....⁴....₄....⁴....₄....⁴....
♪♪♪♪AURORA - Panic Room ♪♪♪♪
''Belki de ,Bedenlerimizin intiharıydı; ölüm denen bu garip gerçeklik.''
ꕥ•ꕥ•ꕥ•ꕥ
Hatalarım... Hepsi birer öğretiydi. Yaptığım her hata sanki planlıydı. Bir şeyler hissedip peşine düşüyordum. Bilinçli miydi tüm bunlar ?
Eskiden tüm insanlar benim için var sanardım. Ben yaşayabileyim , sıkılmayayım diye yaratılmış gibi gelirdi bu evren . Sanki başrol bendim . Her şey birer kurgu . Hiçbir şey gerçek değil. Sadece... Sadece benim içindi tüm bunlar .
Şimdi ise tam tersi. Sanki başka hayatlara dokunmak için vardım ben. Bir başkasının hikayesinde bir figüran gibiydim. Onun hikayesini tamamlayan eksik bir parça gibi . Ve bu ... Bu bana sahte gelmiyordu. Sanki gerçek buydu.
Eksik parçaydım ben . Yapbozun tamamını bile göremiyordum bulunduğum yerden. Bir güç beni yerleştirmişti yapbozun bir yerine . Belki de doğru yerde değildim. Köşelerim tam oturmamıştı sanki bu evrene. Hatalı parçaydım ben. Hiçbir yere tam uymayan .
Hiçbir yere yerleşemiyordum. Ne yapsam tatmin etmiyordu. 'Geçecek' diyordum kendime durmadan . Biliyordum . Geçmeyecekti. Geçmişim yoktu benim . Geçmemişlerle doluydu etrafım. Kafamda susmak bilmeyen birkaç tip ile ölmeyi bekleyen biriydim. Hiç yaşayamamış biri. Belki de tamamlanmamıştı bu yapboz . Benim gibi yardımcı oyuncularla doluydu evren . Sahi var mıydı bu yapbozun tamamını gören birileri ?
Nefret ediyordum; gerçekten , gerçeklerden . Kaçamıyordum. Bir şekilde çıkıyordu karşıma . Kaçan kovalanırdı ya belki de yerimde durmalıydım . Kimi kandırıyorum? Geriye doğru koşsam bile bulurdu beni.
Hayat zordu . Bana en zordu sanki . Belki de ölümsüzlük bulunmuştu sadece 'Bedenlerimizin intiharıydı ölüm denen bu garip gerçeklik.' Ölümsüzlük içimizdeydi. Ama dayanamıyorduk... Burası, dayanılmazdı.
Bunun böyle olmasını sağlayan bizdik . Trajik değil mi ? İsyan ettiğin şeyin sebebi olmak . Komik. Ne komiktik! Hepimiz , herkes.
Jack'in sesiyle zihnimdeki sohbeti susturdum . Öyle derin bir sohbet vardı ki ! Hangi tip ne diyordu anlayamıyordum. Bu sesler susmazdı. Susturamıyordum.
-''Gerideki topraklar .'' diye yineledi Jack.
-" Buraları bilmiyorum .''diye ekledim .
-" Biz de dış dünyaya pek hakim değiliz. Kuyunun gerisindeki her yere bakacağız . Öncelikli görevimiz bu.''
-''Ivy 'i bulacağız . Ona hakettiği yaşamı ve ölümü vereceğiz .'' diye devam etti Diablo.
Gözlerim dolmuştu . O minik kıvılcım ateşlenmişti. Sanırım başlıyordu bu tuhaf gerçeklik .
Algılayamadığım şeyler oluyordu ama anlamama gerek yoktu bu sefer. Her şeye anlam verebilsek bu evren çok sıkıcı olurdu değil mi ?
Anlam veremediğim şeyleri seviyordum . Diğerleri için anlamsız olan şeylere garip anlamlar yüklemek hoşuma gidiyordu . Anlamsızlıkların , anlamını aramak...
Sayıların , insanların , renklerin , varolmayanın ... Tüm garipliklerin .
Bilinmeze yolculuğumuz başlıyordu .
Yolumuzun doğru olduğundan bile emin değildik . Tüm bu bir kaç günde olanlar ... Hep bir bilinmezi , olasılıkları kovalamıştım. Ama tek değildim; bu hem kötü hem de iyiydi.
'S'tipi: ''Bir şey nasıl hem kötü hem de iyi olabilir ki ?"
İçimdeki biri bunun iyi olduğunu söylüyordu, diğeri ise kötüye yorumluyordu . Ben de aklımdakini söylüyorum, 'S' tipi ciddiye alma bu kadar beni.
