İçeriğe geç

TRÖD' ÜN TERSİ

Bölüm 16 · 7 dk okuma

TRÖD' ÜN TERSİ

Bölüm 16

Bölüm:4.1 "Yapbozun eksik parçası"

....⁴....₄....⁴....₄....⁴....

♪♪♪♪AURORA - Panic Room ♪♪♪♪

''Belki de ,Bedenlerimizin intiharıydı; ölüm denen bu garip gerçeklik.''

ꕥ•ꕥ•ꕥ•ꕥ

Hatalarım... Hepsi birer öğretiydi. Yaptığım her hata sanki planlıydı. Bir şeyler hissedip peşine düşüyordum. Bilinçli miydi tüm bunlar ?

Eskiden tüm insanlar benim için var sanardım. Ben yaşayabileyim , sıkılmayayım diye yaratılmış gibi gelirdi bu evren . Sanki başrol bendim . Her şey birer kurgu . Hiçbir şey gerçek değil. Sadece... Sadece benim içindi tüm bunlar .

Şimdi ise tam tersi. Sanki başka hayatlara dokunmak için vardım ben. Bir başkasının hikayesinde bir figüran gibiydim. Onun hikayesini tamamlayan eksik bir parça gibi . Ve bu ... Bu bana sahte gelmiyordu. Sanki gerçek buydu.

Eksik parçaydım ben . Yapbozun tamamını bile göremiyordum bulunduğum yerden. Bir güç beni yerleştirmişti yapbozun bir yerine . Belki de doğru yerde değildim. Köşelerim tam oturmamıştı sanki bu evrene. Hatalı parçaydım ben. Hiçbir yere tam uymayan .

Hiçbir yere yerleşemiyordum. Ne yapsam tatmin etmiyordu. 'Geçecek' diyordum kendime durmadan . Biliyordum . Geçmeyecekti. Geçmişim yoktu benim . Geçmemişlerle doluydu etrafım. Kafamda susmak bilmeyen birkaç tip ile ölmeyi bekleyen biriydim. Hiç yaşayamamış biri. Belki de tamamlanmamıştı bu yapboz . Benim gibi yardımcı oyuncularla doluydu evren . Sahi var mıydı bu yapbozun tamamını gören birileri ?

Nefret ediyordum; gerçekten , gerçeklerden . Kaçamıyordum. Bir şekilde çıkıyordu karşıma . Kaçan kovalanırdı ya belki de yerimde durmalıydım . Kimi kandırıyorum? Geriye doğru koşsam bile bulurdu beni.

Hayat zordu . Bana en zordu sanki . Belki de ölümsüzlük bulunmuştu sadece 'Bedenlerimizin intiharıydı ölüm denen bu garip gerçeklik.' Ölümsüzlük içimizdeydi. Ama dayanamıyorduk... Burası, dayanılmazdı.

Bunun böyle olmasını sağlayan bizdik . Trajik değil mi ? İsyan ettiğin şeyin sebebi olmak . Komik. Ne komiktik! Hepimiz , herkes.

Jack'in sesiyle zihnimdeki sohbeti susturdum . Öyle derin bir sohbet vardı ki ! Hangi tip ne diyordu anlayamıyordum. Bu sesler susmazdı. Susturamıyordum.

-''Gerideki topraklar .'' diye yineledi Jack.

-" Buraları bilmiyorum .''diye ekledim .

-" Biz de dış dünyaya pek hakim değiliz. Kuyunun gerisindeki her yere bakacağız . Öncelikli görevimiz bu.''

-''Ivy 'i bulacağız . Ona hakettiği yaşamı ve ölümü vereceğiz .'' diye devam etti Diablo.

Gözlerim dolmuştu . O minik kıvılcım ateşlenmişti. Sanırım başlıyordu bu tuhaf gerçeklik .

Algılayamadığım şeyler oluyordu ama anlamama gerek yoktu bu sefer. Her şeye anlam verebilsek bu evren çok sıkıcı olurdu değil mi ?

Anlam veremediğim şeyleri seviyordum . Diğerleri için anlamsız olan şeylere garip anlamlar yüklemek hoşuma gidiyordu . Anlamsızlıkların , anlamını aramak...

Sayıların , insanların , renklerin , varolmayanın ... Tüm garipliklerin .

Bilinmeze yolculuğumuz başlıyordu .

Yolumuzun doğru olduğundan bile emin değildik . Tüm bu bir kaç günde olanlar ... Hep bir bilinmezi , olasılıkları kovalamıştım. Ama tek değildim; bu hem kötü hem de iyiydi.

'S'tipi: ''Bir şey nasıl hem kötü hem de iyi olabilir ki ?"

