İçeriğe geç

Tu sei il mio Sole,amato.

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Tu sei il mio Sole,amato.

Bölüm 1

Her Son,Yeni Bir Başlangıçtır

Kayra-Hikaye Bitti Çoktan

Son kez baktı etrafına.

Yağmurlu ve sisli havaya,

Su birikintilerine,

Turuncu-sarı renkli yapraklara,

Kurumuş ağaç dallarına,

Koşuşturan insanlara baktı son kez.

Sonra eline aldığı falçatayı bileklerine yöneltti.

Derin bir nefes çekti içine.

Son defa.

Başını ağlayan bulutlarla dolu olan gökyüzüne çevirdi ve gözünü dahi kırpmadan vurdu falçatayı bileklerine.

Birkaç dakika sonra dizlerinin üstüne çöktü,ardından bayıldı.

Sonunda bu işkence bir son bulmuştu.

Kahve saçlı genç kapüşonunu başına çekti evden çıktığında.Kulağında onu rahatlayan müziğin sesi,kıyafetlerinde bulutların gözyaşları küçük nehrin üstünden geçen köprüye doğru ilerliyordu.

Kafasını kaldırıp köprüye baktı genç.Baktığı gibi de koşmaya başladı.Baygın bedenin yanına gelince bedeninde gezdirdi gözlerini hızla önce.

Gözleri bileğinde ki kesiklerde durunca elleri bileklerine gitti hızla.Ceketini çıkarıp yerde duran falçatayla iki parça kesti ceketinden.

Ardından kestiği parçaları hızla baygın bedenin bileklerine sardı sıkı bir şekilde kanamayı durdurmak için.

Hızla elini eşofmanının cebine atıp telefonunu eline aldı ve ambulansı aradı.

Ardından sağ elinin ilk üç parmağını baygın bedenin boynuna getirdi ve nabzına baktı.

Neyse ki nabzı hala atıyor,kalbi çalışıyordu.

Ruhu hala bedenindeydi.

Kulaklarına dolan ambulans sesiyle ayaklandı ve çevreye bakındı.Ambulansı görünce hızla aşağı indi ve sağlıkçıları yönlendirerek köprünün üstüne çıkardı.

-3 Saat Sonra-

Yavaşça gözlerini açtı yatakta ki beden.

‘’Ne...Neredeyim ben?..’’ Dedi kısık çıkan sesiyle.

Sonra başını sağ tarafına çevirdi ve ona baka kahve saçlı oğlanı fark edip irkildi.

‘’Sen de kimsin?..’’

Kahve saçlı genç hafifçe gülümsedi ve ;

‘’Kim Seungmin.’’

Yatakta ki beden hafifçe kıpırdandı ve kahve saçlı gençte tanıdık bir şey aramaya başladı.Ama yok,yoktu.Çok tanıdıktı ama bir o kadar da yabancıydı bu genç,Chan’a.Başka bir yer de,başka bir zaman da tanımıştı sanki onu.Ama şu anda,bu yer de ve bu zamanda ilk defa görüyordu bu genci.

‘’Sizi tanıyor muyum?’’

‘’Hayır,tanımıyorsunuz.Köprüde karşılaştık.Daha doğrusu...Ben sizi buldum.’’ Dedi kahve saçlı genç,yatakta ki bedenle göz temasını kesmeden.

Hatırladığı şeyle gözlerini kaçırdı yatakta ki beden.

‘’Peki,sizin adınız nedir?’’

‘’Chan.Bahng Chan.’’ Dedi hız ve panikle Chan.

‘’Tanıştığımıza memnun oldum.’’

‘’Pek güzel bir tanışma olmadı ama...Ben de memnun oldum.’’ Dedi Chan,elini sıkması için Seungmin’e uzatmadan önce.

Seungmin ona uzatılan eli sıktı canını yakmamaya özen göstererek.Çünkü bilekleri hala yaralıydı ve sargıyla sarılmıştı.Hafif sıktıktan sonra elini geri çekti ve karşısında duran koyu kahve gözlere daldı.Kazıp,en derinlerini görmek istiyordu o toprakların.Daha önce böylesine kuru ve aynı zaman da bu kadar nemli bir toprak daha görmemişti,Seungmin.Nedensizce onu tanımak istiyor,her zor anında ona sarılmak,onun yanında olmak istiyordu.

‘’Sen...İyi misin,Chan?’’

‘İyiyim,endişelenme.’ Demek istedi o an Chan,Seungmin’e.Ama ona yalan söylemek de istemedi,lakin içinden bir ses eğer ona yalan söylerse bunu anlayacağını söylüyordu ona.O yüzden doğruyu söylemeye,dürüst olmaya karar verdi.

