İçeriğe geç

Touch it/ JİKOOK

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Touch it/ JİKOOK

Bölüm 2

Bölüm 2: Çabalar

"Uykuya daldı Jungkook"

dediğinde

"odasına taşıyalım"

yanıtını verdim.

İki saattir beşiğinden kalkmış hıçkıra hıçkıra ağlayan tombul bir surat gördüğümde eriyen kalbimle ona doğru ilerlerken kollarımı kocama açtım.

Bana sarılınca tek omzum kadar olan bedeni iyice küçüklmüş tombul yanaklarıyla bana bakıyordu

"Oh bebeğim uyanmış"

"Kgug"

Henüz konuşmayı bilmediği için her seferinde böyle kendine has sesler çıkarıp cevaplamaya çalışıyordu.

Aşağı inerken yüzünü silmiş onu mutfağa götürmüştüm.

"Bebeğim ne yemek istiyor bakalım, çilekli catboy maması sever miymiş hm"

Ben durmuş cevap beklerken o yanımıza koşan henüz doğalı 1 yıl olmamış bam'ın yüzüyle ilgileniyordu. Köpeğim onu her güldürdüğünde hareketini tekrarlayıp parmağını yüzünü yalatıyorudu ve Jimin bundan oldukça keyif alıyordu.

Ağzına biberonu uzattığımda biberonu emerken bi yandan ellerini köpeğe uzatıyor her yaladığında tekrardan gülüyordu.

En son boğazına kaçan sütle öksürürken hızlıca yerinden kaldırıp sırtını patpatladım.

Dolgun dudaklarıyla bana gülerken ne kadar çok gülmesi ve her zaman rahat bir bebek olmasını seviyordum. Gülüşünü çok seviyordum...

Fazlasıyla yaramaz olacağı belliydi. Onu bamla yalnız bırakıp dışarı çıkarmak için giyecek birşeyler almaya odaya çıktığımda aşağı odadan gülme sesleri geliyordu.

Evin içinde yankılanan bu ses gülümsetirken hızlıca minik tulumlarından birini alıp yanına inmiştim.

Gördüğüm manzara kalbimi eritirken Köpeğin karnına kafasını koymuş eliyle başını okşayan jimine baktım bi süre.

Yanına giderken beni görünce sevinçle el çırpıp kollarını bana doğru uzatmıştı.

Tulum geçirip bam'ın tasmasını takarken beraber sabahın erken saatlerinde sahilde güzel bir yürüyüşe çıkmıştık. Kucağımda ortaya aç gözlerle bakan jimin gördüğü her şeye şaşkınlıkla bakıp el çırpıyor insanların dikkatini üzerimize çekiyordu.

İki yaşlı teyze koşu yaparken durup sevmek istemiş izin verince bebeğimi resmen sevmekten usandırmışlardı.

Eve geçtiğimizde onu içeri bırakıp bişeyler yemiştik , çok geçmeden eve gelen tae ile seokjin . Çifti (henüz olmasada ileride olacağı kesin olan bu çift ) ile oturmuş jimini şımartıyorduk.

"Ggukk GGUK GU KK"

"Hadi jimin V de hadi bebeğim bu basit vi ağzıma bak Viiğ"

"Sen onu boşver jimin hadi alkış yap"

Sanki anlamış gibi ellerine bakıp çığlık atmış ve hızla alkışlamıştı.

"Gel buraya bebeğim" diye kollarını uzatan Tae'nin omzuna vuran Jin, Jimin'i kendine yöneltirken Jimin de kendisine uzatılan kollara aynı kendisinin Tae'ye vurduğu gibi vurmuştu.

"Bak ne öğrettin küçücük çocuğa hep senin yüzünden oluyor"

"Ne demek ben öğrettim senin kötü kişiliğini biliyo bu ondan vurdu aferin Jimin"

Ortada 'PIRT' sesi duyulmuş bunun ardından Jimin gülerek kendini geriye atarken şişko haliyle devrilmiş kalkamayacağını anladığında ayağını alıp ağzına götürmüştü.

"Jimin jim jimin jimin ya ya ya ayak ağza konulmaz no no no"

Jungkook hızla atılıp ayağını emmesine engel olmaya çalışırken jimin gülmüş eliyle parmaklarını ağzına sokmaya çalışırken ayaklarını sertce koltuğa vuruyordu.

Hyunglarından fazlasıyla ilgi gören bir bebekti ama her şeyden önce jungkook kendisini sevince hiç olmadığı kadar mutlu oluyor hiç onun yanından ayrılmak istemiyordu.

"Bakma bana öyle nasıl ayrılacağım ben senden"

Duyduğu sözlerle Jimin kahkaha atarak Tae'nin yüzünü acımasızca cırarken dudaklarını tutup yüzünü şekilden şekle sokuyor ve bundan oldukça keyif alıyordu.

Bu gece Jimin Tae ile kalacak Jungkook çok önemli bir markanın modelliğini yapmak için Stokholm'e gidecekti.

Jimin'e hazırlanmış olan valiz kapıya bırakılırken Jungkook'un kucağında kıkırdıyor onun öpücükleriyle gülümsüyordu.

Jungkook saçları arasına öpücük bırakıp başını boynuna gömüp derince koklarken Jimin beklemedikleri bişey yapmış Jungkook'un yanağına dudaklarına aynı kendisi gibi dudaklarını bastırıyordu. Jungkook'un gözleri büyümüş ağzı açılmış midesinde kelebek etkisi olmuştu. Jimin bunu yaptıktan sonra nasıl bırakıp gidebilirdiki...

