-SABAH-
Gözlerimi araladığımda yanımda bora yoktu. Yataktan kalktım ve mayışmış gözlerle etrafa baktım. Balkon kapısı açıktı. Minik adımlarla balkona doğru ilerledim ve borayı gördüm sigara içiyordu ve güneşin doğuşunu izliyordu.
Boraya yaklaştığımda beni fark etti ve bana döndü '' Uyanmışsın '' dedi. Gözleri uykuluydu yoksa hiç uyumamış mıydı?. '' Sen uyumadın mı? '' dedim. Bana doğru dönünce üzerindeki beyaz tişörtün kan olduğunu gördüm. Endişeli ve korkmuş bir şekilde Boraya baktım. '' S-Senin üzerine ne oldu neden kan var '' dedim. Ellerim kanın olduğu yerde gezdirdim kan kurumuştu. Acaba yaralanmış mıydı? Bora göğsündeki ellerimi tutarak konuştu '' Lina, meleğim bak bana banan bir şey olmadı. Hem sen beni bu kadar önemser miydin ya? '' dedi. Ona bakarak sinirle konuştum. '' Neden mi? üzerinde kimin olduğunu bilmediğim birinin kanı var ne yapmamı bekliyordun hem madem seni önemsemem canını sıkıyor bir daha önemsemem merak etme '' dedim.
Tam arkamı dönmüş odaya geri dönecekken Bora kolumdan tutup beni kendine çekti. Boyu benden uzun olduğu için hafif başımı kaldırdım. '' Küçük meleğime bak sen bide bana atar yapıyor '' dedi sanki 5 yaşında çocuğa konuşur gibi. Bende onun aksine hafif sinirle '' yapamaz mıyım? hem sen dedin '' dedim. Bora benimle beraber geriye doğru adımlamaya başladı. En sonunda beni duvarla arasına sıkıştırınca aval aval yüzüne bakmaya başladım. Yüzündeki alaycı gülümsemeyle konuştu '' Sen benim her dediğimi yapacak mısın? '' dedi. Bende oldukça normal bir şekilde '' Yooo '' dedim. O da bana alayla bakarak '' O zaman bu dediğimi neden yaptın '' dedi. Sizce ben altta kalır mıyım? Asla! '' Canım istedi de ondan '' dedim. Ama anladığım kadarıyla oda benden aşağı kalır yanı yoktu. '' Canın başka ne istiyor? '' diye sordu histerik bir şekilde. İşte burada donup kalmıştım ben daha onun dediğini anlayamadan o benim kalbimi maraton koşturacak cümleyi kurdu '' Canın hiç beni istemiyor mu? ''
ALLAH AŞKINA BU ADAM BENİM KALBİMİ MARATON KOŞTURMAK ZORUNDA MU?!
Ellerimi göğsüne koydum ve onu itmeye çalıştım ama bırak itmeyi yerinden bile kıpırdamadı dağ ayısı. Onu itemeyeceğimi anladığımda konuşmaya karar verdim. '' Bunu nereden çıkardın be sapık '' dedim. '' Soru var cevap yok '' dedi alıngan bir sesle. Ben yine ellerimi göğsüne koydum madem itemiyorum o zaman o beni bıraksın dimi '' Bırakır mısın? içeri girmek istiyorum '' dedim. '' Demek ki istiyorsun '' dedi hafif sorar bir şekilde. bende ne dediğini idrak edemediğim için '' Ha? '' dedim. '' 'Ha' yı cevap olarak kabul etmiyorum '' dedi. Aklıma gelen şeyle bilmiş bilmiş ona baktım '' O zaman sende benim sorumu cevapla '' dedim. O da anlamayarak '' ne sorusu '' dedi. Bende bilmiş bir şekilde gülerek '' Soru var cevap yok '' dedim. Dudaklarındaki memnun gülümsemeyle '' Bak sen şu küçük hanıma birde benim laflarımı çalıyor '' dedi. Bende gülerek '' ne alaka be '' dedim. Ellerini belimden yanaklarıma atınca '' Yanakların buz gibi olmuş hadi gel içeri girelim daha fazla üşüme '' dedi. Ben hemen içeriye koşunca arkamdan kahkaha attı. O da odaya girince üzerindeki kanlı tişörtü çıkardı ben hemen arkamı döndüm '' Ne yapıyorsun öyle bir anda soyunulur mu manyak '' dedim. O ise hafif kıkırdayarak '' Bunlar daha bir şey değil '' dedi. Artık utancımdan yerin dibine girecektim neredeyse. O ise hiç takmayıp yatağa girip yattı. Allah'tan üzerini giymişti. '' Hadi gel sende benimle beraber uyu kaç saattir uyumadım bari gel beraber uyuyalım '' dedi. Yatağa doğru ilerledim ve bir yastığı alarak ikimizin ortasına koydum '' Bu çizgiyi geçmek yok anladın mı '' dedim. '' Lina biz seninle daha önce sarılarak uyuduk neden şimdi yastık koydun '' dedi '' Senin dediğin o sapık laftan sonra böyle olacak. '' dedim ve yatağa girdim.
Bir süre sonra ortamındaki yastık çekildi ve Boranın kollarını belimde hissettim ben ondan kurtulmaya çalışırken o kulağıma yaklaşarak konuşunca nefesim kesildi '' Bırak da biraz böyle uyuyayım gerçekten çok yorgunum. '' dedi. Bende bir süre düşündükten sonra kafamı onaylara salladım oda benim boynumdan öptü ve kendimi uykunun kollarına bıraktım.