Buster ,eline aldığı kalemle masanın üzerine çıkmış ; konuşma yapıyordu. Komikti. En berbat anda bile güldürebiliyordu.
-'' Sessiz olun lideriniz konuşuyor . Ses deneme bir , iki ... Bu yolculukta lideriniz olarak size vereceğim görevler olacak . Öncelikle Jack , yemeklerimi taşıyacaksın . Diablo ,sen de ben ne dersem diyeyim onaylayacaksın. Lucia , sen susacaksın; başrol benim . Abbey sen de şarkı söyleyeceksin yol boyunca. ''
-" Ne saçmalıyorsun ? Ne lideri ? Hem kim seçti seni ? '' herkes gülüyordu bu haline .
-" Liderinizi dinlemeyi öğrenin . Öncelikle takımımızın ismi; 'Buster ve diğerleri' bakın ,üzerine kitapların yazılabileceği bir isim bu .''
-" Buster yine en mütevazı insan olmuşsun.''
-" Aslında size isimlerinizle hitap etmek yerine ; Buster'ın hizmetkarı bir , Buster'ın hizmetkarı iki ... derdim de buna henüz hazır değilsiniz . ''
-" Neyin kafasını yaşıyor bu çocuk ?
İçmeden sarhoş oluyor. ''
-" Buster' ı duymayın. Dinlemezseniz susar .'' dedi Diablo her zamanki dondurma tonları ile...
-" Yo ! Kim demiş?" diyordu pişkin pişkin .
-''Lucia , eğitimine başlamadık bile . Yolculuk esnasında halledeceğiz artık bir şekilde . Henüz hiçbir şey bilmiyorsun ondan dolayı önceliklerimizden biri de seni korumak olacak. Yine de gidene kadar kendini geliştirmeye bak ... Ne öğrensen kâr.''
-" Teşekkür ederim .'' Diyebildim sadece Jack'e .
'S'tipi gülüyordu . Ne diyeyim ? Aklıma başka bir şey gelmedi teşekkür etmek de mi suç ?
Buster çıktığı masadan inerken Diablo'nun resimlerine bastığından Diablo yine kovalamaya başlamıştı onu .
Kedi ve fareydiler sanki . Çizgi filmlerdeki gibi. Birbirlerini kovalamak, bir yaşam biçimiydi onlar için . Asla bitmeyen daire bir yolda birbilerinin ardınca koşuyorlarmış gibiydiler her an birbirlerinin ardındaydılar .
Ne çok gibi diyordum...
Olanları Kuyu'nun ileri gelenlerine anlatmak için toparlanıp yanlarına gitmeye koyulduk .
Biz duvarı tırmanırken Jack: " Abbey , biliyorsun . Artık beni dinle, kendini yorma . Olur mu ? ''
O kadar çok duruyordu ki her kelimesinden sonra , söylediklerini algılamakta güçlük çekiyordum .
'S' tipi garip bir fikir sundu. Boşlukları ben dolduracaktım. İçimden, her kelimeden sonra ;başka bir kelime uyduruyordum . Saçma oluyordu ama eğlenceliydi.
'' Abbey seni seviyorum ,biliyorsun.Yapma artık ,öp beni sadece. Dinle, benim için kendini incitip yorma. Benimle evlen olur mu ? '' gibi bir cümle çıkmıştı ortaya . Sanırım bu garip kelime oyununu sevmiştim. Bunca garipliğin arasında zihnim beni şaşırtmamış ve saçmalamayı başarmıştı.
Kuyunun ileri gelenlerini bulamamıştık . Onları bulana kadar ,eğitim yapıp hazırlanacaktık .
Uzun koridorlardan geçiyorduk. Zemin gri ve yumuşaktı . Duvarlar alçaktı ben yürürken pek zorlanmasam da Jack yürürken kafasını eğmek zorunda kalıyordu . Jack normal bir insana göre baya uzun ve iriydi.
'Z' tipi :"Normal bir insan derken ?"
Haklıydı insanları belli kalıplara sokmamak gerekiyordu . Bu işin, bir normali yoktu. Kendi zihnimin içinde de olsa kelimelerime dikkat etmeyi öğrenmeliydim. Anormali yok etmenin yolu; normali kabul etmemekti. Anormal olanı kabul edemeyenlerin anormallerin değişmesini beklemesi saçmaydı. Kafalarındaki normali yok etseler yeterdi aslında
Seçemediğimiz şeyleri bile normal ve anormal diye ayırmak saçmaydı.
-''Özür dilerim 'Z' tipi haklısın .''
