İçeriğe geç

TRÖD' ÜN TERSİ

Bölüm 28 · 9 dk okuma

TRÖD' ÜN TERSİ

Bölüm 28

Bölüm :7.2"Karanlıkta yalnız ama karanlık da yalnız"

Buster 'ın anlatımıyla , sıfır ışık ormanının ortaları saat 18 .30 ;

Karbondioksidimi al ... hooop oksijen yap ... hepiniz kölesiniz ... ben daha çok oksijen alayım diye varsınız sadece . Vuhahahhahaa! Gerçeklerle yüzleşin istedim . Şimdi yeniden karbondioksidimi al ... oksijen yap... bana geri ver ... hoooppp yakaladım yine . Köle ağaçlar sizi .

-''Sessiz al şu nefesi ya da hiç alma gerizekalı !" Derken bana aşk ile bakıyordu. Ahh herkes de bana aşık .

O daha cümlesini bitirmeden konuşmaya başladım Çünkü beklemeyi sevmem ;

''Ama aşkım nefes almazsam ölürüm...''

-" Vah vah ! '' derken üzülmüş gibi değildi ama ben üzülüyormuş gibi düşündüm .

Balık Buster, ben yürürken sallanıyordu yüzü Lucia'nınkinden bile daha tuhaf . Bir yolunu bulup onu Diabloya taşıtmam gerek ...

Diablo, çok hızlı yürüyor ve suratı çok suratsız ...

neden her zaman sinirli anlamıyorum . Galiba oksijeni içine iyi çekemiyor . Üç dakika önce poposuna hafiften değdirdiğim dikenle alakası yoktur bence . Hatta hiç yoktur yani ne alakası var .

'Evet buster , tam zamanı ! Kendini yere at .'

Evet sonunda mükkemmel ötesi uzvumun yeni harika komutu ... ya şu an yapabileceğim en iyi şey kendimi yerlere atmak ... her zaman en iyisini bulmayı başarıyorum.

-''Emredersiniz Buster !"

-'' Aaaa lafı mı olur canım .''

-'' Ne harikasın sen ''

-'' Sen daha harikasın. ''

-'' Hayır , sen ! ''

Bunu sonsuza kadar devam ettirebilirdim ama şimdi yeri öpme zamanı ...

''Ah Diablo, kalp krizi geçiriyorum galiba . ''

Şu anki düşüşümü en çok Oscara sahip oyuncu bile yapamazdı arkadaşlar kendimi övmeyi hiç sevmem bilirsiniz ... ama durum bu , vaziyet bu.

-'' Ayağa kalk seni beklemeyeceğim .''

Gözlerini kapa ve ses çıkarma .

-''Buster ! Son 3 saniyen . 3 saniye içinde ayağa kalkmazsan koşmaya başlayacağım. Tek başına kal koca ormanda . Ve ormandaki canavarlardan bahsetmiyorum bile .''

Dedikten sonra koşmaya başladı. Her dediğini yapıyor bu çocuk. Yani normalde olsa Asla vazgeçip ; bir çırpıda ayağa kalkıp peşinden koşmam ama-

Orman ve orman canavarı gibi etkenler beni etkiledi galiba ... ( canavar diye bir şey yok diyen insanlar ... ah güldürmeyin. Elektronu göremedin diye yok mu yani?)

Bu çocuğun bacaklarına nükleer santraller bağlı galiba. Nasıl bu kadar hızlı yürüyebiliyor ?

'Senden de mi hızlı ?'

Yok canım , sence bu mümkün mü ?

Seni kerkenez seni...

'Daha hızlı koş Buster ... sen en hızlısın. Daha da hızlı'

Balık Buster'ın akvaryumunun üzerini kapatıp koşmaya başladım . Keşke bacakları olsaydı da beni kucaklayıp koşsaydı. Ah şu balıklar, hem salaklar hem beceriksiz; şaka-

Ben balık buster'a : 'Bacaklarım var kıskandın mı ? ' dedikten sonra

Beynimin konuşamayan varlıklarla konuşurken onları seslendiren bölümü konuşmaya başladı :

-' senin de aklın yok.'

