi alır mısın dede , dediğin gibi yaptım,kim üzere üzsün seni aradım ilk, sende tutarmısın sözünü "

sinirlenmişti" O ne demek yavrum, alıyorum biletini, seni bu kadar üzecek ne yaptılar, kurşuna dizeyim hepsini söyle"

" sonra anlatırım dede oraya gelince kapatmam lazım şimdi tamammi " dedim

" ne o açıklama yapamayınca dedenemi kaçıyorsun" diyen yalına baktım

güldüm yine

Annemse gözlerime bile bakmamıştı başında beri

" Birşey de artık Ada, Ben yaptım de özür dilerim de Ama karşıma böyle psikopatça gülüp gülüp durma Ada " dedi poyraz malı

" Ağlayayım istiyorsunuz dimi, pişman olayım üzüleyim, yalvarayîm, ama bunların hiçbiri olmayacak, yalvaranda ağlayanda siz olacaksınız, bende aynı böyle karşınıza geçip, neden yaptın diye soracağım size"

Herkes gözüme suçluymuşum gibi bakıyordu

"Abi , üstüne gitmesenizmi bu işte tuhaflık yokmu" diyen Güneye gülümsedim

iyiki vardı

" Abla gitme diyemem ama benide götür gittiğin yere lütfen" diyen kereme baktım, gözleri dolmuştu

"sen hiçbir yere gidemessin efe, kim ne yaptıysa cezasını çekecek , Ada birdaha bizim eve adımını atamaz, bu saatten sonra kimse güvenmez ona" Fırat abim beni şaşırtmaya devam ediyordu

Demir herşeyi açıklamak için kuduruyordu gözlerime onaylamam için baktı, onaylamadım

Dedemin adamı gelip beni havalimanina götürene kadar bekledim

" Son kez şans veriyorum size, birşey demeniz için, eğer bu son dakikalarınızı kullanmassanız, ömrünüz boyunca yüzümü göremessiniz" deyip sakince oturdum benim için yapılan süslü sandalyelerden birine

" ne yüzsüzsün kızım sen ,kalk git kimse istemiyor seni" Cerene döndü bakışlarım, rahatlığım onu sinir etmişti

"Bekle Ceren, çok değil,bekle biraz ben gittikden sonra Selan okunacak" yutkundu

"Abi atın şu kızı dışarıya " demesine kalmadan Dedemin adamı geldi

Demirle, Efeyle, Güneyle vedalaştım

Demirin sinirden gözleri kıpkırmızı olmuştu, ama bir planım olduğunu anlamıştı o yüzden birşey demedi

ama birşey dersem burayı yıkacağını biliyordum

Dedemin adamı " çantanız yokmu Ada hanım" diye sordu

"Bu insanlara ait hiçbir şeyi yanıma almıyorum abi" dedim ardından benim 3lüye baktım

"Hediyelerinizi verin, orda açarım " dedim gülümseyerek

zerre siklemem ve gülümsemem diğerlerinin sinirini bozmuştu

Babam sinir bozukluğuğu ile güldü ve masanın üstündeki bardakları yere attı

"Sakin ol Baba değmez" diyen yalına baktım

unutmayacaktım

Sonrası çok hızlı oldu

Hemen uçağa binmeden önce, ses kaydını , kafenin kamera kayıtlarını, herşeyi attım herkese

ardından hattımı kırıp attım

Herkesin telefonuna bildirim sesi gelmişti muhtemelen

ortalığı karıştırmayı seviyordum

Onların pişmanlığını izlemeyi çok istiyordum

Kereme gitmeden önce videoya çekmesini ve beni almaya gelen abi nin telefonuna atmasını söylemiştim

Uçaktan inince keyiften dört köşe izleyecektim

Yerimde rahatça yayıldım

arkama yaslandım

ve yolculuğun keyfini çıkardım

Bugün hala doğum günümdü, ve uçakta atıştırmalık olarak verdiklere keke

ufak bir mum dikmiştim

Uçakta ateş yakmak yasaktı ama yanımdaki abi, gülümsedi,

çakmağını yaktı

uyarılar gelmeden hemen üfledim, gülümsedi

" Yeniden doğduğun gün mutlu olsun ada" diyen abiye baktım

Derince iç çektim

" teşekkür ederim , umarım"

Bölüm sonu

8 yorum