Alexander tam grubun üzerine yürüyecekken omzuna dokunulan el ile irkilip arkasına döner
"hey! Bu kimin eli-"
Elin sahibi Andrew idi. Andrew endişeli ama şirin bir şekilde
"Hey, neden bu kadar sinirlisin? Sakin ol. Ben sana yardım edebilirim :3"
Alexander onu görünce bir an duraksar, birisi ona yardım etmek için gelmişti.. ve çok tatlı mıydı? Belkide evet.. veya Alexander onu tatlı buldu...
Alexander bir an kendine gelip kaşlarını çatar
"Sen de kimsin ha yeşil göz?"
Andrew gülümser
"Ben Andrew! Memnun oldum! Ya sen?"
Alexander onun gözlerinin içine bakarken hafif kızarır, ama geri normale döner hemen, aşık mıydı? Hayır hemen olamaz..
"Ben Alexander.. bu okula yeni geldim"
Andrew gülümseyip onun elinden tutar ve kafetaryada onunla oturur
"peki o halde, sanırım hiç arkadaşın yok yeni olduğun için? Beraber arkadaş olabiliriz!"
Alexander şaşırır, biri onunla arkadaş olmak istemişti?
"gerçekten mi..? Teşekkürler.."
Bu sefer hafifçe gülümser
Tabii bizim popüler grubumuz halen kafetaryada
Oliver kaşlarını çatıp
"Aman be bu çocukla azıcık eğlenecektik ne güzel, Andrew de karışmasa şaşarım"
Emily göz devirip
"her neyse başka zaman.."
~Zaman geçer~
Andrew, Alexander ile sürekli arkadaş olmaya çabalıyordu yalnız kalmasın diye, ve onu zorbalanmalardan koruyordu tabii
Alexander ise bu yoğun ilgi üzerine Andrew'i sever.. fazla sever hatta.. ama bir gün..
Alexander, Andrew'i gizlice izlerken birşey fark eder
"bekle.. Andrew'in SEVGİLİSİ Mİ VAR?!"
Alexander, Andrew'i izlerken bir kızla el ele olup yakınlaştıklarını görmüştü ki o an sinirle tırnaklarını kendine geçirir.. kalbinde birşeyler hissetmişti.. belki de kıskançlık.. ya da aşk..
Alexander'ın göz bebekleri küçülüp kendince güler
"o benim olmalı.."