Sanki Çiftleşme Mevsimi
Haftalar sonra Akın yeniden bilgisayar odasına kapanmıştı. Dışarda ise somurtkan bir adet Cezar vardı.
Silah işinden ufak ufak çekilmek isteyen Cezara, diğer liderlerde destek olmuştu.
Şimdi en büyük sorun uygun yatırım alanları bulmaları gerektiğiydi. Daha önemlisi legal işlere ilgilenmeleri gerektiği gerçeği onu zorluyordu.
Akın ve Ozan günlerdir her türlü iş kolunu inceleliyor, kafa patlatıyorlardı.
Tüm liderler neden bir anda legal iş kollarında var olmak istemişti?
Cevabı çok basitti, eşleri bir aileleri olsun istiyordu.
Tabiki illegal işleri devam edicekti. Sadece silah ticaretinden ellerini çekiyorlardı.
Cezar, Cezar burnundan soluyordu.
Ozan: Boğa kadar öfkeli! Deli mi ne?
Ne o korktun mu?
Ozan: Eğer sen değilsem korkmalıyım demektir.
Akın kahkahasını tutamamış, salondan bardağın masaya çarpma sesi yankılanmıştı.
Ozan: Öyle ölmem, füze at yengem füze!
Offf iyi kaybol, dur önce ben çıkıyım yoksa bu boğa seni lime lime eder.
Ozan: Kralsın yengem.
Akın salına salına sevdiği adamın yanına giderken, Ozan hızlıca sıvışmıştı.
Aşkımmmm ne yapıyorsun? Çok özledim hadi bırak ne yapıyorsan benimle ilgilen.
Hıh...
Hıh ne be liseli ergen kızlar yapmıyor böyle trip!

Gözlüğünü hafif indirip, öfkesini ne kadar maskelemeye çalışsada tutamamıştı kendini.
Sen nerden biliyorsun liseli ergen kızları? Hem Özlemiş olsan o it Ozan'ın yanında tam tamına 1 saat 46 dakika durmazdın küçük prensim.
Yuh... Koskoca mafya babası ayrı kaldığımız dakikaları saymış. Ben buna düşerim yalnız, fena yükseldim.
Sevdiğinin kucağında ata biner şekilde her zamanki yerini aldı. Ellerini boynuna sarıp masum bir çocuk gibi baktı aşık olduğu adama.
Yapma güzelim yemezler.
Kendini Cezara sürttüğünde bir inleme değil zafer kazanmıştı Akın.
Hımmm iyi kalkıyım ben. Madem yemezmişsin yoksun bana demek ki.
Cezar belinden sımsıkı kavranıp, altında şişmeye başlatan uzva tekrardan sertçe oturttu Akın'ı.
Otur ait olduğunun yere ve kalkma! Çok özledim çocuk seni çok.
Bende sevgilim, ama yeni iş kollarına bakmamızı da sen söyledin.
Alnını alnına yaslayan adam, bıkmış bir nefes verdi. Gözlerini aşık olduğu karalara dikti.
Çok kıskanıyorum seni, içime sokup saklamak istiyorum. Bir gün gitmedenden ödüm kopuyor.
Ne gitmesi Cezar! Çok aşığım inanmıyormusun yoksa bana?
Küçük bir çocuk gibi omuz silkti.
İlk ben vardım. Şimdi dayın var, amcan var. Seni seven dostların da var. Niye bana ihtiyacın olsun ki?
Sen ciddi ciddi bunlarımı kurdun kafanda? İnanman için ne lazım benim tatlı bebeğime?
Evlen benimle, hemen yatla açılalım. Kaptan kıyar olmaz mı?
Sen delisin, cidden çok fazla filim izlemişsin.
Omuzları düşüren koca adama bakıp dudaklarına kocaman bir öpücük kondurdu.
İstemiyorum dememin bahanesi bu, anladım seni.
Seninle evlenirim koca bebeğim. Bak şimdi ver şu tableti.
Gerçekren mi Akın?
Muahh benden kurtuluş yok aşkım, gerçekten. Bakalım hangi ülkede, aaaa dur önce dediğin gibi kaptan oluyor mu? ama onunda prosedürü var.
Cezar ona öyle aşkla bakıyordu ki elinden tableti çekip sırtına attığı gibi odalarının yolunu tutmuştu.
Akın'ın hiç itirazı yoktu. Ondan ilgi isteyen koca bir bebeği vardı.
.
.
.
Numan & Hilmi❤️🔥
Numan elindeki tabletten Hilmiye bulduğu çiftlikleri gösteriyordu.
Numan: Teksas'ta bufolo varmış, bir çeşit öküz, inek gibi bişi bu. Ne dersin gülüm gider keyfimize bakarız?
Hilmin suratının asık olduğunu ancak ona dönünce gördü.
Numan: Ömrüm neyin var? Beğenmedin mi, at çiftliği de var çiftleştiririz.
Hilmi: Sen bıktın mı benden ha? Anca kendin gibi öküz bak sen! Yada at çiftleştir! Hiç kocamla çiftleşelim deme emi Numan.
Numan: Oyyy azgın tekem benim. Dün gece içimden geçtin ya vicdansız.
Hilmi: Geçerim benim değilmisin? Senin hiçmi canın beni çekmedi. Eskiden sabah akşam çıkmazdın içimden.