İçimdeki biri bunun iyi olduğunu söylüyordu, diğeri ise kötüye yorumluyordu . Ben de aklımdakini söylüyorum, 'S' tipi ciddiye alma bu kadar beni.

Buster ,eline aldığı kalemle masanın üzerine çıkmış ; konuşma yapıyordu. Komikti. En berbat anda bile güldürebiliyordu.

-'' Sessiz olun lideriniz konuşuyor . Ses deneme bir , iki ... Bu yolculukta lideriniz olarak size vereceğim görevler olacak . Öncelikle Jack , yemeklerimi taşıyacaksın . Diablo ,sen de ben ne dersem diyeyim onaylayacaksın. Lucia , sen susacaksın; başrol benim . Abbey sen de şarkı söyleyeceksin yol boyunca. ''

-" Ne saçmalıyorsun ? Ne lideri ? Hem kim seçti seni ? '' herkes gülüyordu bu haline .

-" Liderinizi dinlemeyi öğrenin . Öncelikle takımımızın ismi; 'Buster ve diğerleri' bakın ,üzerine kitapların yazılabileceği bir isim bu .''

-" Buster yine en mütevazı insan olmuşsun.''

-" Aslında size isimlerinizle hitap etmek yerine ; Buster'ın hizmetkarı bir , Buster'ın hizmetkarı iki ... derdim de buna henüz hazır değilsiniz . ''

-" Neyin kafasını yaşıyor bu çocuk ?

İçmeden sarhoş oluyor. ''

-" Buster' ı duymayın. Dinlemezseniz susar .'' dedi Diablo her zamanki dondurma tonları ile...

-" Yo ! Kim demiş?" diyordu pişkin pişkin .

-''Lucia , eğitimine başlamadık bile . Yolculuk esnasında halledeceğiz artık bir şekilde . Henüz hiçbir şey bilmiyorsun ondan dolayı önceliklerimizden biri de seni korumak olacak. Yine de gidene kadar kendini geliştirmeye bak ... Ne öğrensen kâr.''

-" Teşekkür ederim .'' Diyebildim sadece Jack'e .

'S'tipi gülüyordu . Ne diyeyim ? Aklıma başka bir şey gelmedi teşekkür etmek de mi suç ?

Buster çıktığı masadan inerken Diablo'nun resimlerine bastığından Diablo yine kovalamaya başlamıştı onu .

Kedi ve fareydiler sanki . Çizgi filmlerdeki gibi. Birbirlerini kovalamak, bir yaşam biçimiydi onlar için . Asla bitmeyen daire bir yolda birbilerinin ardınca koşuyorlarmış gibiydiler her an birbirlerinin ardındaydılar .

Ne çok gibi diyordum...

Olanları Kuyu'nun ileri gelenlerine anlatmak için toparlanıp yanlarına gitmeye koyulduk .

Biz duvarı tırmanırken Jack: " Abbey , biliyorsun . Artık beni dinle, kendini yorma . Olur mu ? ''

O kadar çok duruyordu ki her kelimesinden sonra , söylediklerini algılamakta güçlük çekiyordum .

'S' tipi garip bir fikir sundu. Boşlukları ben dolduracaktım. İçimden, her kelimeden sonra ;başka bir kelime uyduruyordum . Saçma oluyordu ama eğlenceliydi.

'' Abbey seni seviyorum ,biliyorsun.Yapma artık ,öp beni sadece. Dinle, benim için kendini incitip yorma. Benimle evlen olur mu ? '' gibi bir cümle çıkmıştı ortaya . Sanırım bu garip kelime oyununu sevmiştim. Bunca garipliğin arasında zihnim beni şaşırtmamış ve saçmalamayı başarmıştı.

Kuyunun ileri gelenlerini bulamamıştık . Onları bulana kadar ,eğitim yapıp hazırlanacaktık .

Uzun koridorlardan geçiyorduk. Zemin gri ve yumuşaktı . Duvarlar alçaktı ben yürürken pek zorlanmasam da Jack yürürken kafasını eğmek zorunda kalıyordu . Jack normal bir insana göre baya uzun ve iriydi.

'Z' tipi :"Normal bir insan derken ?"

Haklıydı insanları belli kalıplara sokmamak gerekiyordu . Bu işin, bir normali yoktu. Kendi zihnimin içinde de olsa kelimelerime dikkat etmeyi öğrenmeliydim. Anormali yok etmenin yolu; normali kabul etmemekti. Anormal olanı kabul edemeyenlerin anormallerin değişmesini beklemesi saçmaydı. Kafalarındaki normali yok etseler yeterdi aslında

Seçemediğimiz şeyleri bile normal ve anormal diye ayırmak saçmaydı.

-''Özür dilerim 'Z' tipi haklısın .''

