KWON & JEON AİLESİ-
kwon jiyong oldukça başarılı bir iş adamıydı ama her konuda işte olduğu kadar başarılı değildi, 1994 yılında jeon boram adında bir idol ile evlilik yapıp şiddetli geçimsizlik nedeniyle 1998 yılında boşanmıştı, bu başarısız evlilikten 1997 yılında jeon jungkook dünyaya gelmişti, jungkook annesinin isteği üzerine babasının değil annesinin soyadını almıştı.
jiyong oğlunun ondan uzakta büyümesinden korktuğu için boram'ın her isteğini yerine getirdi, Her geçen gün bu istekler artmaya jiyong'un da canını sıkmaya başlamıştı,bu duruma daha fazla göz yummak istemediği için avukatı ile görüşüp jungkook iki yaşına basıp anne sütünden kesildiği gibi boram'ın elinden vekaleti almak istediğini belirtti, gerekçesi ise çocuğunu kendisinden uzak tutmakla tehdit edip kendi ihtiyaçlarını da jungkook üzerinden karşılamaya çalışmasıydı.
Boram eğer istediği şeyler olmazsa jungkook'u yurt dışına götürüp bir daha asla kore'ye getirmemekle tehdit ediyordu onu bunları mahkeme de aleyhine delil olarak kullandı, jiyong'un avukatı sonuna kadar jungkook için çabaladı ve de çabalarının karşılığı vekalet ile ödendi, 1999 yılında gerçekleşen mahkeme de jungkook'un babası ile yaşamasını ve bu kararın herkes için daha iyi olduğunu belirtti, jiyong eski eşine yeniden bir yuva kurana kadar tazminat ödeyecekti, ve boram her istediğinde oğlunu görebilecekti.
Jungkook iki yaşından itibaren babası ile büyümeye başladı her istediği anında oluyordu, jiyong oğluna odaklanıp o kendi ayakları üstünde durana kadar evlenmeme kararı aldı, ve bu kararın arkasında on sene boyunca durdu, 2009 yılında yani jungkook on iki yaşına geldiğinde jiyong yeniden bir idol ile evlenme kararı aldı, ve yeni eşinin ismi Ahn So-hee'ydi.
evlilikleri iyi gidiyordu So-hee işten fırsat buldukça jungkook ile vakit geçiriyordu, jungkook her geçen gün büyüyor babası gibi yakışıklı bir adam oluyordu, bu süreçte magazin sürekli jungkook'un peşindeydi bu ilgi ve şöhret onun egosunu tatmin ediyordu.
jungkook on beş yaşına gelmişti ve oldukça şımarık ve laftan sözden anlamayan birine dönüşmüştü,ne dadısı ne babası ne de annesi ona laf geçirebiliyordu kimseyi dinlemiyor sadece kendi istediğini yapıyordu, babası onu en özel kolejlere yolluyordu ama o okumak yerine okulda ki kızlara sarkıntılık yapıp onları rahatsız ediyordu.
babası yada annesi ona hiçbir zaman şiddet uygulamamıştı, ama o her önüne gelene saldırıp sürekli uyarı alıyordu, babası onun böyle olması konusunda kendini suçluyordu, düzgün aile ilişkileri kuramadığı için yıllarca onu tek başına anne sevgisinden mahrum bir şekilde büyütmüştü, ve anlaşılan anne sevgisinden mahrum şımarık bir şekilde yetiştirmesi jungkook için iyilik değil kötülükmüş.
jungkook on sekiz yaşına bastığında cinsel arzularını bastıramıyordu, babası bu konuda jungkook'un üzerine çok baskı yapıyordu onun herhangi birisi ile cinsel ilişki yaşamasına izin vermiyordu eğer kendini kontrol edemez ve böyle bir hataya düşerse onu asla affetmeyeceğini ona defalarca söylemişti, jungkook babasının bu konuda haklı olduğunu düşünüp iki sene boyunca onun bu istediğine saygı duydu.
jungkook artık yirmi bir başına girmişti, ama hâlâ kimseyle birlikte olmamıştı bu durum onu rahatsız ediyordu arkadaşları da onunla dalga geçiyordu, ama o herşeye rağmen babamın bir bildiği vardır diyerek kendini bastırmaya devam ediyordu bu süreçte kendi cinsel kimliğini tanımlamakta zorluk çekiyordu, hem erkeklere hem kızlara karşı cinsel çekim hissetmeye başlamıştı.
-KİM AİLESİ -
kim tae-woo yıllarını çocuklarına ve ailesine vermiş orta gelirli bir şofördü, biraz da geçmişine bakalım.
tae-woo fakir bir ailenin en küçük oğluydu kendisinden iki yaş büyük bir ablası vardı ve de ondan beş yaş büyük bir abisi, aileleri geçirdikleri kaza sonucu hayatlarını kaybedince, abisi kim tae-hoon kardeşlerine oldukça baskı kurmaya başladı, tae-woo'u sürekli döverek ondan asla bir bok olmayacağını ölene kadar insanların eline bakacağını söylerdi, ablası kim tae-hee ise abisinin baskısına dayanamadı ve evden kaçıp oyunculuk seçmelerine katılıp oyuncu oldu.
tae-woo umutsuzluk içinde bir gençlik geçirdi ablası hayatını yaşarken o abisinin eli altında köle gibi çalıştırılıyordu, girdiği her işten kazandığı parayı abisine veriyordu, bu zorlu süreç tae-woo'nun çalıştığı iş yerinde song hye-kyo ile tanışması ile sona erdi.
tae-woo kısa sürede hye-kyo ile samimi olmuştu ikisinin de birbirine karşı duyguları vardı ilk adımı atan tae-woo olmuştu abisinden gizli çalıştığı para ile sevdiği kadına yüzük alıp ona evlenme teklifi etmişti ve beklediği gibi "evet" yanıtını almıştı, iki aşık herşeyi arkada bırakıp daegu'dan seul'a kaçmışlardı burada herkesten uzak bir hayat kurup mutlu mesut yaşamaya başlamışlardı.
1997 yılında ilk çocukları kim taehyung'u kucaklarına almışlardı, hye-kyo doğum yaptıktan sonra bir süre işine dönememişti, bu süreçte tae-woo zorlanmaya başlamıştı tek maaş ile üç kişiye bakmaya çalışıyordu.
1998 yılında ailenin ikinci çocuğu dünyaya gelmişti "ye-sung kim" tae-woo doğan kızını ilk günden çok sevmişti, ve kızına yesung ismini vermişti, ye-sung doğduğu eve mucize misali iyi gelmişti, tae-woo abisi ile barışmıştı oyuncu olan ablası da çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için düzenli olarak para yardımı yapıyordu.
bu süreç 2008 yılına kim kardeşler ortaokula geçene kadar devam etti, tae-woo iş yerinden ayrılmıştı yaşı ilerledikçe bu iş onu yormaya başlamıştı,tae-woo bir gün gazete okurken kwon şirketinin şoför aradığını öğrenip başvurdu böylece kwon ve kim ailesinin yolları birbirine bağlandı.
yıl 2015 tae-woo patronunun isteği üzerine jungkook'un şoförü patronunun ise en sadık adamı olmuştu.
ve güncel yıl 2018 kim kardeşler babasının işi sayesinde burslu bir şekilde jeon jungkook'un okuduğu üniversiteye kayıt olurlar.
-prolog bitişi-
hikayemiz de açıklama bölümlerime prolog özel bölümünden dolayı yer verilmeyecek prolog'u iyice okuyun eğer okuduysanız hikayemize başlayabiliriz iyi okumalar 🍓