Dersler o kadar sıkıcıydı ki, Violet bir an önce eve gidip uzanmak istiyordu. Bir de ders tarihdi. Yani Violet'in en sevmediği ders. Eski zamanlarda yaşamış insanların yaşamlarından ona neydi ki? Gözünü yorgunluğa karşı çok zor açık tutabiliyordu. En ufak bir hareketlilik bile ona yeterdi. En azından bununla yetinebileceğini düşünüyordu... Bir an önce dersin bitmesi için dua etmeye başladı. Sanki evren onu duymuştu, ki bir anda kapı çaldı. İçeri 'çok sevdiği' müdür yardımcısı girdi. Bu boş beleş adam yine ne diyecekti acaba, merak konusuydu. Lise son sınıf olmalarına rağmen kermes mi düzenlemek istiyordu? İstediği şeyden pişmanlık duymuş gibiydi... Göz devirerek adamın simasını incelemeye başladı. Müdür yardımcısı derin bir nefes aldı. Bu da uzun bir konuşmaya başlayacağını gösteriyordu. Bir anda atıldı. "Evet gençler, bugün 12/D sınıfımızın sınıf mevcudu 26'ya çıktı." Herkes bu durumdan şikayetçi olduğunu belirten bir şekilde uflayıp, pufluyorlardı. Bunu fark eden adam "Bence bu sefer üzülmeyin çünkü gelen kızımız çok zeki biri... Önceki okulunda tüm notları 95'in üstünde. Bir çoğumuzun aksine!" Müdür yardımcısı sınıfa karşı zaferini kutluyor gibi görünüyordu. Ama bu sevinci Eric'in sorduğu soru ile sona erdi. "Hocam! Bu arkadaş neden eski okulundan ayrılıp buraya geldi?" Müdür yardımcısı öksürüp nefesini düzeltti. Zaman kazanıyormuş gibi görünüyordu. "Eee, çünkü. Bazı istenmeyen talihsizlikler yaşanmış. Zorbalık gibi. Anlarsınız ya. Bu yüzden bu sınıfı seçtik zaten! Sizler çok akıllı çocuklarsınız." Sanki daha demin yeni kıza karşı bizi küçük düşürmemiş gibi şimdi de bize 'akıllı çocuklar' diyordu. Bahanesini herkes anlamıştı zaten. Aptal adam. Violet'se şu yeni kızı merak ediyordu. Kendi heyecanını arkadaşıyla da paylaşmak istedi. Yıllardır beraber oldukları, en yakın arkadaşı Kylie'yi uyandırdı. Yanına uzanmıştı. Kafasını kaldırdığında içeri kapüşonlu, etek giyen bir kız girdi. Kapüşonu yüzünden yüzü belli olmuyordu. Müdür yardımcısı kapüşonunu açmasını istediğini ifade edercesine öksürdü. Kız bir iç çekti. Yavaşça kapüşonunu geriye attı. Kafası aşağıdaydı. Herkes yüzünü merak ediyordu. Özellikle de erkekler. Çatlamışlardı resmen. Kız kafasını kaldırdığında çok tatlı, uzun kirpikli, dolgun dudaklı bir yüzü olduğunu fark ettiler. Kafasının arkasından önüne düşen 2 tutam örgüsü de onu ayrı bir çekici kılıyordu. Hızlıca "Merhaba, ben Teresa. Tanıştığımıza memnun oldum." dedi. Ve hemen kapüşonunu önüne çekti. "İzninizle," arka sıralarda Violet ve Kylie'nin oturduğu yerin yanına oturdu. Kylie, Violet'in anlamadığı bir şekilde hoşnut değildi. Belli ki Teresa'nın onu görmezsen gelerek, ortalarında oturmasına rağmen direkt Violet'e bakmasından kaynaklıdır...
Devam Edecek...