İçeriğe geç

Tutsak

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Tutsak

Bölüm 1

Bölüm 1 / Başlangıç

“Ben sana tüm imkanları sağladım diğer kardeşlerinden ayrı tuttum seni, yazıklar olsun sana hiçbirini hak etmezmişsin. Nankörsün sen.”

Dedi annem sinirle bağırarak. Gözüm döndü o an. Bağırdım sinirle bende;

“Sen beni kardeşlerimden ayrı tutmadın bana diğerlerine göre iyi davrandın çünkü vicdan azabı çekiyordun bana karşı. Benden bi hayat çaldın şimdi iyi davranarak vicdanını rahatlatıyorsun. İkimizde biliyoruz; beni sevdiğin falan yok senin, her zamanki gibi kendin için olması gerektiği gibi davranıyorsun bana.”

Annem şaşırdı yüzüme bakakaldı konuşacak hali yoktu, anladım yüzünden. Derin bir nefes alıp arkasındaki sandalyeye oturdu; “özür dilerim.” diyebildi sadece. Durun size bu raddeye nasıl geldiğimizi anlatayım:

Çok muhafazakar bir ailede doğdum. Üç abim, bir ablam, birde bir kardeşim var. Babam Harun; sinir hastası, annem Aynur; bipolar. En büyük abim Polat; baya korumacı bir insan kendisi en büyük olmanında katkısı var tabii. Polat abimle çok görüşmeyiz kendi evine çıktı o, kendi işi var, ailesi var. Bize de çok gelmez zaten. Ortanca abim Serkan; Polat abime göre daha çok görüşüyoruz çünkü aynı evde yaşıyoruz. Giyimime, kimle konuştuğuma, telefondan kiminle mesajlaştığıma kadar her şeyimi bilmek ister. En küçük abim Emre; Emre abim madde bağımlısı, onu onu neredeyse hiç görmüyorum. Genelde ya bi köşede madde çekip kendinden geçmiştir yada alkol komasına girip hastanelere düşmüştür. Ablam Aleyna; ablam 18 yaşında evlendi eşi imam bu yüzden de dinine çok düşkün hatta benim açık olmama bile sürekli laf ediyor. Kendisine tanınmayan imkanlar bana tanındığı için kıskanıyor beni. Okumamı istemiyor, bende 18 yaşında evleneyim istiyor. Ve kardeşim Aybüke daha 15 yaşında liseye yeni başladı. Bu ailede bir tek onu seviyorum diyebilirim. Her şeyini bana anlatır. Hep dertleşiriz Aybüke’yle. Ailem muhtemelen beni de Aybüke’yi de lise bittikten sonra okutmayacak. Ama ben ne olursa olsun bi şekilde bu evden kurtulup Aybüke’yi de kurtaracağım. Onu okutacağım, benim gibi bu boktan aileye mahkum kalmayacak. Birazda kendimden bahsedeyim ben Buğlem, aileme göre çok aykırı bir insanım. Yay burcu olmanında verdiği bağımsızlık, özgür olma isteği bana tanınmadı, delirmek üzereydim. Şimdi bana abartıyorsun diyebilirsiniz. Ama bizim evde saçma sapan bir sürü kural var. Mesela annemden izinsiz duş bile alamayız “bir şey yaşadın da bana mı söylemiyorsun” gibi iğrenç imalarda bulunur. Televizyon izlememiz yasak, ahlakımızı bozuyormuş. Arkadaşlarımla dışarıya çıkayım, kafeye gideyim, arkadaşımda kalayım olayı zaten yok. Okuldan eve evden okula. Dokunmatik telefon değil almak adı bile geçmez bizim evde. “Kızlara dokunmatik telefon alınmaz yoldan çıkar”denir hep. Gibi gibi bir sürü saçma sapan kural var ve tahmin edersiniz ki bu kuralların hiçbiri abimler için geçerli değil. Kaçmak uzaklaşmak istiyordum ama bunu hiçbir zaman başaramazdım, korkuyordum.

Şimdi gelelim annemle kavga ederken neden “vicdan azabı çekiyorsun” dememe. Amcam beni 13 yaşımdayken “bu kızın içine cin girmiş” diyerek sözde cin çıkarmak için evine çağırdı gitmek istemedim ama annem zorla gönderdi. Amcam bana tecavüz etti. 13 yaşımda kendimi öyle pis hissettim ki anlatamam. O gün eve gelip ilk kez anneme haber vermeden duşa girmiştim. 4 saat duş aldım, ve hala o pisliği atamadım üzerimden. 4,5 sene geçti üstünden, ben hala pisim. Daha sonra bunu anneme söylediğimde susturdu beni, baban duymasın sus dedi. Beni tam 6 kez amcamın evine gönderdi. Sonradan öğrendim her defasında amcam ona para veriyormuş. O şerefsiz kanser olup geberirken not yazmış. Ondan öğrendik hepimiz. Babamdan ne kadar dayak yedim haddi hesabı yok. Neymiş ben kendimi koruyamamışım, namusuma söz getirmişim. Yıllarca kendimi suçlu buldum, ama artık anladım ki tek suçlusu o pislik ve kendi öz annem. Ben bu para olayını öğrendikten sonra annem bana karşı hassaslaştı. Her gün birlikte konuşur, gülüşürdük. Sonradan anladım ki vicdanını rahatlatmaya çalışıyor sadece, sevdiği falan yok beni. Babamın koyduğu çoğu yasağı çiğnedim. Annem her seferinde babama bi yalan bulur beni savunurdu. Ama artık annemin beni sevmediğini vicdanını rahatlatmaya çalıştığını anladıktan sonra bende onun yasaklarını çiğnemeye, damarına basmaya, canını acıtmaya çalıştım. En son dövme yaptırdım bi tane sırt dövmesi. Annemin en büyük kırmızı çizgisi. Anneme gösterdiğimde sinirden deliye döndü. Sonrası zaten malum.

Annem cevap veremedi daha da üstüne gittim;

“Benden bi hayat çaldın, şimdi de sike sike ödeyeceksin!”

Diye konuştum sertçe. Sonra annem odasına gitti bende odama gittim uyudum… ertesi gün cumartesiydi. Sabah kahvaltıya uyandım. Bizim evde toplu yemek yenmez, kahvaltı yapılmaz. O yüzden annemle yaptık kahvaltımızı. Kahvaltı boyunca ağzını bıçak açmadı. Sonra bitince;

“Senin artık evlilik yaşın geldi”

Dedi çok sakin bir şekilde…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.