İçeriğe geç

The playboy

Bölüm 5 · 7 dk okuma

The playboy

Bölüm 5

Yoongi her sabah olduğu gibi yine çalan alarmla gözlerini aralayarak her sabah bir rutin haline gelen küfür seansına başlamıştı o telefonu icad eden Graham bell den başlayarak telefonu üreten fabrikaya, o telefona o alarmı koyan mühendise, mesaiyi sabahın köründe başlatan işgüzara itinayla tek tek küfür ettikten sonra yataktan kalktı ayaklarına tetkiklerini geçirip sürükleyerek banyoya yöneldi hemen hızlı bir duş ve hazırlanmanın ardından koşarak salona girdi dedesi kahvaltı yapıyordu "ohh gitmemişsin" diyerek masaya oturdu kahvaltıya başlarken "bende seninle gelebilir miyim?" diye sordu dedesi şaşkındı "neden oda nerden çıktı senin arabana ne oldu "diye sordu

Yoongi bir yandan hızlı hızlı kahvaltısını yaparken diğer yandan konuşmaya başladı" park yeri bulmak çok zor hep geç kalıyorum Taehyung beni hergün fırçalıyor seninle gidersem geç kalmam" dedi.

Dedesi gülerek "olur tabi" dedi

Taehyung, kendisinin yıllardır yapamadığını iki günde yapmıştı serseri torununu koşarak şirkete götürmeyi başarmıştı ona kesinliklle bir ikramiye vermeliydi.

Yoongi şirkete girdiğinde danışmadan postaları alıp hızla yukarı çıktı Taehyung çoktan gelmiş masasında çalışıyordu

"Günaydın "dedi.

Taehyung başını bile kaldırmadan "günaydın tebrikler bu gün geç kalmadın bak isteyince oluyormuş değil mi?"dedi.

Yoongi Taehyung'un yanına oturdu "tanrı aşkına sen kaçta geliyorsun ne zaman gelsem buradasın" dedi

Taehyung "evim buraya yakın ve ben sabahları erken kalkarım sevdiğim bir dostumla yürüyüş yaparım sonrada buraya geliyorum" dedi.

Yoongi "tabi erken geldiğin için park yeri bulmak da kolay oluyordur bence bu şehrin en büyük sorunu park yeri bulmak " dedi.

Taehyung "benim öyle sorunlarım yok bazen yürüyerek gelirim yada bisikletle gelirim" dedi.

Yoongi "senin bu enerjine hayranım gerçi ben senin herşeyime hayranım" dedi

"kalemi tutan ellerine , dalgalı saçlarına, burnunun ucundaki bene ,esmer tenine bile hayranım" dedi.

Taehyung boğazını temizleyerek yerinde doğruldu" dalga geçme lütfen ayrıca mesai saatleri içinde böyle konuşmalısının" dedi.

Yoongi "o zaman mesai saatleri dışında konuşalım mesala birlikte baş başa bir akşam yemeğine ne dersin"

Taehyung göz devirip "hayır derim" dedi

Yoongi pes etmemiş tekrar sormuştu "peki öğle yemeği "

"HAYIR"

Yoongi "peki kahvaltı ,duyduğuma göre şu köşedeki fırında çok güzel kruvasanlar yapıyorlarmış olmazmı?"

Taehyung" yine hayır" dedi "sabahları işim var"

Yoongi elini havada sallayarak "ahh biliyorum dostunla yürüyüş yapıyorsun bir gün onunla yürümezsen birşey olmaz merak etme sana küsmez bu kadarda bencil değildir değilmi?" dedi.

"İstersen ben arayıp senin için izin alabilirim" dedi.

Taehyung güldü "onun dilinden konuşabileceğini sanmıyorum"

Yoongi "yoksa yabancı birimi benim İngilizcem çok iydir, hem merak etme bende şeytan tüyü var ben herkesle anlaşabilirim" dedi.

Taehyung sadece güldü "başkanın kahve saati, Yoongi ben telefonu alıp "ben söylerim sen zahmet etme" dedi.

Bir süre sonra çaycı elinde üç fincanla geldi Yoongi tepsiyi alıp ikisini Taehyung'un önüne koydu" bizede söyledim" dedi "şunu verip hemen geliyorum beraber içeriz"

Yoongi geri döndüğünde masada gördüğü manzara ile sinirden deliye dönmek üzereydi Taehyung gülerek o Jungkook denen avukat bozuntusu ile sohbet ediyordu.