Buster'ın sesi ile yeniden dünyaya döndüm:
-"Hipopotamlar giremez yazıyordu koridorun girişinde ;okumadın galiba Jack ."
-" Sen de 'kıvırcık kafalı Busterlar sesini çıkarmasın ' yazısını gözden kaçırdın galiba . ''
-" Diablo , aşkım. Kelebeğim . Neler diyor bana duyuyor musun ? Minik tırtılın ile dalga geçiyor . Bir şey yapmayacak mısın ? ''
-" Tabi ki bir şey yapacağım tırtık . Jack seni öldürmezse ben seve seve yapacağım bu işi . ''
-" Tırtık ne aşkım? şımartıyorsun beni ... ''
-" Bir daha 'aşkım' dersen...'' dedi Diablo ,aşkım kelimesini vurgulayarak ama kendisi de biliyordu Buster'ın o, konuşurken onu dinlemek yerine; bir sonraki cümlesini düşündüğünü .
-" haa ne yaparsın 'aşkım' ? Utanma ya yabancı değiller. Bir hipopotamdan kim utanır ? ''
Buster ile ufak bir kovalamacaya başlayan Diablo, 'aşkım' diyemesin diye Buster 'ın ağzına dirseğini sokmuştu . Vazgeçmek nedir bilmeyen Buster ise ağzında dirsek ile :
-" ağğımşıghhh ağğımmmhh seğhhvilimmh '' gibi sesler çıkarıyordu .
Vazgeçmek nedir bilmiyordu gerçekten.
- '' Olanlardan haberdar değiller hala . Sizce Ivy'nin peşine düşmemize izin verecekler mi ? '' dedim .
-" Söyledim ya ,verseler de vermeseler de ; her halükarda gideceğiz. Formaliteden şeyler bunlar. '' dedi Jack boşluklarıyla .
Buster'ın güldüğünü fark ettim o an . Bu cümleye gülecek değildi ya !
O da mı Jack'in kelimelerinin arasındaki boşlukları tamamlıyordu ? Boşluk doldurma oyunundan haberdar mıydı?
Belki onun da bir 'S' tipi vardır .
'S' tipi :" Sen benden de komiksin.''
Eğitim dedikleri neydi ki ?
Ne konuda eğitilecektim ? Gerçekten önüme çıkan her şey bilinmezlerle doluydu . 'Umarım fazla zorlamaz beni' diye geçirdim içimden. Koşacak, hoplayacak ve ağırlık kaldıracak kadar çok gücüm kalmamıştı.
Biz ilerledikçe ıslak toprak kokusu azalıyordu .
-"Burası.'' dedi Jack biz büyük bir kapının önüne geldiğimizde . Kapı füme rengiydi . Dokunduğumda yapıldığı metalin durgun soğukluğunu hissedebiliyordum.
İçeriye girdiğimizde yeni bir koridor karşıladı bizi. Bu koridor; diğerine göre daha geniş ve yüksekti . Jack adına sevinmiştim .Kambur kalacaktı biraz daha eğilirse.
Koridorun sağında ve solunda sıralı kapılar vardı. Ve hepsinde numaralar ; sağ tarafta 2,3,5,7,11,13...
Sol tarafta ise 97,89,83,79,73 ...
Asal sayılardı.
"41,43,47" dedim kendime ...
Bu üçü hariç hepsi olabilirdi.25'in 3 'ü.
Denk gelmezdi umarım.
'F' tipi : ''kendini şartlama ! Sayılar zarar vermez .''
Senin için söylemesi kolay . Birinin zihninde yaşıyorsun . Ben sizin için orayı bir cennete çevirdim . Cehenneme terk edilen benim. Siz değil.
Benim kontrolümde mi sanıyorsun ?
Sence birisi bile isteye kendisine bu kadar çok olasılık hesaplatıp , acı çektirir mi ?
'H' tipi : " Bilincin açık şu an . Kendini yönetebilirsin .''
Duymazdan gel Lucia . Sesler yok. Sesler yok . Sesler yok...
-" Lucia burda mısın ? Hoop ! Sana diyorum . İçeriye tek gireceksin . İyi misin sen ?"
Evet, odağım değişmişti. Bu harikaydı.
-" Dalmışım öyle. Neden tek giriyorum ?"
-" Eğitim anında yanında olsak da bir faydamız dokunmaz . Tek olursan daha rahat olursun. Ve özür dilerim . Bunu yapmak zorundasın . Hepimiz benzer şeyleri yaşadık unutma. Ne olursa olsun kendine zarar verme .O odada kendinden başkası sana zarar veremez, unutma . ''
Neden özür dilemişti ki ?
-'' Tamam o zaman .'' dedim ve içeri girdim .