İçeriğe geç

The playboy

Bölüm 1 · 6 dk okuma

The playboy

Bölüm 1

*Merhaba canlarım yaz dizisi tadında eğlencelik yepyeni bir kurgu ile geldim umarım beğenirsiniz

Hadi başlayalım İyi okumalar oylarınızı yorumlarınızı bekliyorum düşünceleriniz benim için çok önemli

Taehyung çalan alarmla gözlerini açmadan yatağın yanındaki komidine uzanıp telefonunu eline aldı inatçı alarm hala çalıyordu gözlerini tam açamadığı için telefonun ekranına rastgele basarak en sonunda inatçı alarmı susturabilmişti.

Bir süre yatağında oturdu belini sağa sola çevirerek gerindi yataktan kalkıp banyoya ilerledi hızlıca elini yüzünü yıkayıp odasına geri döndü hemen yatağını topladı camları açtı odayı havalandırdı her sabah uyanır uyanmaz ilk işi yatağını düzeltmekti çünkü ona göre dağınık bir yatak uğursuzluk getirirdi.

Dolabını açtı sıradan bir eşofman takımı aldı pijamalarını katlayıp kaldırdı eşofmanlarını giydiğinde hazırdı odasının kapısını açtığı anda sessizce onu bekleyen minik dostunu gördü eğilip kucağına aldı

"günaydın tannie sabah yürüyüşüne hazırmısın bakalım" dedi.

Minik pomeranian cinsi kahverengi siyah tüylü minik köpek sevinçle havlayarak Taehyung'un yüzünü yaladı yeontan cins olarak zaten küçük bir hayvandı, aynı zamanda geçirdiği hastalık sebebiyle çokta gelişememiş daha da küçük kalmıştı.

Taehyung barınakta onu ilk gördüğünde ölmek üzereydi bakıcı "alma zaten çok yaşamaz hasta" demişti ama Taehyung onu ilk gördüğü anda sevmişti uzun ve yorucu bir tedavi sürecinin, geçirilen onlarca ameliyattan sonra şimdi sağlığına kavuşmuş Taehyung'un can dostu olmuştu.

Taehyung yeontanın tasmasını takıp anahtarlarını da alarak evden çıktı evine yakın bir park vardı aslında bu evi tutarken işine yakın olmasının yanında bu parka yakın olmasıda onun için önemliydi böylece küçük dostunu bol bol yürüyüşlere çıkarabiliyordu

Yontan ile birlikte sabah yürüyüşünü yapmışlar eve dönmüşlerdi Taehyung hemen yeontanın mamasını ve suyunu tazeledi sen çok akıllı bir köpeksin güzelce mamanı ye babanın işe gitmek için hazırlanması gerek diyerek köpeğin kabarık tüylerini okşadı

Hızlı alınan bir duşun ardından üstüne klasik bir takın elbise giymiş ve iki yıldır çalıştığı şirketin yolunu tutmuştu şirketten girdiğinde herkese selam vererek son kata çıkmış masasına bile oturmadan saatine bakıp hemen bir kahve söylemiş kahve geldiğinde fincanı alıp başkanın odasının kapısını çalmıştı içeriden gelen gel komutuyla kapıyı açmış "günaydın efendim" diyerek hafifçe eğilerek başkanı selamlamıştı

Bay Min saatine baktı "tam zamanında Taehyung senin bu disiplinine hayranım ama şu eğilme konusunu bir aşamadık seninle, her gün beni böyle selamlamana gerek yok oğlum "dedi.

Taehyung "alışkanlık efendim" dedi evet Taehyung üniversitede öğrenciyken bu şirkette stajyer olarak işe başlamış okulu bittiğinde de çalışmaya devam etmişti patronu Bay Min Sung yaşlı bir adamdı aslında çoktan emekli olmalıydı ama oğlunu ve gelinini trajik bir trafik kazasında aniden kaybedince torununun tüm sorumluluğunu üstüne almıştı ona iyi bir gelecek sağlamak, gelecek kaygısı,para sıkıntısı çekmesin diye çalışmaya şirketi yönetmeye geri dönmüştü

Bay Min'in torunu Taehyung'tan neredeyse iki yaş büyüktü ama Taehyung onu şirkette hiç görmemişti patronu zaman zaman keşke torunum sen olsaydın bu şirketi benden çok daha iyi yönetirdin ama benim hayırsız torunum daha kapısından bile girmedi bahse girerim adresini bile bilmiyordur işi gücü haytalık diyerek üzüntüsünü belli ederdi.

Taehyung söylediğine pek inanmasadan"bir gün torununuz işi devraldığında eminimki oda çok başarılı bir yönetici olacaktır"derdi ama Taehyungta en az Bay Min kadar bunun mümkün olmadığını biliyordu çünkü Bay Min'in torunu şimdiki moda tabirle tam bir Playboydu ismi skandallarla çapkınlıklarla anılırdı magazin dergilerinin gazetelerin manşetlerinden düşmezdi

Taehyung" efendim bu gün öğleden önce bir toplantınız olacak yarım saat sonra toplantı odasına geçebiliriz sonrasında öğle yemeğini şirkettemi yersiniz, dışarıda yemek isterseniz rezervasyon yaptırayım" dedi

Bay Sung" sen nerde istersen orda yiyelim beni yalnız bırakma" dedi.

