İçeriğe geç

Tom Marvolo Riddle

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Tom Marvolo Riddle

Bölüm 1

1

Bir cuma sabahıydı.Artık haftanın son gününe gelmiştik.Son sınav matematik sınavıydı.Neyse ki artık tatile giriyorduk.Eğer bir gün daha okul olsaydı ben bunu kaldıramazdım.

Kalktım,hazırlandım ve okula gitmek üzere yola çıktım.

Sabahları evde kahvaltı yapmıyordum.Midem bulanıyordu.Bu yüzden okul yolunun üstündeki fırından kendime simit alıyordum.

(...)

Son dersimiz coğrafyaydı.Coğrafya öğretmenimiz Selma Hoca sınavları açıklayacağını söyledi.Acayip stres oldum.Çünkü coğrafya sınavım kötü geçmişti.Notlarım yüzünden ailemden yediğim hakaretler hoş değildi

Selma Hoca: Mete 54,Ela 81,Arda 73.....

Sıra bana bir türlü gelmiyordu.Sıranın bana gelmeyişi beni iyice stres yaptı.Boğazımı cimcirmeye başladım.Sonra zil çaldı.Aklımdan aynı anda birden fazla düşünce geçti.Kağıdım mı karışmıştı?Birisi kağıtları mı değiştirmişti?Ya da aslında sınava girmedimde beynim bana girmişim gibi hissettirmişti?

Düşünceler susmuyordu.Bacaklarım zangır zangır titriyordu.

En son herkes sınıftan çıktıktan sonra cesaretimi toplayıp Selma Hoca'nın yanına gittim.

Meryem: Ee hocam şey..

Selma Hoca bir anda yüzüme dönüp:

Selma Hoca:Sınav kağıdını mı merak ettin?

Demek ki kendi de kağıdımı okumadığını biliyordu.

Meryem:Evet.Acaba kağıdımı okudunuz mu?

Selma Hoca:Evet ama..Bence söylenebilecek bir sayı değil.Meryem..Sınava girmeyenlerle aynı puanı aldın.

O anda dünyam başıma yıkıldı."Sınava girmeyenlerle aynı puanı aldın.".Bu cümle benim beynim de yankılanıyordu.Selma Hoca'nın kurduğu cümle benim kafamda dolanırken Selma Hoca çoktan sınıftan çıkmıştı.Sınıfta ben ve beynimde ki sesler vardı.Yerin dibine girdim.Olduğum yere çakıldım.Gözlerim görüyordu ama ben hiç bir şey görmüyordum.Gözlerim karıncalandı,başım döndü,midem bulandı.Nefes alamamaya başladım.İyi değildim.Elim rahat durmuyordu.Elim sürekli boğazımı cimcirmeye başladı.

Bu sefer gerçekten denemiştim.Ama olmamıştı.Yine coğrafya dersinden kaldım.Kendimi aptal gibi hissediyordum.

Ne yapsam diye düşündüm.Ve hâla aynı yerde olduğumu fark ettim.Sakin kalmak için önce olduğum yerden ayrılıp sırama gittim.Okuldan ayrılıp eve gitmek üzere yola çıktım.

Sakin kalmak için hep kulaklık takarım.Ama bu sefer kulağımda kulaklık yoktu ama ben şarkının sözlerini duyabiliyordum.Annem çok fazla kulaklık takıyorum diye kulaklığımı almıştı.

Ayaklarım eve hiç gitmek istemiyordu ama gitmek zorundaydım.

Eve vardım.Annem kapıyı açtı.Teyzemle konuşuyordu.Derin bir oh çektim.Hemen odama gittim.Sonra cuma günü olduğu için uyudum.Kalktığımda saat 18.42'ydi.Coğrafya sınav sonucumun üstümde bıraktığı etkiyi hâla hissediyordum.

Neyse dedim.Bu da geçer dedim.Ama sadece kendimi kandırdım.

Akşam yemeğini yedikten sonra aileme coğrafyadan kaldığımı ve telafi sınavına girmem gerektiğini söyledim.

Aynen şöyle oldu:

Meryem:Ben coğrafyadan sıfır aldım.Bu yüzden telafi sınavına gireceğim.