Numan: Hilmim yavrum çok seviyorum lan seni. Aha bak çekiyor mu kendin gör.
Elini çoktan şaha kalkmış penisilin üzerine koydu. Hilmi de şaşkındı.
Hilmi: Eee niye demiyon öküz.
Numan öptü ellerini, boynunu koklaya koklaya.
Numan: Gönlün kırılır diye korktum gülüm. Dün sen girdin mabedime, canım her an seni ister benim bilmezmisin? Korktum zevk almadım sanarsın diye. Seninle olduktan sonra sen beni yok ki her anı zevk gülüm.
Kucağına oturan adam, aşkla öptü dudaklarını. Elleri rahat durmuyordu gömleğin düğmelerini tutup yırttı. Yere düşen düğme seslerine ikilinin öpüşme sesleri eşlik etti.
Hilmi: Odamıza gidelim yavrum. İçim kaşınıyor zati.
Numan koca adamı kucaklamış odaya yürüyordu. Elleri ile taş gibi poposunu mıncıklamaya çalışmak zordu adam için.
Numan: Taş mübarek taş!
Yatağa attığı adamın gözlerinin içine bakarak soyunuyordu. Hilmi de üstünde ne varsa adeta parçaladı.
Numan: Ölürüm her bir zerrene canımın içi, ruhum.
Hilmi: Dönüyim mi gülüm?
Numan: He ya dönde tadına bakayım altlı üstlü.
Dom alan Hilminin tüysüz poposuna şaplak atıp iştahla yumuldu pembe deliğe. Hilmi deli gibi inliyor, elinin altındaki çarlafı sıkıyordu.
Hilminin çoktan sertleşmiş erkekliğini geriye doğru çekip, baştan uca yalarken jelle kapladığı parmağını içine yollamıştı bile.
Hilmi zevkten kıvranıyordu ellerinde.
Numan: Önce Gülüm'ün sütünü sağayım şöyle sevdiği gibi.
Elinde aşağı yukarı çekiştitip sağıyordu koca adamı. Başını dudakları arasına hapsedip vakumladığında Hilmi öyle sesli inlemiştiki Numanın dudakları kıvrılmıştı.
Hilmi: Allahsız ölüyorum ahhhh.... Geliyorum Numanım kaç.
Numan çekilmedi, ağzına boşalan adamın tek bir zerresini ziyan etmedi.
Numan kendini deliğe konumlandırıp tek seferde girdi içine. Acelesi yoktu sevdiği adamın tadını çıkarta çıkarta gidip gelmeye başladı.
Hilminin boynundan kavradığı gibi göğsüne yasladı sırtını. İçinde gidip gelirken dudaklarını sömürmekle meşkuldü.
Hilmi: Hızlan yavrum, yetmiyor a.q daha sert daha!
Hilmi: Çek beni Numanım çek ahhhh.... İşte be kimin kocası?
Aklına gelenle dediğine öfkelendi.
Hilmi: BEMİM LAN BENİM AHHHH BENİM KOCAMSIN!
Numan: Kurban olduğum delim. Bir sana yanıyorum oğlum, bir sana!
İkili sabaha kadar sıvılarını değiştirdikleri gibi, yerlerinide değiştirdiler.
En son Numan Hilminin koynunda uyuya kalmıştı. Hilmi sevdiğini rahatsız etmeden bir sigara yaktı efkarla.
Numan yarı uykulu konuştu sevdiğine.
Numan: Bir gün.. Tek bir an bile pişmanlığım yok biyin dimi?
Hilmi: Biliyorum ömrüm, sende bil aklım hala yapamadıklarımda.
Numan göğsüne öpücük kondurup kapattı gözlerini.
.
.
.
Tufan: Yavrum niye asıyorsun gül cemalini?
Saffet: Ya bırak Tufan ya sevsen alırsın koynuna.
Tufan: Hayda! Çiftleşme mevsimi mi geldi? Mart kedisimiyiz biz yavrum? Ne demek o laflar?
Saffet: Ne duydunuz sa o beyefendi. Doktor iyisin diyor işte, demekki senin gönlün geçti benden. Yaşlıyım ya çekici gelmiyoruz herhal.
Tufan: Gülüm senin içinde olmaktan, ağzına vermekten, içime gelişinden çokta mutluyum.
Saffet: Eeee o zaman niye almıyon koynuna?
Tufan: O Akın yemeğe viyagramı kattı a.q! Lan iyileştin diye günde üç posta bana, üç posta sanamı girelim? İki şerliden çift kale maç yapıyoz bişi olucak lan sana korkuyorum.
Saffet: Sen bana mı kıyamadın, ondan diyorsun. Olsun bişi olmaz oğlum geç buldum seni doyamıyorum.
Tufan: Kendi düşen ağlamasın aga! Dom al azdırdın pis sikecem bilmiş ol!
Saffet: Vallaha mı? Olur gülüm gel.
Tufan: Doyumsuz herif, doyurucam ben bu gece seni! Çok seviyorum adam seni!
Saffet: Bende koçum bende hadi götüm ve ben hazırız.
Tufan: Sokucam o götüne tövbe! Arsız teke seni.
Bölüm Sonu.....
Böyle küçük küçük çiftleşme yazarım artık🙈
Yalnız Saffeti&Tufan ters köşesini nasıl buldunuz?
Tufan azgın derken bizim amca çoştu 🤣😆
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