Buster'ın sesi ile yeniden dünyaya döndüm:

-"Hipopotamlar giremez yazıyordu koridorun girişinde ;okumadın galiba Jack ."

-" Sen de 'kıvırcık kafalı Busterlar sesini çıkarmasın ' yazısını gözden kaçırdın galiba . ''

-" Diablo , aşkım. Kelebeğim . Neler diyor bana duyuyor musun ? Minik tırtılın ile dalga geçiyor . Bir şey yapmayacak mısın ? ''

-" Tabi ki bir şey yapacağım tırtık . Jack seni öldürmezse ben seve seve yapacağım bu işi . ''

-" Tırtık ne aşkım? şımartıyorsun beni ... ''

-" Bir daha 'aşkım' dersen...'' dedi Diablo ,aşkım kelimesini vurgulayarak ama kendisi de biliyordu Buster'ın o, konuşurken onu dinlemek yerine; bir sonraki cümlesini düşündüğünü .

-" haa ne yaparsın 'aşkım' ? Utanma ya yabancı değiller. Bir hipopotamdan kim utanır ? ''

Buster ile ufak bir kovalamacaya başlayan Diablo, 'aşkım' diyemesin diye Buster 'ın ağzına dirseğini sokmuştu . Vazgeçmek nedir bilmeyen Buster ise ağzında dirsek ile :

-" ağğımşıghhh ağğımmmhh seğhhvilimmh '' gibi sesler çıkarıyordu .

Vazgeçmek nedir bilmiyordu gerçekten.

- '' Olanlardan haberdar değiller hala . Sizce Ivy'nin peşine düşmemize izin verecekler mi ? '' dedim .

-" Söyledim ya ,verseler de vermeseler de ; her halükarda gideceğiz. Formaliteden şeyler bunlar. '' dedi Jack boşluklarıyla .

Buster'ın güldüğünü fark ettim o an . Bu cümleye gülecek değildi ya !

O da mı Jack'in kelimelerinin arasındaki boşlukları tamamlıyordu ? Boşluk doldurma oyunundan haberdar mıydı?

Belki onun da bir 'S' tipi vardır .

'S' tipi :" Sen benden de komiksin.''

Eğitim dedikleri neydi ki ?

Ne konuda eğitilecektim ? Gerçekten önüme çıkan her şey bilinmezlerle doluydu . 'Umarım fazla zorlamaz beni' diye geçirdim içimden. Koşacak, hoplayacak ve ağırlık kaldıracak kadar çok gücüm kalmamıştı.

Biz ilerledikçe ıslak toprak kokusu azalıyordu .

-"Burası.'' dedi Jack biz büyük bir kapının önüne geldiğimizde . Kapı füme rengiydi . Dokunduğumda yapıldığı metalin durgun soğukluğunu hissedebiliyordum.

İçeriye girdiğimizde yeni bir koridor karşıladı bizi. Bu koridor; diğerine göre daha geniş ve yüksekti . Jack adına sevinmiştim .Kambur kalacaktı biraz daha eğilirse.

Koridorun sağında ve solunda sıralı kapılar vardı. Ve hepsinde numaralar ; sağ tarafta 2,3,5,7,11,13...

Sol tarafta ise 97,89,83,79,73 ...

Asal sayılardı.

"41,43,47" dedim kendime ...

Bu üçü hariç hepsi olabilirdi.25'in 3 'ü.

Denk gelmezdi umarım.

'F' tipi : ''kendini şartlama ! Sayılar zarar vermez .''

Senin için söylemesi kolay . Birinin zihninde yaşıyorsun . Ben sizin için orayı bir cennete çevirdim . Cehenneme terk edilen benim. Siz değil.

Benim kontrolümde mi sanıyorsun ?

Sence birisi bile isteye kendisine bu kadar çok olasılık hesaplatıp , acı çektirir mi ?

'H' tipi : " Bilincin açık şu an . Kendini yönetebilirsin .''

Duymazdan gel Lucia . Sesler yok. Sesler yok . Sesler yok...

-" Lucia burda mısın ? Hoop ! Sana diyorum . İçeriye tek gireceksin . İyi misin sen ?"

Evet, odağım değişmişti. Bu harikaydı.

-" Dalmışım öyle. Neden tek giriyorum ?"

-" Eğitim anında yanında olsak da bir faydamız dokunmaz . Tek olursan daha rahat olursun. Ve özür dilerim . Bunu yapmak zorundasın . Hepimiz benzer şeyleri yaşadık unutma. Ne olursa olsun kendine zarar verme .O odada kendinden başkası sana zarar veremez, unutma . ''

Neden özür dilemişti ki ?

-'' Tamam o zaman .'' dedim ve içeri girdim .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.