-' Sanki balıkların var da . Balıksın sen balık .'

-' Benden tek farkın bacakların galiba .'

Kendimi başka birinin yerine koyup tartışmayı çok seviyorum bu benim en sevdiğim şeylerden biri galiba. Ne olursa olsun tartışmayı ben kazanıyorum . Her zamanki gibi...

Dakikalar sonra karın boşluğum ve böbreğimde acı dolu sancılar hissetmeye başlarken Diablo' yu geçmeyi başarmıştım. Aksi düşünülemezdi herhalde .

Bir kaç dakika sonra, Diablo' nun 'Dur' komutu ile yavaşlamaya çalıştım. Dünyanın en hızlı koşan yaratığı olduğumdan bir anda duramayınca dengemi kaybedip düştüm ...

balık Buster 'ın üzerine düşmüştüm ve o sarsıntı ile suyu biraz boşalmıştı . Şansımız varmış ki akvaryum çatlayıp kırılmadı . Hemen Diablo'nun matarasını alıp suyunun bir kısmını akvaryuma döktüm . Kendi mataramda da su vardı ama önce Diablo'nunkinin bittiğini ve Diablo'nun bana muhtaç olduğunu düşünmek bile heyecan veriyordu .

'Bir balık olarak yaşamın ve ölümün benim elimde minik ' dedim bay Bustergulugulu' ya ; sanırım onun için tanrı bendim . Ölümü ve yaşamı benim tuttuğum gorünmez iplere bağlıydı o an . Ölümü geldiği zaman durduramazdık belki ama ölüm olabilirdik . Ölümsüz olamazdık belki ama ölümün kendisi olabilirdik . Mutlu ol balık! Ölüm olmak ölmek ile karşılaştırılamayacak kadar berbat bir şey .

Daha önce ellerimin , nöronlarımın ( bilirsiniz, bazı kişiler kafada ölür ) arasında ölen hiçbir insana acıyıp üzülemedim . Merhamet bir yana öyle insanlar var ki . Kimseye bu iyidir diyemem ama bazı insanlar gerçekten çok kötü ... ama bu aklınızın alabileceği gibi bir kötülük deģil .

Kötülük ne deseniz cevap veremem, aslında her soruya mantıksız bile olsa cevap veririm , düzeltiyorum mantıklı ve kendimin de aha bu doğru diyebileceğim bir cevap veremem ama kötü insan kimdir deseniz gösterebileceğim çok kişi tanıdım .

Ve bu dünyada en nefret ettiğim şey ne biliyor musunuz ?

Birinin başkalarının hatasının bedelini ödemesi daha kötü bir his olamaz bence . Herkesten nefret etmemin ve kendimi bu kadar çok sevmemin milyonlarca sebebinden biri de bu . Ama bilebileceksiniz ki en önemli sebebi mükemmel biri oluşum .

İnsan dışındaki her şey de en az benim kadar mükemmel... bir köpeğin ihanet ettiğini gördünüz mü mesela ? Hayır ... asla ... yanlış görmüşsünüzdür.

Beğenmediği köpek kadar olamayan insanlar var . İnsanlar benim için köpeklerin ve diğer tüm hayvanlar ve bitkiler hatta cansızların altında kim ne derse desin.

Her boktan şeyin başı da iletişim bu arada . Genelde boktan fikirler 3. Kişilerden bulaşan birer virüstür . Ya da bu fikirlerin zihninizde oluşmasını sağlayan 3. Kişilerin beyninize daha önceden yerleştirdiği zehirli kelimelerdir . Genelde en büyük aşkları bitiren de O, 3. Sıradaki pisliklerdir .

Ne yani bunlara karşı çıkıyorsan galiba sen de 3. Kişisin . Aaa... 3. Kişiler kapı dışarı lütfen .

