Ölürüm sana, çok özlemişim ama halbuki tanımıyorum seni
Bende çok özledim çok gece ağladım korkudan
KORKMA BEN VARIM
Ne zaman çıkacaksın
2 aya yavrum 2 aya
Gece
Efendim gülüm
Ben annemin yanına gidicem
Annen mi tabi ki canım git niye bunu dert ediyorsun
Annem İspanya'da
Ne
Evet doğru duydun
Güneş bundan sonra ben sensiz yapamam, lütfen gülüm kal burada
Benim artık burada kimsem yok, ben bu şehirde bu ülkede yapayanlızım
Değilsin ben varım artık
GÖRÜŞME BİTMİŞTİR!!
Güneş yapma bana bunu
Maalesef gitmem gerekiyor SENİ SEVİYORUM
Çıkmadan masanın üstüne GÜNEŞ ve AY desenli kolye bıraktım. Kalbimde bir ağrı hissetim ama başka çarem yoktu bu akşam 21.00 da gidecektim.
Akşam olmuştu ve bende valizlerimi toplayıp hava alanına gitmiştim ve uçağa binip ağlamaya başladım çünkü onu tanımasam bile sevip özlüyordum.
İSPANYA
Gelmiştim uçaktan inip annemi arayıp konum atmasını bekliyordum ve o an bir adam bana çarptı
Ten cuidado (Önüne Bak!)
Ne dediğini anlamamıştım ama sinirliydi, annemin attığı konuma gidecektim taksi çevirip hiç konuşamadan konumu gösterdim oda turist olduğumu anlayıp elini tamam işareti yaptı. Çok lüks olmayan bir müstakbel eve getirdi. Çıktığımda annem taksiye para verdi ve bana sımsıkı sarıldı ve içeriye geçtik.
Annecim bu olanlarda ne böyle ceza evine girmişsin?
Ah anne sonra konuşalım
Ben şunu anlamadım baban evden mi kovdu neden aceleyle ispanyaya geldin
Anne söyleyeceğim ama üzülme
Tamam söyle kızım, dinliyorum
Anne babam öldü. Annemin gözü dolmuştu ama belli etmemeye çalıştı çünkü babamla annem birbirinden nefret ediyordu ama yüzü bay düştü
Anne korkutma beni iyi misin?
İyiyim kızım iyiyim
Anne gel bir hava alalım markete felan gidelim
Tamam kızım gidelim. Annemin morali bozulmuştu bunu gizliyordu
Dışarı çıktığımızda sevilla'nın güzel sokaklarını geziyorduk, markete girmiştik birkaç çeşit içecek, kek vb. şeyler aldık kasaya gittiğimize buğün gördüğüm adam vardı hemen önümdeydi beni fark etmişti
Cuenta 4 euros (Hesabınız 4 euro)
Aquí tienes (Buyurun)
Que tenga un lindo día (İyi günler)
Buena suerte (Kolay gelsin)
O adam birden bana ispanyolca birşeyler söylemeye çalıştı
Oye, ¿qué tal una cita? (Merhaba bir randevuya ne dersin)
Dili bilmediğim için ingilizce konuştum
Believe me, I don't know Spanish. (İnanır mısınız İspanyolca bilmiyorum)
Oh it's okay (Sorun değil)
Anne şu adama baksana bana yürüyor
Bana Türkçe bildiğinizi söyleseydiniz Türkçe konuşurdum ha bu arada evet bir tık sizden hoşlanmış olabilirim
Adam Türkçe konuşmaya başlayınca annemle şok olduk.annem bir an sohbete girdi
Beyefendi teklifiniz hala geçerlimi?
Tabiki'de
O zaman kızım kabul ediyor randevuyu
Adamda bir sırıtış oldu ve bana kartını uzattı ve gitti. Karta bakmadan cebime sokuşturdum ve eve gittik. Eve geldiğimizde kartı çıkarıp baktım
O anne bu adam avukatmış
Ne!
Ne oldu anne?
Kızım bu adamı kaçırma çokta yakışıklı
Of anne hiç değişmemişsin
Hızlıca annemin bana özel yaptığı odaya çıkıp yatağıma oturup Geceyi düşündüm ve artık onu unutmam gerektiğini anladım.