‘’Bilmem.Sence?’’ Diye sordu yumuşak bir sesle,Chan.

‘’Değilsin.Anlatmak ister misin?’’

‘’Anlatsam ne değişecek,Seungmin?’’

‘’Belki çözebiliriz.Daha önce birine anlattın mı hiç?’’

‘’Hayır,anlatmadım.’’

‘’Yükünü paylaşıp hafifletmek iyi gelebilir.Anlatabilirsin.’’

‘’Yargılarsın.’’

‘’Hayır,yargılamam.’’

‘’Nasıl emin olacağım peki?’’

‘’Önce güvenini kazanmam gerekir.İzin verir misin bana,Chan?’’

Chan o kadar nankör insandan sonra garip bir şekilde karşısındaki gence güvenmek istiyordu.

‘’Veririm.’’

Seungmin hafifçe gülümsedi.Ardından oturduğu yerden ayaklandı ve kapıya doğru yürümeye başladı.

‘’Nereye gidiyorsun?’’

‘’Hemşire çağıracağım.Sonra da uygun görürlerse hastaneden çıkı yapacağız.Yoksa seni bırakmak gibi bir planım yok,Chan.’’ Dedi Seungmin,Chan’ın endişe ve korkusunu anlamış şekilde.Onu rahatlatmak için sarfetmişti bu sözleri ve açıkçası yalan da sayılmazdı.

Chan rahatlayarak başını yastğa bıraktı ve Seungmin odadan çıkıp arkasından kapıyı kapattı.

Birkaç dakika sonra odaya Seungmin,yanında bir hemşire ve bir doktorla girdi.

Chan’ın kontrollerini yapan doktor çıkabileceklerini söyleyip Chan’ın kolundaki bitmiş serumu çıkardı.

Ardından hemşireyle birlikte odadan ayrıldı.

Seungmin Chan’a dönüp gülümsedi.Ardından yanına geldi ve nazikçe elini tuttu.

‘’Hadi,kalk.Eve gidip dinlenmen gerekiyor.’’

‘’Ama benim evim yok ki.Ruhum bedenimden ayrılacağı için bir aileye verdim.’’

‘Aile’ derken içi acımıştı Chan’ın.Çünkü onun hiçbir zaman ailesi,aile diyebileceğini birisi olmamıştı.

‘’Sorun değil,benim evime gideceğiz zaten.Ayrıca kendi evin olsa da göndermeyecektim seni oraya.’’

‘’Neden peki?’’

‘’Kendine zarar verirsin ayrıca seni yalnız bırakmak istemiyorum.’’

‘’Kendime zarar verdiğimi de nereden çıkardın?’’’

Seungmin bir anda ciddileşti ve Chan’ın gözlerinin içine baktı.

‘’Boynun ve kollarında ki izlerden belli oluyor.’’

Chan yutkunup gözlerini kaçırdı.Sanırım ciddi anlamda bu çocuktan bir şey saklayamayacaktı.

Ardından Seungmin Chan’ın tuttuğu elini hafifçe çekiştirdi kaldırmak için.Chan mesajı almış şekilde hızlıca ayağa kalktı ama kalkmasıyla yatağa geri oturması bir oldu.

‘’Hey,yavaş ol.Çok kan kaybettin ve vücudun hala kendini toparlayabilmiş değil.’’

Chan başını salladı ve bu sefer Seungmin’den destek alarak yavaşça yataktan kalktı.

Birlikte kapıya doğru yürüyüp odadan çıktılar.Ardından çıkış işlemlerini yapıp birlikte Seungmin’in evine doğru yürümeye başladılar.

‘’Chan.’’

‘’Hm?’’

‘’Neden gitmek istedin?’’

‘’Yorulmuştum.’’

‘’Yeterli bir sebep değil.’’

‘’Bıkmıştım.’’

‘’Bu da yeterli bir sebep değil.’’

‘’Senin için yeterli sebep ne peki?’’

‘’Yok.’’

‘’Nasıl,’yok’?’’

‘’Gitmek için yeterli bir sebep yok.’’

‘’Yaşadığın zorluklar yetmez mi gitmek istemek için?’’

‘’Yetmez.’’

‘’Neden peki?’’

‘’Çünkü zorluklar hep devam edecek ama sen pes etmezsen hayat eninde sonunda pes edecek.’’

Chan Seungmin’in bu dediklerinin üzerine bir süre düşündü.Tekrar mücadeleye başlar ve pes etmezse,hayat pes eder miydi?

‘’Seungmin.’’

‘’Evet?’’

‘’Sen bunları nereden biliyorsun peki?’’

Omuz silkti Seungmin.Zamanı gelince öğrenirdi.

Chan da üstelemedi.

Bölüm sonu

2 yorum