İçeriğe geç

Üç Dakika

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Üç Dakika

Bölüm 5

Antren�r

Zümrüt'ün Anlatımıyla...

"İklim kahvaltı masasını hazırladım."

"Tamam sen Çelik' le abimi çağır, patatesler pişti pişecek. " O sırada çayları dolduruyordu İklim.

"Tamam, geliyorum ben hemen."

Hızlıca üst kata, merdivenleri ikişer ikişer çıktım.

Önce Rüzgar Abi'nin odasının önüne gittim ve kapıyı tıklattım.

" Kim o? "

" Benim Rüzgar abi, Zümrüt. "

" İyi misin, bir sorun mu var Zümrüt? "

"Yok, kahvaltı hazır İklim çağırıyor. "

"Tamam geldim. "

Ardından Çelik'in kaldığı misafir odasına ilerledim. Ve kapıyı tıklattım o sırada Rüzgar Abi aşağıya indi.

"Çelik... Abi"

Kapıyı tekrar tıklatım. Yine ses yoktu. Bir daha ve bir daha tıklattım ses yok.

"Çelik abi! İyi misin bak giriyorum. "

Hala ses yoktu. Panikle kapıyı açıp içeri girdim.

" Hass...Z-zümrü."

Çelik'in belinde bir havlu vardı. Üstünde ise HİÇ BİR ŞEY YOKTU. Islak saçlarını ise elindeki küçük havlu ile kurutuyor, göğsündeki su damlaları ise karın kaslarına doğru yavaş yavaş iniyordu. Utançla kafamı önüme eğdim.

"Öz-özür dilerim, kaç kez tıklattım seslendim açmayınca bende birşey oldu sandım."

Elindeki havluyu boynuna astı.

"Duştaydım. Sen niye, yani ne için gelmiştin"

"Şey kahvaltı hazırdıda, neyse ben çıkayım."

"Ee tamam ben hemen geliyorum."

Hızlıca odadan çıkıp aşağı indim. Çok rezil olmuştum ya! Üfff.

"Zümrüt! "

"Efendim? "

"İyi misin sen? "

"İyiyim, iyiyim. "

İklimin yanına oturup kahvaltıya başladım. O sırada içeri Çelik girdi ve oda Rüzgar abinin yanına benim karşıma oturdu.

"Çelik? "

"Rüzgar? "

" İyimisin? "

" İyiyim ne oldu? "

"Kızarmışın gibi geldi? " Çelik birden öksürmeye başladı.

"Ne alaka oğlum ya? Kes sesini. " ve kahvaltısına devam etti. Rüzgar abi eliyle ağzına fermuar çeker gibi yaptı. Sonrada kahvaltı boyu sesiz geçti sadece İklim ve Rüzgar' ın arada sırada soru soran bakışları ile karşılaştım. Zaten karşılaşır karşılaşmaz gözlerimi utançla kaçırdım.

🌺~🌺~🌺

Kahvaltıdan sonra Zümrüt direkt gitmişti. Bir şey olmuş gibi ama söylemiyordu. Kahvaltıda bir kaç kez bakışlarımız kesişmişti ancak her seferinde bakışlarını utançla kaçırmıştı. İşin garip yani Çelik'tede birşeyler vardı. Neyse hadi hayırlısı.

Abim ile Çelik abi işlerine gitmişti. Abim doktorlukta staj yapıyor. Çelik abi ise sanayide ustaydı. Normalde dersleri çok iyi olsada lise üçte annesini ve babasını kayıpettiği için sanayide çalışmaya başlayıp aynı zamanda da liseyi bitirmişti. Üniversiteyi ise okumamıştı. Tek başına yaşıyordu. Genellikle annem evde olmazsa genelde bizde kalırdı.

Hızlıca üzerime gri eşofman takımımı giydim, antreman çantamı alıp evden çıktım. Motorumu çalıştırıp spor salonuna sürdüm. Salona yaklaşık on bir gibi varmıştım. Önce koşuyla ısınmaya başladım yirmi dakika sonunda koşuyu bitirdim ve klasik ısınma haraketlerini yaptım. Şimdi ise torbada çalışıyordum. Bir yumruk daha vurdum, bir yumruk daha ve bir yumruk. Ne kadar olduğunu bilmediğim bir süre daha böyle devam etti ta ki Michael'ın sesini duyana kadar.

"İklim."

" Michael. " O sırada torbaya tekrar vurmaya başladım.

"*** Spor Üniversitesinden, bazı öğrenciler geldi. "

"Eee? " Torbaya vurmaya devam ediyordum.

"Onlara kursumuzu gezdirmeni istiyorum. "

" Sınıf? "

" İkinci sınıf. Yani senden bir yaş büyükler."

" Tamam. Öğrenciler nerede? "

" Senin arkanda, benim yanımda. "

" Ne?"

Ani bir şekilde arkamı döndüm arkamda ona yakın kişi vardı. Tek tek yüzlerine bakarken birden duraksadım. Siktir... Tek kelime ile siktir. Karşımda Poyraz duruyordu. Birkaç saniye bakışmamız sonucunda Poyraz dudaklarını araladı.

"İklim..."

" Poyraz." O sırada Michael söze atladı.

"İklim siz tanışıyormusunuz? " İkimizede şüphe ile bakıyordu. Michael benim geçmişimi bildiği için erkekler karşısında hep beni bir abi gibi korurdu.