"Ama ben senin şirinliğine nasıl dayanabilirim"

Jimin gülerken kollarını uzatan tae'ye bakıp kaşlarını çatmış mızmızlanıp kollarını Jungkook'a sardı.

Kollarını dolayıp masumca başını yaslayan jimine karşı jungkook tepki verememiş bu tombul ve şirin şeye karşı hayır diyememişti.

"Uçağın kaçacak jungkook acele etmelisin"

"Bırakamam ki ben jiminimi"

"Bırakırsın bırakırsın hadi jimin bütün gece evde baby shark dansı yapalım" diyen Tae el çırparak dikkat çekmeye çalışırken pek işe yaramış görünmüyordu.

Jimin mızmızlanmış olsada gitmişti Tae'ye...

...

"Jimin nerdesin bebeğim"

Jin, Jimin'in üstüne koskocaman çamaşır sepeti koymuş jimin emekledikçe sepet kendi kendine gidiyormuş gibi görünüyordu. Bu hali tamamıyla bir kaplumbağaya benzemişti

Namjoon aldığı yiyecekleri mutfağa bırakıp Jimin'i görmek için hızlıca salona geçtiğinde bu sepet görüntüsüyle gülmüştü. Sepeti kaldırıdığında eli havada olan Jimin çığlık atıp Namjoon'dan kaçmaya çalışmıştı. Tae Jimin'i kucaklayıp altını kokladığında gözleri büyümüştü çünkü Jimin tam olarak ağzına iyi bir pırt yaparak rahatlamıştı.

Yediği pirinç lapası gaz yapmıştı çünkü...

Jin jimini kucaklayıp yanağını öperken "ohh rahatladık dimi alkış jimine" demişti. Kendine alkış çalan jimin. Gülerken arkada nakavt olan tae hala osuruğun etkisindeydi.

Jin jiminin altını değiştiridikten sonra poposu koklayıp "oh mis gibi olduk demişti"

Hoseok kapıyı çalmış içeri arkadaşı hyunjin ve onun catboyu felix ile gelmişti. Eski dostlar özlem ile sarılırken felix'in o perimsi zayıf görüntüsüne zıt jimin tombul haliyle üzerindeki şirin tulumla birlikte ağzı açık arkadaşına bakıyordu.

Herkes oturup ikiliyi seyrederken tae jimin'e felix'le konuşması ve arkadaş olması konusunda baskı yapıyorken ağzına hoesok tarafından vurulmasıyla susmuştu.

Felix gülümseyip emekleyerek jiminin yanına gelmiş elini onun saçına koymuştu. Ancak Jimin beklediği kadar şirin çıkmamış tam suratının ortasına burun sızlatacak sertlikte bir şaplak atmış salonun karışmasına sebep olmuştu.

Jimin sanki canı yanan oymuş gibi ağlarken Tae'nin kucağından inip hemen şimdi Jungkook ile olmak istiyordu.

Felix sahibi hyunjin yanında olup kendisine sarıldığı için çabucak sakinleşmiş olsada kıyameti koparmıştı küçük olan...

Zayıf çocuk yere inip emekleyerek yerdeki oyuncakları alırken jimin adeta haykırınca bırakmak zorunda kalmıştı. Yalnızca bağırmakla kalmayıp yere inmiş ve hızlıca emekleyerek oyuncaklarını kendine çekmişti. Felix dudak büzmüş burnunu çekip sahibine gitmişti.

Sahibinin Felix'e sıkı sıkı sarıldığını görünce kıskanmıştı. Bu yüzden kötülük yapıyordu. Jin Jungkook'u görüntülü arayıp Jimin'e çevirdiğinde hıçkıra hıçkıra ağlarken ekranda kendine gülümseyen sahibine karşı şaşkınlıkla baktı.

"Bebeğim... jimin , seni ne kadar özledim bir bilsen"

Jungkook'a karşı gözleri büyümüş ve anında yüz ifadesi değişip kıkırdamaya çığlık atarak el çırpmaya başlamıştı.

Sonuçta o yokken düzgünce el çırpmayı öğrenmiş ve bunu hemen Jungkook'a göstermek istemişti..

"Ggukgie"

Jungkook gülerken jimin burnunu çekti gözyaşları yanağında kalmışken o gülerek kooka doğru kollarını açıyordu.

Taeye bakıp gülerken felix dönüp hyunjinin kulağına fısıldadı.

"O gayiba şahipini mi öşüyo"

"Evet bebeğim kook yanında değil diye öyle yaptı yoksa seni çok seviyodur"

Telefon kapanınca yayvan gözleri yeniden dolmuştu.

"Onunya oyun oynaysam şefiniy mi?"

"Dikkatli ol bebeğim" diyen sahibime gülümseyip yere bırakılan felix

Jimin kendine gülümseyerek gelen felixin uzattığı ele baktı.

"Gkg"

Felix ,Jimin'in dediği şeye gülerken yanına gelip elini şaklattı. Ağzı açık bi şekilde kendisini izleyen jimin geriye doğru devrilirken salondakiler gülme krizine girsede tae çaktırmadan arkasına yastık bırakmış o saatten sonra jimin ile felix akşama kadar oyun oynamışlardı .

İnteiğğ

...

Yb hazır ve bomba gibi 💣

Oy sınırı: 10 ⭐

Yorumlarınızı bekliyorum

Okul açılıyor ve ben hala tatildeyim muhtemelen ilk hafta gidemicem kssnms

Boylove dizi önerileri alalımmiv>

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.