Yoongi Taehyung'un gözlerinin içine bakarak yanına geçip oturdu Taehyung kahve fincanını onun önüne itti diğer fincanı jungkook içiyordu Taehyung Yoongi'nin bozulduğunu anlayıp "zahnet etmişsin ama ben kahve sevmem ziyan olmasın diye Jungkookka ikram ettim" dedi

Jungkook Yoongi'ye bakarak kahveden bir yudum alıp "ımmmm çok güzel yapmısın doğrusu senden beklemezdim" dedi.

Yoongi jungkook'ka ters ters bakarak"şirkette arkadaşlarla konuşmak yasak diye biliyordum" dedi.

Taehyung "evet doğru ama jungkook şirket avukatı yabancı değil" dedi.

Yoongi aptal bir adam değildi Taehyung'un jungkook'ka karşı birşeyler hissettiğini anlamıştı demekki onun yüzünden Taehyung'u bir türlü tavlayamıyordu.

Jungkook Taehyung'a dönerek" yeontan nasıl" dedi.

Taehyung "gayet iyi artık sabahları neredeyse bir saat yürüyor inanabiliyormusun mucize gibi birşey" dedi

Jungkook "gerçektende öyle iyileşmesini hiçbirimiz beklemiyorduk" dedi.

Yoongi "yeontan da kim" diye sordu Taehyung "benim köpeğim en yakın dostum çok hastaydı ama iyileşti" dedi.demekki her sabah yürüyüş yaptığı dostum dediği bir köpekti ohh bir rakip eksilmişti Yoongi rahatladı.

Jungkook "bende her sabah Bamı yürüyüşe çıkarıyorum belki beraber yürürüz nendersin" dedi.

Taehyung "olur tabi yarın başlayalım" dedi.

Yoongi oturduğu yerde dikleşti onların baş başa kalmalarına müsade edemezdi "bende sizinle gelebilir miyim?" dedi.

Jungkook "senindemi köpeğin var" dedi.

Yoongi bu sözün altındaki iğnelemeyi anlamıştı "evet var neden şaşırdın benim köpeğim olamaz mı ?"

Jungkook" yani yaşadığın hayat tarzına bakılırsa pek köpek bakacak birine benzemiyorsun da ondan dedim" dedi.

Yoongi bu adama zaten gıcıktı artık iyice sinir olmuştu "şu anda sabahın köründe seninle burda iş yerinde kahve içiyorum bence hayat tarzımız aynı "dedi.

Jungkook "bizim seninle hiç bir ortak noktamız olamaz "dedi "senin neden birden çalışma aşkıyla dolduğunu bilmiyorum ama eski Yoongi'yi çok iyi tanıyorum ve benim tanıdığım Yoongi her gece başka bir kızla yada erkekle sabahlayan serserinin biri" dedi.

Yoongi öfkeyle yerinden kalktığında Taehyung araya girdi "tamam sakin olun insanlar değişir değil mi? Yoongi'de değişmeye karar vermiş ve bizde ona destek olmalıyız değilmi?" dedi.

Jungkook başını salladı "peki öyle olsun bakalım"dedi.

Taehyung "yarın saat altıda bir alt sokaktaki parkta buluşuyoruz ne dersiniz" dedi.

jungkook "tamam benim için uygun" dedi

Yoongi "altımı siz tam olarak kaçta kalkıyorsunuz" diye sordu jungkook "ben demiştim kalkamaz bu,köpeğinin olduğunada inanmıyorum ama hadi var diyelim kesin hizmetçisi gezdiriyordur" dedi

Yoongi bir kahkaha attı öfkesini gülerek gizlemeye çalıştı "yarın köpeğim varmıymış yok muymuş görürüsün" dedi.

****

Yoongi elinde tuttuğu tasmayla bankta oturmuş Taehyung ve jungkookkun gelmesini bekliyordu önünde duran tüy yumağına baktı "sen köpekten çok kuzuya benziyorsun" dedi köpek kendisi ile konuştuğunu düşünüp kuyruğunu sallayıp hav dedi.

