Adliyeden çıktığımda hava kararmıştı. Montumu sıkıca kapattım ama hava o kadar soğuktu ki bunun hiçbir faydası olmadı. Elimde tuttuğum dosyaların kağıt kesikleri bir yandan son zamanki yoğunluktan dolayı olan uykusuzluğum beni bitap düşürmüştü. Telefonumu açtım ve ilk iş bildirimlerimi kontrol ettim ama o yazmamıştı. Ona karşı hatalarım olduğunu ima etmişti son buluşmamızda. Sanırım fark etmeden onun duygularını incitmişim. Bana hatalarımı göremeyecek kadar kör olduğumu söylemişti. Son buluşmamızdan beridir konuşmuyoruz, ne arıyor ne beni merak ediyor. Kendince beni cezalandırıyor. Kendimi ona bu kadar teslim ettiğim için suçlu hissediyorum fakat elimde değil. Kendini benden uzak tuttukça ona olan hislerim daha da derinleşiyor. Titreyen ellerimi atkıma attım, içimden geçenleri bastıramadım ve "ya o yazsaydı..." düşüncesiyle gözlerim dolmuştu. Durakta beklerken kızların "Dışarı çıkalım mı?" mesajını görünce bir an olsun mutlu olmuştum. Kızlar da benim halimi biliyordu, ilk kavga edişimiz olmadığından ve beni manipüle ettiğine inandıklari için bizimkiler Kıvanç'tan nefret ediyorlar. Kafamı toparlamam için şu an bana sadece kız kıza toplantı ve rengarenk kokteyller lazım. Alsancakta çok bilindik bir mekana girdik. Normalde çok gideceğimiz türden bir mekan değildi, bu mekana ilk hepimiz 18'imizi doldurunca girmiştik. İçkiyle pek aramın olduğunu söyleyemem, o yüzden ilk gidişimde sadece 2 shot atmama rağmen o günden kalan hatıralarım buğulu. Ben kokteyl kadınıyım, tequilla veya herhangi bir içki bana göre değil. Deniz de bunu biliyor olucak ki elime mor renkli bir kokteyl tuttuşturdu. "Bu gece sadece biz varız, gereksiz şeyleri kafandan at!" dedi. Ben de başımı sallayıp zoraki bir gülümseme takındım. Enerjim hiç yoktu o yüzden dans bile etmedim. O sırada barda birlikte dans eden iki kişi gözüme çarptı. Kalbim hızlandı. O saç kesimi, o omuzlar... Bu kadar benzer olamazdı. Birkaç saniye boyunca gözlerimi kısmam yetti. Evet, o kişi benim aşkından çıldırdığım Kıvançtı. Ama yalnız değildi. Resmi olarak ayrılmamamıza rağmen başka bir kızla el ele göz göze gülüşüyorlardı. Yanındaki kız Kıvancın etkileyici kokusu ve davranışlarıyla hipnoz olmuşçasına müziğin ritmiyle uyumlu biçimde dans ediyordu. Kıvancın eli onun belindeydi. Eğilip bir şeyler fısıldadı ve kız gülmeye başladı. O kahkaha sesi kalbime hançer gibi saplanmıştı. O anda zaman donmuştu sanki. Müzik çalmaya devam ediyordu ama ben duymuyordum. Kalabalık vardı ama kimse yok gibiydi. Sadece sevgilim ve yanındaki kız... yakındılar, hem de fazlasıyla. "Elçin?" dedi selin sessizce. Beni izliyordu. Elim kokteyl bardağını sımsıkı tutmuştu neredeyse camı tırnaklayacak seviyede. Gözlerimi onların üstünden ayıramıyordum, üzerimden kaynar sular dökülmüş gibiydi. Onca emek, onca verilmiş söz.. Her şey yalan mıydı yani? "Gördüm." diyebildim sadece. Boğazım düğümlendi ama ağlayamadım da. Ağlamamam daha iyiydi, başlarsam duramayacağımın farkındaydım. Deniz yanımda belirdi, öfkeli surat ifadesiyle "Boş ver o şerefsizi. Gidip o içkiyi üstüne fırlatmamak için zor tutuyorum kendimi." dedi. Şu an ona hiçbir şey yapabilecek bir durumda bile değildim. O beni unutmuştu. Ya da en azından unutmuş gibi yapacak kadar umursamazdı. Derin bir nefes aldım. Ve Doğa "Gel istersen dışarı çıkalım, temiz hava falan." dedi. Bahçe soğuktu ama öfkemden dolayı o kadar sıcak hissediyordum ki üşüme diye bir şey kalmamıştı. İçimdeki yangın, soğuğa karşı zafer ilan etmişti. Deniz ceketini üstüme attı. Ve " Yapma Elçin. O seni hak etmiyor, bunu görmüş olduk." diye ekledi. Hak etmiyordu. Ama kalbim mantığıma üstün geliyordu. Ne yaparsam yapayım o görüntüyü aklımdan çıkaramıyordum. O gece bir daha mekana girmedik. Ve ben Kıvancın beni aldatırken bana ne diyeceğini merak ettiğimden onu sayısız kere çaldırdım ama açmadı. Kızlara beni yalnız bırakmaları konusunda yalvardım ve en sonunda dayanamayıp benim güvende olduğumu bilmeleri için ne zaman aradıklarında açacağım konusunda söz verdim. Sahile indim, ayağımdaki topukluları çıkardım ve sahil boyunca yürümeye başladım. Soğuk yavaş yavaş tenimden çok duygularıma etki etmeye başlamıştı. Kıvanç bir yabancının yanında dans ediyordu. Ben ise kendi başıma yapayalnız duygularımı kontrol etmeye çalışıyordum. O sırada parlak bir şey sahile yaklaşıyordu...
Bölüm 1
《 Bölüm 1 》
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.