Ilık bir yaz akşamı... Kapkaranlık odamın içinde, ardına kadar açık penceremin önünde, ılık rüzgarın tenime çarptığını hissediyorum. Yanaklarımda hala kendini koruyan gözyaşlarım... Hayat kimilerine güneşli bir gün gibi parlak ve güzelken bazılarımıza ılık bir gecede dondurucu soğuk gibi gelirdi. Gözlerim gökyüzünde cam gibi parlayan dolunaya imrenerek baktı. Bir gün bende onun gibi parlar mıyım acaba? Dalgınlığımı telefonuma gelen bildirim sesi böldü.
580***:Gökyüzündeki dolunay bir daha bu kadar güzel parlar mı?
Gelen mesaj ile kaşlarımı çattım. Kayıtlı olmayan bir numaradan bana mesaj gelmişti. Babam eğer bunu görürse beni öldürürdü. Korkuyla bir telefonumu elime aldım. Bir an önce bu numarayı yok etmeliyim. Tam numarayı silecekken bir mesaj daha geldi.
580***: Sadece bu gece biriyle konuşmak istiyorum.
580***: Şansını dene istersen çünkü yarın yokum.
Siz: Kimsiniz?
Siz: Beni nereden tanıyorsunuz?
Siz: Sapık mısınız?
580***: Hahaha, bu kadar korkma sapık falan değilim.
580***: Uzun zamandır böyle gülmemiştim, teşekkürler...
580***: Galiba görüldüyle devam edeceğiz?
580***: Olsun, telefonun arkasında birisinin olması ve mesajları görüyor olması bile iyi hissettiriyor.
Siz: Kimsiniz ve numaramı nereden buldunuz?
580***: Ölmek üzere olan biri ve numaranı attım. Kimseden almadım.
Siz: İnt*har mı edeceksin?
580***: Hayır, ama çok günümün kaldığını hissetmiyorum.
Siz: Of, dayı madem bir ayağın çukurda ne diye millete yazıyorsun?
580***: Yalnız dayı biraz ayıp oldu.
580***: Ben daha çıtırında genç biriyim.
Siz: Neden o zaman dayı gibi konuşuyorsun?
Siz: Son günlerim falan, kafan mı güzel?
580***: Kanser hastasıyım.
Okuduğum mesaj ile kanım dondu. Biraz önce ben onunla dalga geçmiştim. Dayı, diye. Kalbim boğazımda atıyordu. Ellerimi titremesi zaten ilk mesajı attığımda başlamıştı.
Siz: Geçmiş olsun.
Siz: Seni kırdıysam da özür dilerim.
580***: Hayır, özür dilemene gerek yok.
580***: Beni engellemek istersen sıkıntı değil.
580***: Ve rahatsızlık verip seni korkuttuysam özür dilerim:)
580***: İyi geceler...
Yazdığı son mesaj ile çevrimdışı oldu. Hiçbir şey yazamadım. Elim numarayı silmeye giderken kalbim sanki yapmamam gerektiğini düşüyordu. Birkaç saniye öylece kaldım. Ardından sessizce ayağa kalkıp masamdaki defteri açtım. Numarayı doğru olduğuna emin bir şekilde yazdım. Defterimi kapatıp kitaplarımın en altına sakladım. Tekrar telefonumu elime alarak numarayı sildim.
Neden böyle yaptığımı bilmiyorum. Sanki o numarayı kaybetmemem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Yavaşça yatağıma uzandım. Yarın işe gidecektim ve uyumam gerekiyordu. Tabi uyku gözüme girerse...
İlk bölüm nasıldı sizce? Devamı gelmeli mi?..
