Bu bölüm, ilk sezonun en önemli bölümlerinden biridir çünkü Finn'in gerçek bir kahraman olma yolculuğunu konu alır.
Bir gün Finn the Human, kahramanların sahip olması gereken efsanevi bir kitap olan The Enchiridion'u almak ister. Bu kitap, Ooo diyarındaki en büyük kahramanlara verilen özel bir rehberdir ve maceracılar için büyük bir onur simgesidir.
Finn, kitabı almak istediğini Princess Bubblegum'a söyler. Bubblegum, Finn'in cesur olduğunu kabul eder ancak kitabı hak etmek için önce bir kahramanlık sınavını geçmesi gerektiğini söyler.
Bunun üzerine Finn ve Jake the Dog, Enchiridion'un saklandığı ölümcül bir zindana giderler. Burada onları birçok tuzak beklemektedir. başta Finn, bu sınavları fiziksel güçle aşabileceğini düşünür. Ancak ilerledikçe gerçek kahramanlığın sadece savaşmak olmadığını öğrenir.
Maceranın sonlarına doğru ikili, Manly Minotaur adlı güçlü bir yaratıkla karşılaşır. Minotaur, Finn'e kısa yoldan başarı kazanabileceğini ve kahraman olmak için dürüst davranmasının gerekmediğini söyler. Finn bir an tereddüt etse de sonunda doğru olanı seçer.
Tam kitabı alacakken son ve en zor sınav ortaya çıkar. Finn'in karşısında ağlayan dev bir yaratık belirir. Finn onu yenmek yerine neden ağladığını anlamaya çalışır. Yaratığın yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder ve ona şefkat gösterir.
Bu davranış, sınavın gerçek amacını ortaya çıkarır: Kahramanlık sadece cesaret değil, aynı zamanda merhamet ve fedakârlıktır.
Finn sınavı başarıyla geçer ve sonunda Enchiridion'u kazanır. Ancak bölümün sonunda gizemli bir olay yaşanır. Kitabın içindeki enerji uzaklarda yaşayan iki gizemli varlığın dikkatini çeker: