İçeriğe geç

The Element Group(Element Grubu)

Bölüm 9 · 3 dk okuma

The Element Group(Element Grubu)

Bölüm 9

Asansör Arızası, Kart 1 Ve Kart 4.

Rose Asansör yukarı çıkarken kapıların açıldığını gördü. Bu garipti, daha asansör ulaşması gereken yere ulaşamamıştı. Belki bir hata olmuştu yada kendisi yanlışlıkla kapı açma düğmesine basmıştı. Rose düğmelerin olduğu yere gidip kapı kapatma düğmesine bastı, ama kapı kapanmadı. Yine bastı, Kapı hala açıktı. Rose bı asansörün etrafına birkere daha baktı, çünkü adam onun peşindeyken kendisini asansöre atmış ve nasıl olduğuna bakmadan düğmeye basmıştı.

Ve şuanda yukarı çıkıyordu. Asansör aslında hala kullanabilirdi ama paslanmıstı. Belkide bu yüzden arızalanmış ve kendi kendiliğinden kapıyı açmıştı. Rose bu kapıyı kapatmassa belkide o adam ip gibi şeylerini olduğu yere gönderebilirdi. Sonuçta İplerin menzilini bilmiyordu. Ama menzilleri eğer o kadar fazlaysa belliki hasarı az olmalıydı. Rose bunu Lex Leo ve Ryo ile beraber biliyordu. Eğer bir gücün menzili az ise, hasarı fazla olur. Ama eğer menzili fazla ise, hasar az olur. Ve eğer hız fazla ise, menzil fazla ve hasar az olur. Yada bazen tam tersi.

Rose elindeki yayın soğukluğunu hissetti. Asansör elbette soğuktu ama bu kadar soğuk olması biraz.. tuhaftı. Rose bu yayın normal bir yay olmadığına dair emindi. Bir ok normalde atılırken karşıdaki hedefin yüksek reflexleri varsa eğer bir şekilde bloklayabilirdi. Bu gerçi yayın oku ne kadar kuvvetle attığına bağlıydı. Ama Rose'un olayında genelde bu işleri bildiği için bir okun o kadar hızla gitmesine imkan yoktu. Çünkü yavaş bir şekilde atmıştı ve yavaş bir şekilde gitmesi gerekliydi. Oysa ok adamın kafasını yaracak şekilde bir hızla saplanmıştı. Adam eğer insan olsaydı şuana kadar ölmüş olması gerekliydi. Resmen yarmıştı kafasını ama Rose adamın onu kovalarken arkasına baktığında kendini kovalayan o adam hala ayaktaydı ve sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıp onu kovalamaya devam ediyordu. Biraz ürperdi. Bu gerçekten çok garipti kendisini için.

Tamam kendisi itiraf etmek gerekirse burası zaten çok farklı ve garipti, vücudunun şuandaki halini sorgulamayacaktı bile. Bu şuana kadar bu en az garip olan şeydi onun için. Küçükken hep kanatları olsun isterdi, ama gerçek olabileceğini düşünmemişti. Koyu kırmızı kanatları vardı artık. Ve buna biraz süre sonra alışmıştı bile.

Asansörün kapısını kapatmaya çalışırken gürültülü bir ses işitti. Sanki birisi duvara vuruyordu ama aynı zamanda tırmaniyordu. Asansörün aşağısına baktığında şu yeşil ip gibi şeylerin kendisine doğru tırmandığı gördü. Gözlerinin önünde duvarlara vura vura yükseliyorlardı ve eğer hemen birşey yapmazsa onu yakalacak ve adamın yanına götüreceklerdi. Ve Rose o yaşanırsa neler olabileceğini tahmin bile etmek istemiyordu. Yayına hemen bir ok yerleştirip ona doğru hızla uzanan iplere nişan aldı. Yayın ipini daha çok geriledi ve oku o yeşil iplerin birisine getirdiğinde serbest bıraktı. Ok ipe çarptığı anda ipi kesti ve kesilen ip gibi el yere düşmek zorunda kaldı.

Ok düşmeden Rose'a geri döndü ve Rose oku yakalarken diğer iplerede aynı tekniği uyguladı. Bunu onlar ne kadar isterse gitmeleri için o kadar yapacaktı. Kendisi o kadar da güçsüz değildi. Asansör sallanıp yukarı çıkmaya dev ederken aklında tek birşey vardı: Bu asansör geliceği yere ulaşana kadar bu ip ellerin kendisine ulaşmasına izin vermeyecek ve asansör ulaştığında diğer arkadaşlarını bulmaya çalışıcaktı. Eğer o mümkünse.

[Monroe Binası'nda...]

Ryo Asansörün sesini duydu ve kafasını yaptığı işi bırakarak yukarı kaldırdı. Burada asansör mü vardı? Kendisi hiç fark etmemişti güvenlikleri temizlerken. İlk başta 'Belki Rose gelmiştir' diye düşündü ama asansörden çıkan şey Ryo'nun 2 katı büyüklüğünde olan bir güvenlikti. Ona keskin gözleriyle bakıyordu asansörden çıkarken. Ryo yutkundu ve içinden birşey söylerken kılıcını çekti. Bu gerçekten zor olacaktı.

"...Lanet Olsun."

--> [Devam Edecek]

Bölüm sonu

1 yorum