Yoongi iş çıkışı koşarak en yakın pet shopa girmiş "bana en uysal köpeği ver" demişti ve bu ilgi manyağı köpeği almıştı bir canlı sürekli oyun oynamak istermiydi bu köpek istiyordu ne dese havlıyordu,acaba senin adın ne olsa dedi köpeğe baktı sen dişimisin yoksa erkekmisin dedi köpeğe baktı bence sen dişisin baksana çok güzelsin dedi senin adın holly olsun kimseye söyleme ama ilk okulda aşık olduğum kızın adı bana yüz vermemişti bence adı en çok bir köpeğe yakışır dedi.

Bu sırada Taehyung üzerinde eşofmanı ve yanında minik bir şeyle yürüyerek geldi Yoongi'ye bakıp günaydın dedi "gelirken sizi izledim koyu bir sohbet içindeydiniz" dedi

Yoongi "evet holly ile sohbet ediyorduk değilmi holly" dedi ve yine "hav hav hav"

Taehyung "çok tatlı" diyerek hollyi sevdi bu sırada ileride jungkook göründü yanında kocaman dev gibi bir köpek vardı Yoongi "buda ne böyle çok korkunç" dedi

Taehyung güldü "bizimkilerin yanında dev gibi değilmi ama o daha bir bebek sayılır" dedi.

jungkook'ta günaydın diyerek geldiğinde "heyy buda ne böyle diyerek Yoongi'nin köpeğine baktı adı ne "dedi.

Yoongi holly diye cevap verdi

jungkook gülerek "sana inanamıyorum ama bu erkek neden kız ismi koydun" dedi.

Yoongi yaaa demek erkekmiymiş diye düşündü hemen bir yalan uydurmalıydı yoksa bu gıcık adam onunla dalga geçmeye devam ederdi"ben ön yargılı bir insan değilim cinsiyetlere takılmam sevdiğim bir isimdi koydum" dedi.

Jungkook "peki tamam kızma, bu kadar sinirli olma erken yaşlanırsın" dedi.

Taehyung "hadi yürüyelim" dedi yeontan sürekli dönüp Taehyung'a bakarak yürüyordu holly havlayıp sağa sola bakıyordu belkide parkı özlemişti, kim bilir o kafeste kaç gündür kapalıydı ama bam tüm asilliği ile sadece yürüyordu yalan değil bam gerçekten çok güzel bir köpekti.

Taehyung jungkook'kun her dediğine gülüyor ne dese kabul ediyordu Yoongi araya girmek sohbete dahil olmak istedi "öğle yemeğinede beraber çıkalımmı ben hep yalnız yiyorum çok sıkıcı" dedi.

Taehyung "olur biz arkadaşlarla gidiyoruz sizde gelin" dedi yine bu gıcık jungkook'kuda araya sıkıştırmıştı Yoongi bozulsada sesini çıkarmadı bir şekilde bu adamdan kurtulmalıydı ama nasıl.

Öğle yemeğine gittiklerinde Taehyung Yoongi'yi Namjoon ve Jin ile tanıştırmıştı sonra içeri sarı saçlı çok ama çok yakışıklı biri girdi Taehyung onuda tanıştırdı şirketin insan kaynakları müdürüymüş Park Jimin adıda kendi kadar güzeldi Yoongi ,Taehyung olmasa kesinlikle onunla şansını denerdi ama şimdi hedefi belliydi.

Ve son misafirde gelmişti Jungkook kapıdan girdiğinde Jimin kapıya bakıp kendi kendine mırıldandı "tanrım sen neler yaratıyorsun böyle, sonra arkadaşlarına dönüp şu gelene bakın offf yürüyen taş,taş"

Taehyung ayağa kalkıp kapıdan giren kişiye el salladığı an Jimin tanıyormusun dedi.

Taehyung "tabi tanıyorum,Jungkook o bizim şirketin hukuk servisinden

Jimin lütfen beni onunla tanıştırsana" dedi.

Taehyung biraz bozulmuştu ama yapacak birşey yoktu artık olan olmuştu jungkook masaya geldiğinde merhaba diyerek selam verdi Taehyung selam dedi herkesi tek tek tanıttı ama jungkook sadece Jimin'e bakıp kalmıştı hemen Jimin'in yanına geçip oturdu "tanıştığımıza çok memnun" oldum dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.