" Evet. "

" Nereden? "

"Geçen maçta tanıştık. "

"Diyosun? "

"Diyorum. "

"Tamam o zaman İklim sırası ile spor salonu, antreman salonu( boks torbalarının bulunduğu.),soyunma odalarının yerlerini göstermeni istiyorum."

" Tamam. " Ardından on kişinin de adını saydı, on kişiden biri kız geri kalan dokuzuda erkekti. Ve ve ve bunlardan biri de Poyraz' dı. Niye kafama taktığım konusunda ise en ufak bir bilgim yoktu. Michael işi olduğunu söyledi ve beni tek başıma bırakıp gitti. Ardından spor salonuna doğru ilerledim.

"Evet, burası spor salonumuz. Sağ tarfta koşu bandı, elektirikli bisiklet vs. var. Sol tarfta ise daha çok ağırlık çalışabilceğiniz yerler, aletler var."

"Peki bunları kullanmamız için ne yapmamız gerekiyor? Yani kayıt falan filan." Diye sordu esmer bir çocuk adı galiba Mert'ti. Bu çocuk iyi birine benziyordu ve kibardı. Lakin anladığım kadarıyla Poyraz sevmiyordu çünkü çocuk ağzını açtığı anda dik dik bakıyordu.

" Yani... Sadece kursa üye olmanız gerekiyor. Onlar size kart veriyor sizde kartı güveliğe gösterip giriyorsunuz. Sonrada istediğiniz gibi eşyaları kullanabilirsiniz. "

"Anladım teşekkürler."

O sıra başka bir çocuk lafa atıldı. Bu çocuğa gerçekten ayar olmuştum. Nedenini ise çok iyi biliyordum.

"Üyelik ücretlimi?" Bunu sabahtan beri beşinci soruşuydu. Ayrıyetten ayar olmamın en büyük nedeni ise çok gevşek gevşek konuşuyordu.

"Evet."

" Ne kadar?"

" Bir fikrim yok."

" Nasıl bir fikrim yok?"

" Ben burada muhasebe sorumlusu olarak görev yapmıyorum. Antremana geliyorum ve şuan ki görevim size burayı tanıtmak eğer çok merak ediyorsan çıkışta müdüre sorarsın. " Diğerlerinin yüzüne baktım.

" Başka soru? Güzel."

Tam ilerlemeye başlamıştım ki. Sabahtan beri bana öldürücü bakışlar atıp gıkı çıkmayan kız konuştu.

" Benim var aslında."

"Dinliyorum."

"Selim' e neden öyle çıkıştın, merak etti sordu?" O çocuğun adı Selim' miymiş ya ?

"Spor salonu ile ilgili sorusu olan?"

" Benim sorumu cevaplamadın." Dedi ve üzerime doğru bir iki adım attı. Bu kız dayak mı istiyordu. Seve seve bu isteğini karşılardım.

" Bak kızım, burası geldiğin yere benzemez ayağını denk al" dedim ve kızın üzerine doğru adımladım. Aramızda son bir adım kala durdum. Kızın yüzündeki korku bariz belliydi.

Tam bir şey demek için dudaklarını aralamıştıki, Poyraz'ın sesi dudaklarını kapamasına sebep oldu.

"Dora daha fazla uzatma, İklim kusura bakma sen devam edebilirsin." Dora denilen kız renkten renge girmişti , Dora'cık ile birkaç saniye daha bakıştıktan sonra . Tekrar etrafı gezdirmeye başladım.

En son soyunma odalarının olduğu yeride gösterip. Onların okuldaki hocalarıyla Michael'ın olduğu yere götürdüm. Bizi ilk fark eden Michael oldu.

" İklim. Bitti mi?"

" "Bitti." O sırada onların hocaları elini uzattı.

" Meraba ben Can. Can Bağdemci. Bu grubun spor hocalarıyım." Uzattığı eli sıktım. Adam oldukça genç gözüküyordu.

" Bende İklim. Genç görünüyorsunuz."

" Yeni atandım." Ardından Can öğrencilerine döndü.

" Evet çocuklar İklim arkadaşınız kursu tanıtmış size , aranızda kursa üye olmak isteyen varmı?" Ki ayrıyetten İklim' de ders veriyor burada yani isteyen İklim' de kabul ederse ondan ders alabilir boks için."

"Ben üye olmak istiyorum, kabul ederse İklim' den ders almak istiyorum." Bunu söyleyen Mert'ti Hemen ardından Poyraz elini kaldırdı.

" Bende üye olmak istiyor ve İklim' den ders almak istiyorum."

Ne? Benden ders almak mı? Hayır ya, yanlış duydun İklim. O sırada gelen kız sesiyle kendime geldim. Bu ses Dora' ya aitti.

"Bende İklim' den ders almak istiyorum hocamm."

Şok üstüne şok yaşıyordum şuan. Bu kızın benim ile derdi neydi. O sırada Michael lafa atladı.

" Yanlız İklim normalde yumuşaktır ama eğitim sırasında çok katı biridir. Kendisi size göre yiyecek listesi, antreman saatleri, spor gibi şeyleriniz ile de kendi ilgilenicek. Bunlara uymassanız hem ceza alacaksınız hemde hocanıza bildirileceksiniz. Yinede kabul ediyor musunuz? "

" Evet." Hepsinde de aynı anda bu kelime dökülmüştü.

Ve artık Poyraz'ın antrenörüydüm...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.