Kafana sokmayacaksın bunlar gibilerini ... bence herkesin aklında bir süzgeç var kimininki küçük delikli kimininki ise büyük. Deliklerin boyutunu ayarladın mı ? Seçimi elemeyi iyi yaptın mı sorun morun kalmaz yani . Zehirden uzak tutmak gerek akılları . Bazılarının aklı kendi zehrini kendi üretiyor onlara sözüm yok . Hatta var :'' Ben sizin panzehiriniz değilim . '' bence iyi söz . Ah kimse kıymetimi bilemedi yani bu aklın içinde neler var neler ...

Diablo bir ağaca yaslandı .Benden görüp yaptığında eminim.

''Buraya geleceklerinden emin misin?'' Dedim bilgelikle dolu muhteşem ötesi sesimle .

Cevap vermedi . Duymadı galiba . Yani... yoksa niye vermesin değil mi?

Balık Busterla konuştum içimden biraz. Balık Buster bile Diablo'dan iyidir . Suratsız işte. Cevap bile vermiyor. Ben yanlış bir şey yapmış olamam . Tüm suç ondadır .

Ya! melek yüzlü bana bile nasıl davranıyor. Şeytanın ta kendisi bu çocuk . Nefret ediyorum şu an .

-"Karnın mı ağrıdı?" Dedi, olduğu yerde çömelirken .

Aslında amacım, cevap vermeyip hatta biraz geç cevap verip trip atmaktı . Ama saniyesinde '' Koşarken oldu geçer birazdan geçmezse kucağına alırsın artık senin yüzünden koştum.'' Deyiverdim.

Herkes de beni düşünüyor. Galiba buradaki kilittaşı benim. Hatta kesin benim. Bana bir şey olursa devam edemeyeceklerini düşünüyor minnoşlar.

''Sırtüstü uzan. '' derken çantasından 4 0 4' ü çıkarıp içine bir şeyler yazmaya başladı.

Ben de uzatmayıp yattım. Saçlarım toprak olmuştu hep . Diablo'nun matarasında kalan su iş görürdü aslında. Bir çırpıda yıkardım . Neyse , biraz daha kirlensin.

''Planımız ne Diablo '' dedim ellerimle inip kalkan göğsümü kontrol etmeye çalışırken.

'' Birlikte olmak '' dedi duygusuzca. Yani sesinde hiçbir tonlama yoktu böyle sanki ayakkabınız konuşuyormuş gibi hayal edin en fazla ne kadar tonlama ve vurgu yapabilip duygu katabilir ki ? Ayakkabı Diablo. Ayakkabısın. İyi ki iç sesimi duyamıyor. Salak Diablo . Salak .salaksın . Kaybettiğim çoraba benziyorsun....Neyse buna daha sonra devam ederim.

''Lucia'nın haberi yok ki ! Nasıl yanımıza gelecek? ''

-" Planı çoktan çözdü 'O' . Şimdi Dave 'in saçmalıklarını sorguluyordur .ve amacımızı anlamaya çalışıyordur. '' derken kalemi elinden indirmiş ve birkaç sayfa geriye gitmişti.

Gözlerini yeniden bana dikip . " Başka soru sorma hakkın kalmadı .'' Dedi ayakkabıadam.

''Nerden anlasın ki bizimle saklambaç mı oynadı . Saçmalıyorsun ve onu riske atıyorsun Diablo. '' derken Diablo' nun düşündüğümden de aptal olduğunu düşündüm.

''Tüm olasılıkları düşünüyor . Dave' in sonuç raporunu okudum; içerden bir sürü yandaş olması bazen işe yarıyor. Tüm olasılıkları düşünüp olma olasılığı yüksek olanı hissedebiliyor . Sorunu; aptal olması ve yaptığı şeyin farkına varamaması. Hepimiz şu anda takılmışken gelecek onun zihninde . ''

-''Yok deve! '' Dediğimde beni duymazdan gelip 4 0 4 'ü yeniden çantasına koydu .

