Hayatta hep bir şeyler ters giderdi.Ya ters gitmesi sonsuza kadar düzlüğü getirseydi.
Nefesim kesiliyordu.Eini omuzuma koydu ve yavaşça sıkmaya başladı.Tırnaklarımı avuç içlerime geçirdim.Bir cesaretle arkamı döndüğümde bomboş bir duvar karşıladı beni.Endişeli gözlerle duvara bir süre baktım.
-Kimsin sen? Başımı duvardan ayırarak önüme döndüm.Karşıma dikilmiş sorgulayan gözlerle bana bakıyordu.
-Neden burda kimse yok? Sorusunu es geçmiştim.
-Kimsin sen? Sorusunu bir daha tekrarladı.Kaşlarım bir anda çatıldı.
-Ben burda yaşıyordum.Evden dışarı çıkınca Kimsenin olmadığını fark ettim ve bir baktım burdayım.
Sorumu bir daha tekrarladım
-Neden burda kimse yok?
Adamın gözleri teredütle parıldıyordu.aklımda bir sürü soru vardı ama bu adam neden sorularıma cevap vermiyordu.
-Cevap ver!
Adamın bana söylediği tek şey nasıl haytta kaldın?sorusu oldu.
Gözlerim bir anda açıldı.Nasıl yani herkes öldümu?
-Ne?Burdaki herkes öldü mü?
Sonunda soruma cevap vermişti.
-Hayır sadece gittiler.
-Nereye gittiler?
-Bu köyde sadece ikimiz varız.Burda bir gizem olduğunu söylüyorlar yani lanet o yüzden herkes gitti ve sen neden burdasın?
Gözlerim dolmuştu.Ne yani annem beni bırakıp gitmişmiydi.
Hiç bir şey söyleyemedim ve şaşkın gözlerle adama bakıyordum.
-Kimsin sen? Neden burdasın?
Eğer herkes gittiyse neden burdaydı bu ismini bilmediğim adam.
Bana doğru yaklaştı.
-Ben kimim biliyormusun?
Sertçe yutkundum.
-Bu köyü bomboş bırakan kişiyim.