İçeriğe geç

Ufak Tefek Cinayetler (3. SEZON)

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Ufak Tefek Cinayetler (3. SEZON)

Bölüm 1

~ Merve Neyin Peşinde? ~

Evet... Başlıyoruz.

Şöyle bir şarkı sözü var. Fırat Ağacık diyor ki:

Korkunun ipliği kalpte dikiş tutar mı?

Küçücük yalanlar dev aşkları yutar mı?

Şu tarihi her zaman mı kötüler yazarlar?

Bak kahramanlarla dolu adsız mezarlar.

Gerçek gülüşler tek taşa satılır mı?

Zümrüt dolu taçlar şefkatle sarılır mı?

Zalimler tahtlarından tek bir sözle düşerler,

En sinsi silahlar mutfakta pişerler.

Bir kuş yuvasında ya da bir masumun ah sesinde.

Saklanır en günahkar en utanmaz ihanetler.

Her yaralı ruhun metruk arka bahçesinde.

İşlenir her gün böyle ufak tefek cinayetler.

~ 1. Bölüm ~

Serhan ve Oya'nın düğün töreninden 1 ay geçmişti. Halk, geçici sevecen tavırlarını, içlerinden yavaş yavaş atmaya başlamış, adeta eski günlerin kapıda olduğunu hatırlatırmışcasına devam ediyorlardı hayatlarına.

Merve, uzun zamandır mutfağına geçip, kendi tarifi olan frambuazlı çizkekini yapmamıştı. İhtiyaç mı duymadı, yoksa Kerim'e yaranmak için iyi rolünde miydi?

Bilmeyenler için söyleyeyim: Merve'nin çizkeki, onun savaş boyasıdır. Birine sinirlendiği zamanlarda hemen çizkeki yapardı ve karşı tarafa çok tatlı bir acıyla, ne olup ne bittiği anlaşılmadan, derinden bir yara açardı. Kerim'le araları iyiydi. En azından öyle gözüküyordu.

Pelin, oğlu Berk'i okula bıraktıktan sonra, Merve'yle buluşma ayarladığı için sitenin kafesine gitti. Merve daha gelmemişti. Pelin masada oturmuş beklerken, kapıdan içeri Merve'nin girdiğini gördü. Görevliye, Pelin'in nerede oturduğunu soruyor gibiydi. Görevli, eliyle Pelin'in oturmuş olduğu masayı işaret etti ve Merve, Pelin'e doğru yöneldi.

"Hello canım." Merve'nin selamlaşma biçimi. Merve masaya oturdu ve garson geldi.

—Nihat'cığım, bize iki amerikano getirebilir misin?

—Tabii Merve Hanım.

Merve, Pelin'in yerine de sipariş vermişti. Anlaşılan eski günlerin kokusu geliyordu. Kahvelerini içerlerken, Pelin lafa girdi:

—Off, Merve. Kızım çatlatacak mısın beni? Konuya girsene artık.

—Sakin ol cicim. Birini bekliyoruz. O da gelsin, anlatacağım.

—N-nasıl? Kimi bekliyoruz ya?

Pelin merakla sorularını akıtırken, gözü kafeye giren Oya'ya takıldı.

—Oya mı o? Oya'yı mı bekliyoruz yani?

—Evet tatlım.

Merve, Oya'ya el salladı. "Oya'cığım, buradayız."

Oya, Merve'yi gördü ama Pelin'in geleceğini bilmiyordu. Şaşkınlık ve merakla geldi, masaya oturdu. Merve, o yalandan gülen şeker yüzüyle,

—Hoşgeldin tatlım. Ne iyi ettin de geldin. Resmen özlemişim.

—Aa, daha bir hafta olmadı Merve.

—Olsun tatlım. Neticede sistırız değil mi? Özleriz birbirimizi.

Oya ve Pelin güldüler. Pelin artık doruk noktasına gelmişti.

—Merve, hadi bak Oya'da geldi. Anlat artık.

—Tamam. Tek bir kelime söyleyeyim o halde.

Oya ve Pelin merakla Merve'yi dinliyorlardı.

—Pilates diyorum.

Pelin'in yüzü düştü.

—Ne?

—Dur, bakalım Oya ne diyecek?

—Burcu mu? Ne alaka şimdi?

—Aferin Oya'cığım. Bildin. Bakın kızlar: Hani bu Burcu, Arzu'yu öldürdü ya...

—Ee.

—E Arzu'da Edip'i öldürmüştü.

Oya, iyilik meleği rolüne bürünüyordu.

—Ne demek istiyorsun sen Merve?

—Şöyle diyorum tatlım: Burcu'nun Arzu'yu öldürmesinin bir sebepi vardı değil mi? Aşık olduğu adamı korumak için öldürdü. Yoksa Emre ölecekti yani.

Pelin, konuşmanın sonunu anlamış gibiydi.

—Ben bu hikayenin sonunu biliyorum ama sen devam et bakalım Merve'ciğim.

—Bence, Burcu şuanda haketmediği bir suçun cezasını çekiyor. Bir şey yapalım diyorum arkadaşımıza.

Oya, Merve'yi kınıyordu.

—Ciddi misin sen ya? Arzu yaptığının cezasını çekmedi diye Burcu'da mı çekmesin yani?

—Öyle bir şey demedim tatlım. Hem Arzu'cuk yaptığının cezasını canıyla ödedi zaten. Buna Burcu sebep oldu evet ama, her şeyi Emre için yaptı. Bence bunu haketmiyor.

Pelin, Merve'ye hak vermişti. Onun biranda çıkıp bu konuyu açmasının altında bir şey olduğunu biliyordu ama atını, Merve'yi desteklemeye oynadı.

—Doğru söylüyorsun ya. Herşeyi aşkı için yaptı, doğru. Ama yapacak bir şey yok ki. Olsa da yapsak.

Oya artık konuşulanlara dayanamıyordu.

—Gerçekten mi ya? Yazıklar olsun size. Biliyor musun Merve? Şuana dek, senin aslında iyi bir insan olabileceğini düşünüyordum. Ama sen dönemsel iyiliklerinle, insanları manipüle eden biriymişsin. Eskiden nasılsan, içinde barındırdığın o Merve'yi, yavaş yavaş açığa çıkartıyorsun.

—Canım ben ne dedim ki şimdi ya. Şuanda hakettiğinden fazla cezayı çeken arkadaşımıza yardım edebilmek için toplandık ve konuşuyoruz.

Pelin söze girdi.

—Evet yani. Bunu haketmiyor Burcu. Hem sen adaletten yana değil miydin Oya?

Oya çantasını aldı ve,

—Gerçekten pes! Ben artık dayanamıyorum. Size iyi sohbetler.

Masadan kalktı ve çıkışa doğru yürüdü. Merve arkasından seslendi ama Pelin,

—Aman bırak, gitsin. Bu da eski Oya işte. Hiç değişmedi ki.

Merve ve Pelin yalnız kaldığına göre Pelin, bölümü bitirecek olan o soruyu sordu,

"Sen neyin peşindesin Merve?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.