-''Yanımıza mı gelecek? ''

-" Biz onun yanına gideceğiz. Beşinci ; Yol gösterendir, Buster . Bundan nefret ediyorsun ama onun yolunu izleyeceğiz bir süre . ''

-" e , planı anlar demiştin. Yanımıza niye gelmiyor o zaman? Plan birleşmek değil mi ? ''

-" Plan olabildiğince çok kişi yaşatmak . ''

-" Yalancı . ''

-" Yani bizden olanları yaşatmak '' derken sırıtıyordu. Belki de aklımdan güldüğünü düşündüm. Kim bilir ?

-'' Asimetrik kız da bizden artık. '' dedim kıkırdayarak . Saçları suratından daha tuhaftı.

" Bizden ama çok yaşamaz O. Sende göremediğim geleceğin bir benzeri onda da var. ''

Dediğini duymamış gibi yapıp

''Nerde kaldılar'' dedim olduğum yerde doğrulmaya çalışırken .

Gökyüzü öylesine turuncu ve kasvetliydi ki biraz daha o şekilde yatsam uyurdum kesin .

Sol taraftan gelen bir kuşun üzerindeki gördüğüm siyahlık ve hissettiğim enerji ile ayağa fırladım birden .

Siyah , sis ... koku ... yanık kokusu .

Diablo da fark ettiğimi fark edecek ki hemen ayaklandı.

- ''Buster hiç durmadan . '' deyip koşmaya başladı. Sanırım en nefret ettiği şeyi yapacaktı . Başka birinin zihnine girmek onun için milyonlarca çile, eziyet gibiydi. Küçükken annesine söz verdiğini anlatmıştı gerekmedikçe, keyfi olarak , çok zor bir durumda kalmadıkça zihin seyahatini kendine yasaklamıştı. Diablo'nun verdiği sözleri tutacağına emindim zaten . Ama annesine verdiği sözü ulti multi mega tutardı. Hatta şu an bile yapmayabilirdi.

Sanırım en sağlıklı zihinsel iletişim için mesafeyi olabildiğince kısaltmak gerekiyordu.

Böbreklerimin üzerindeki ağrı yeniden oluşmaya başladı. Duman bu tarafa mı yaklaşıyordu biz mi dumana yaklaşıyorduk bilemedim o an .

Koşdukça duman , ısı ve koku daha da artıyordu. Başımda bir örümcek varmışta her geçen saniye yeni bir acı örüyormuş gibiydi. Duman beynimle dovüşüyordu sanki.

''Diablo'' diye bir ses yükseldi biraz geriden .

Jack...Jack'in sesi bu . Hemen oraya yöneldik.

Diablo, hemen Jack'in yanına çöktü. Matarasının içinde kalan suyun tamamını yerde yatan Abbey'nin yüzüne ve vücuduna sürdü.

Abbey'nin saçları ve yüzü kararmıştı dumandan . Jack de ondan halliceydi.

Diablo: ''Nasıl oldu ?'' Derken sesi yüzüne göre sakindi.

O anın şoku ile kendi mataramı elime alıp kalan suyun hepsini jack'in kafasından aşağı döktüm.

Jack, o an Abbey'den başka bir şey hissetmiyordu anlaşılan . Tepkisizce Diablo'nun sorusunu cevapladı.

-" Otes'in yanındakilerden bir grup arkadan saldırdılar . Abbey fark edip saldırmaya çalıştı . Sonra -" derken sesi kısıldı ve öksürmeye başladı . Kızıl saçlarından damlayan sular Abbey'nin üzerine akıyordu.

Alevler bize doğru yaklaşıyordu.

''Gitmemiz gerek , yaklaşıyor . ''Diye bağırdım. Sanırım bu attığım son çığlıktı . Yeterince duman soluyan ciğerim kendini bırakmıştı . Gördüğüm son şey Jack' in öksürürken ağzından çıkarttığı iğrenç tükürük ve abbey nin isten kararan saçları ... Mağara adamı Jack.

Hep en iyiler yaralanır zaten ...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.