Ben bile kendime şaşırdım.Bu kadar hızlı söylemeyi bende planlamıyordum.Ama neyse hemen söyleyip kurtuldum.Bunu söylemek birinci evreydi.Şimdi sıra diğer evrelere gelmişti.İkinci evre azar bağırış çağırış.Üçüncü evre telefonu alma.Ve son dördüncü evre artık bırakma.

Annem:Ne demek bu!Meryem Hanım siz telefonları alın ders çalışıyorum diye odanın kapısını kapatın sonra da derslerden kalıp telafi sınavına girmeyi planlayın öyle mi?!

Annemin nefesi bu kadar uzun bir cümleden sonra kesilmedi ama benim nefesim tekte kesildi.Başım dönmeye başladı.İşte yine aynı şey oluyordu.Elim boğazıma gidip boğazımı cimcirmek istedi.Ama bunu annemlerin karşısında yapamazdın.Çok kızarlardı.

Biraz daha azarladılar.Ama telefonumu almadılar.Bu benim çok tuhafıma gitti.Şimdi yapmam gereken bir şey vardı.Coğrafya sınavını en yüksek puanla geçmek.

Hemen kitaplarımı aldım.Ve telefondan video izlemeye başladım.

(..)

Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama epey bir şey çalışmıştım.Sadece bir kaç şey kalmıştı aklımda.Üzülmedim değil.Ama çalışarak yapacaktım coğrafyayı.

Hafta sonu da coğrafya çalışarak geçti.Az çok bir şeyler öğrenmiştim.

Bazıları okuldan kaçıp eve gider,bazıları ise evden kaçıp okula gider.Benim ise kaçacak yerim yoktu benim için ikiside berbattı.

Pazartesi sabahı okula gittim.İstiklâl Marşı okundu.Sınıfa çıktım.İlk ders fizikti.Hoca sınavları okudu.Neyse ki sayısalım iyiydi.Doksan iki almışım.Aslında doksan iki iyi bir not fakat ben yapabildiğim dersten yüz almak yerine doksan aldığım için üzülmedim değil.

Okulda çok fazla arkadaşım yok.İki üç tane falan.Neyse yeter de artar.Birde eski yakın arkadaşımla aynı sınıftayım.Evef ortaokuldan sonra da aynı sınıftayız.Bazenleri keşke hiç küsmeseydik diyorum.Ama nafile.O çok güzel bir kız.Okuldan sonra otobüse bindiğimde tanımadığım öğrencilerin onun hakkında konuştuğunu duyuyorum.Evet onu hâla eskisi gibi çok seviyorum.Ama barışsak bile asla eskisi gibi olamayız.İşte bu benim en çok üzüldüğüm şeylerden biri.

Beden dersinde spor salonuna gittik.Hoca ısınma haraketlerini yaptırdıktan sonra soyunma odasına gittim.Biraz orda tek başıma takıldım.Sonra dışarı çıktım.Tribünlere oturdum.Voleybol oymayanları izlemeye başladım.Aslında önceden voleybol oynamaya bayılırdım.Ta ki bir arkadaşım iyi voleybol oynayamayışımdan dolayı beni azarlayana kadar.O arkadaşım beni azarladığında annemin söyledikleri aklıma geldi.O arkadaşımda annemi gördüm.Travmalarım depreşti.Bir daha voleybol oynamadım.Voleybol'dan gruplu oyunlardan nefret ettim.

(...)

Tribünlerde otururken birisi dikkatimi çekti.Benim yaşımda olamayacak kadar büyük duruyordu.Bir yerden tanıdık geliyordu.Sonra nerden tanıdığımı anladım.Dokuzuncu sınıfın ikinci haftası bir ders boştu.Arkadaşıyla bizim sınıfa duyuru yapmak için gelmişti.Sonra o konuşurken bizim sınıftan birisi "Biliyoruz." demişti.O da gerilerek "Tamam,biliyorsan anlat o zaman." diyerek sınıftan çıktı.Orda ki gerginliği çok hoşuma gitmişti.Evet onun sesinden ve gerginliğinden etkilendim.Biliyorum garip bir insanım ve insanlar bunu her zaman söylüyor.

İlk hikayeme göre sizce nasıl?

Ayrıca bu cümleyle beraber toplam 724 kelime okudunuz.

Bölüm sonu

2 yorum