Taehyung haifçe gülümsedi" çok isterdim ama şirketten arkadaşlara sözüm var yeni bir kızarmış tavuk dükkanı açılmış oraya gideceğiz isterseniz sizde bize katılın" dedi

Sunho "siz gençlerin arasında benim ne işim var tamam o halde şirkette kalırım dönüşte bana kahve içerken eşlik edersin ama değilmi" dedi

Taehyung "tabi hatta gelirken kahvenizi bizzat ben alırım" dedi.

Yorucu geçen bir toplantının ardından Taehyung arkadaşlarıyla yemeğe çıkabilmişti şimdi birlikte tavuk restoranında oturuyor menüye bakıyorlardı

Namjoon jimin gelmeyecekmi neden geciktş diye sordu Jin ve Namjoon şirketin muhasebe servisinde beraber çalışıyorlardı Namjoon muhasebe müdürüydü Jin'de işe yeni başlamıştı ama kısa zamanda çok samimi olmuşlardı. Taehyung onların sevgili olduğundan bile şüpheleniyordu.

Üçlü otururken jimin kapıdan girdi sağına soluna baktı sadece onların oturduğu yöne tam karşısına bakmadı Taehyung" jimin burdayız" diye el salladığında ancak farkedebilmişti

Taehyung "hayırdır ne bu dalgılık" dedi

Jimin yerine otururken derin bir nefes alıp " bu gün çok yoruldum şirkete stajyer asistan alınacakmış,bu gençler tam bir felaket ,bizde böylemiydik bilmiyorum ama bunlar kelşmenin tam anlamıyla gerizekalı birisine şaka olsun diye şirketin adını söyle dedim bilemedi inanabiliyor musun "jimin tek nefeste anlattı şirketin insan kaynakları müdürüydü ve gerçekten işi çok zordu

Taehyung, jimin'in haline güldü Namjoon Taehyung'a dönüp "sen rahatsın tabi başkan çok iyi bir adam, hem işinde yoğun değil ayrıca senide çok seviyor hep koruyor böyle gülersin tabiki" dedi.

Aslında doğru söylüyordu Taehyung şirkette çok rahattı patronu çok sevecen bir adamdı ve onu kendi çocuğu gibi koruyup kolluyordu "evet gerçekten de bundan daha iyi bir iş düşünemiyorum hayatımın en parlak dönemimdeyim resmen, evim var ,işim var hatta küçük bir köpeğim bile var daha ne isterim"

Jimin'in yüzüne hain bir sırıtış yerleşti aşk tâbi dedi

Taehyung" bir gün oda olur şimdiye kadar hiç kalbimi hızlandıran kimse olmadı" dedi.

Jimin iç çekti "benim olduda ne oldu gözü beni görmüyor ayağa kalkarak etrafında döndü hayır bana bir bakın tanrı aşkına çirkinmiyim ben neden bana bakmıyor"

Jin Namjoon'a doğru eğildi "kimden bahsediyor "diye sordu

Namjoon" şirketin avukatlarından Jeon jungkook,jimin ona sırılsıklam aşık "

Taehyung jimin'in koluna vurdu "sanki seni gördüğümü var hiç karşılaşmadınızki tanışmadınız bile daha" dedi.

jimin "üçünüz de hainsiniz hiçbiriniz bir ortam hazzırlayayımda şu garip jimin'in arasını yapalım demediniz" dedi .

Taehyung başkanın kapısını çaldı elimde iki kahve ve kolunun altındaf bir dosya vardı içerinden gelen gel komutuyla kapıyı güçlükle açtı patronu onun bu halini görünce hemen ayağa kalktı "kendini yakacaksın oğlum dur yardım edeyim" dedi.

Taehyung mahcubiyetle "Başkanım zahmet etmeyin efendim ,ben hallederdim mahcup ettiniz beni "dedi.

Bay Sung ile birlikte kahvelerini daha doğrusu Bay Sung kahve Taehyung sıcak çikolata içmişti ama zaten ne içtiklerinin ne önemi vardı mühim olan geçirilen zaman ve yapılan sohbetti

Taehyung "bekleyen imzalar var" diyerek dosyayı işaret etti .

Bay Sung "tamam hallederiz bu kadar beklemiş biraz daha beklesin" dedi bu sırada Bay Sung'un telefonuna mesaj geldi Bay Sung mesajı açtığında "serseri herif diye bağırdı bu çocuk beni öldürecek" derken elini kalbinin üstüne koymus koltuğuna yığılmıştı.

Taehyung hemen ayağa fırladı başkanın kravatını gevşetip gömleğinin ilk iki düğmesini açarken " sakin olun lütfen kalbiniz var ,sakin olun "dedi

Bay Sung "nasıl sakin olayım Taehyung nasıl, şuna bak uyuşturucu alırken resmini çekmişler Min holdingin tek varisi şu an bir bar tuvaletinde uyuşturucu kullanıyor tanrım daha neler göreceğim" dedi.

Taehyung bsşkanın elindeki telefonu alıp mesaja baktı bu kaçıncı serseri herif dedi "hemen Bay Jeon'u arayayım haber medyaya sızmadan engelleyelim" dedi.

Bay Sung Taehyung'un elini tuttu" sağol oğlum sen olmasan ben ne yapardım" dedi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.