-" Ben hep ölmüş hayvanlar görüyorum. Yine iyisin . İşkence makinesi gibi bu oda . İyi kurtuldun.''
-" Sence iyi bir halde mi Buster . ''
-" En azından işkencelere maruz kalmadı ,Abbey . ''
-" Ne oldu da böyle oldu hiç anlamadım. ''
-" Aşkım , Lucia uyansın ben anlar sonra da sana anlatırım . Zihnini yorma sen . ''
-" Bak bana bir daha aşkım deme.''
-" Tamam, aşkıtellam. Niye öyle bakıyorsun? Aşkım demedim . ''
Vücudum ateşe düşen bir buz gibi çözülüyordu onlar zihnimin odağını değiştirirken .
O an karşımda yeniden beliren kapıyı gördüm . Zihnimdeki savaştan kurtuluşumun ilk adımı buydu. Bilinmezlerden biri öğrenilecekti. Tipler beni rahat bırakacaktı.
Tüm gücümü toplayıp " K-Kapının numarası ? '' diyebildim .
Lütfen anlamış olsunlar ...
Abbey '' Kapının numarasını soruyor'' deyip hızla kapıya doğru gitti.
'' 23 '' diye bağırdı bulunduğu yerden . İçim rahatlamıştı. Dört yoktu .
Sustular .
Susturduk onları.
Artık daha az acıyordu .
Ama daha çok nefret ediyordum kendimden . Utanıyordum .
Bilinçsiz de olsa kendime zarar veriyordum. İntihar gibiydi bu takıntılar . Ölüm bir bulaşıcı hastalık olsaydı bu olurdu . Emindim.
İçeriyi dolduran sarı ışık yerini loş bir beyaza bırakıyordu ve tavan yeniden kapanıyordu.
''Yapma Dave , Lucia bu haldeyken olmaz .''
''Daha kötüsü olamaz diyorum ...Dave geliyor hay ben bu ağzımı ... ''
Kimdi bu dave ? Düşman mı ?
Savaş başlamış mıydı ben yerde hareketsizce yatarken?
'H' tipi : ''Ölemezsin, sakin ol .''
Kafamdaki tipler, başka kişiler beni endişelendirsin istemiyordu anlaşılan .
Kendileri zarar vereceklerdi. Kendileri acıtıp , şüpheye düşüreceklerdi beni.
Nefret ediyordum. Hissettigim tek şey, nefretti.
Abbey hızlıca anlatmaya başladı : '' Sen buradayken Kuyu'nun ileri gelenlerine ulaştık ve olanları anlattık. Dave yeni eğitmenimiz . Yolculuk boyunca yanımızda olacak.''
-" O kıçı yukarda heriften nefret ediyorum. Kendini lider sanıyor; ben, varken hem de .''
-" Ona ,Lucia bu haldeyken ve hepimiz odadayken eğitimi başlatmamasını söyledim. Hem de defalarca . Manyak işte, akıllısı bizi bulmaz zaten. Bir psikopatımız daha eksikti. ''
-" Ne psikopatı ya ! Taht hırsızı resmen.''
-" Her an başlayabilir, ayrılmayalım. ''
-" Benden uzak kalmak istemiyorsun değil mi aşkıtellam ?''
-" Buster tek kalsa da olur . ''
Kötü şeyler oluyordu . Hepsinin ses tonu korku ve endişe doluydu.
Benim için hava hoştu.
Daha kötüsü olamazdı ya !
Berbat haldeydim zaten, daha fazla ne olabilirdi ki ?
Part: 2 ( cehenneme gülmek )
''Hep güçlüler mi savaşır ?"
''Önce Lucia ile enerjilerimizi paylaşacağız.'' dedi Jack. Ben hiçbir şey anlamamıştım . Bence siz de şaşırmadınız bu duruma artık. İdrak kabiliyetim var ile yok arasındaki çizginin yok kısmına hopluyor hep.
''Enerji paylaşmak ... Ne ?''
Demeye çalışıyordum ki daha cümlemi tamamlayamadan :
Bir anda içimdeki her hücreyi hissettim sanki . Vücudumun her zerresi irkildi . Her yerim... İyileşiyor.
Bu bir mucize. Bunu başka bir şekilde açıklayamazdım. Her yerim bir anda kasılıp gevşemişti. Yenilenmiştim sanki . Bir bebeğin gelişim evresindeki gibiydi bu olanlar . Bir anda enerji dolmuştum. Konuşabilir miydim?
-'' İçimde bir şeyler oluyor...''
Konuşma becerimi yeniden kazanmıştım. Bunun için içimde bir yerlerde 23 saniye sevindikten sonra Jack :
-" Korkma, ilerde senin de yapabileceğin bir şey bu . Enerjilerimizin bir kısmını paylaştık sadece . Bizi etkilemeyecek kadar bir miktarını merak etme . Hadi ayağa kalk .''dedi.
Dediğini yaptım .
Ve olanlara daha da hakim olmaya başladım. Bu oda zor koşullarda karar verme yeteneğimizi geliştirmemiz için tasarlanmıştı. Zihnimizin kontrolü için bizi eğitiyordu. Bana bir zorluk çıkarmamıştı çünkü zaten zihnimde devam eden bir savaş vardı.
O an yerde kalemler görmeye başladım. Renk renklerdi. Aynı renkten olanlar yan yana dizilmişti . 4 sarı , 4 mavi , 4 pembe... hepsinden dörder tane .
'F'tipi :"Sakin ol Lucia."
'D' tipi :" Enerjilerini seninle, sen yeniden deliresin diye paylaşmadılar.''
'Z' tipi : Bu odanın oyunu. İnanma. Görmezden gel . Birer kalem de sen ekle . 5 kalem olsunlar . ''
Dediklerini yaptım. Yapmak zorundaydım.
Birer kalem de ben hayal ettim.
Artık sorun yoktu . Her şey mükemmeldi . 5 sarı , 5 mavi, 5 pembe kalem ...
Burada delirmemenin tek yolu ; burası bizi delirtmeden, delirmekti.
-'' Bu oda zihnimize göre şekil alıyor. En saçma şeyi düşünün bir limon mesela limondan korktuğunuzu falan düşünün aklınıza kötü şeyler getirmeyin .'' Dedim panikle.
Geç kalmıştım ...Zaten bu kontrol edilebilir bir şey değildi.
Buster'ın bahsettiği ölü hayvanları ben de görüyordum artık. Zihnimi az da olsa kontrol edebilirdim ama midemin kontrolü bende değildi. Kusmamak için zor tutuyordum kendimi . Her yutkunduğumda iğrenç bir tat hissediyordum.
Bu görüntü dayanılabilecek gibi değildi . Kanlar içindeki bir sürü köpek, iskeletlerinin bir kısmı gözüküyor.
Solucanlar ... Ekosistemin gereğini yapıyor . Köpekler ; renk renk , sevimli , yavru köpekler ... Kan içindeler.
Daha fazla bakamayıp yüzümü diğer tarafa çevirdim.
Görüntü bu sefer de baktığım yöne taşındı.
Gözlerimi kapatamıyorum.
'F' tipi: ''Yoklarmış gibi düşün ''
Bu kabustan nasıl uyanacağım ?