
Lex diğer arkadaşlarına göre bilincini kaybetmeden düşmeyi başarmıştı. Yolculuğu sırasında ne yaşadığını biraz unutmuş olsa da bir şeffaf boru tarafından götürüldüğünü biliyordu. Diğer arkadaşlarıda o boruların içerisindeydi ama kendisinden apayrı borulardı. Arkadaşlarının nereye götürüldüğünü bilmiyordu ama şu kesindi: Burdan hemen kurtulmalıydı ve arkadaşlarını bulmak için hemen yola çıkmalıydı.
Ama gözlerini açtığında kendisinin bir Labirentin Girişinde olduğunu fark etti. Yeşil bir Labirent. Kendinin değiştiğini çoktan fark etmişti ama şuanda onun için önemli olan burdan hemen kacmasıydı. Ayağa yavaşça kalkıp Etrafına bir göz gezdirdi. Labirentin ortasındaydı aslında, girişinde değildi. Kendisi labirentleri iyi bilirdi, ama gerçeğini hiç görmemişti.
İç çekerek "Ulan Ryo, İlk başta keşke girmeseydik o kapıya. Ormanın ortasındaki kapıdan kalacaksın aga şimdi buralara kadar geldik kapı yüzünden. Aman neyse, Eğer burdan ölmeden çıkarsam önce Ryo'yu sonra o kapıyı geberticem."
Labirentler normade sadece duvarlardan oluşur ama Lex'in girdiği bu Labirent parkurlarla doluydu. Ve tahmin edebileceğiniz üzere içleri siyah dış hatları yeşildi, Lex'in vücudunun renkleri ile aynısı. İlk parkurla yüzleşti: karelerden atlayarak nerdeyse bacağını kıracak olsa da başarmıştı. Geriye Labirentin kendisi kalmıştı derken duvarının bir tanesinde bir kağıt asılı olduğunu fark etti. Yavaştan kağıdı aldı ve yazilana baktı. Kağıdın üzerinde "Bu Labirentin sonunda yolunuzu kolaylaştıracak bir silah bekliyor." Yazıyordu.
"Bunu kim yazmış olabilir ki? Acaba benden önce buraya gelenler mi vardı? Neyse en azından bana bilgi verdi sağol kardeş yazdığın için."
Lex yola devam etti ama bu Labirent baya genişti. Önceden sırtındaki kanatlarla uçup daha kısa yoldan gitmeyi düşünmüştü yalnız tavanda görünmez bir güç onu durduruyordu. O yüzden yüksekten bakamazdı. Labirentler de bir yöntem vardır, Sağ elini duvara yaslayıp yürüdükten sonra çıkışa varılır. O yüzden Lex bu taktiği kullanarak gelebilmişti sonunda o labirentten.
Ama gördüğü hiç beklemediği birşeydi. Cam bir kutuda yeşil, uzun ve baltaya benzeyen bir silah vardı. Yavaştan kutuyu açtı ve düşündü. "Ya ben o silaha dokunduğumda bana birşey olursa? Aman ya çok düşünmeden alsam iyi olucak. Yoksa burda birşey varsa direk çalabilir." Ve silahı yavaşça aldı.
Aldığı anda sılah'in gücünün kanında aktığını hissedebiliyordu. 5 dakika boyunca kıpırdamadı çünkü her yerine ağrı girmişti. Ama sonra kalktı ve yolun sonunda olan kapıya doğru yöneldi. Bu çıkış kapısı değildi, Onu biliyordu. Bu kapıya arkadaşlarıni bulmak ve bu yerden çıkmak umuduyla girmişti.
--> Devam Edecek.
