İçeriğe geç

The Element Group(Element Grubu)

Bölüm 16 · 3 dk okuma

The Element Group(Element Grubu)

Bölüm 16

Beklenilmez Tuzak, Kart 1 ve Kart 4.

Ryo birkaç saniye gözlerini açamadı. Başarmışlarmıydı? Gerçektende çıkışı bulmuslarmiydi? Eğer buldularsa bile diğer arkadaşlarını bulamamışlardı. Onlar acaba ölmüşler miydi? Hayır saçmalama, muhtemelen onlar kendilerinden çok uzaktı o yüzden onları bulamamışlardı.

Birkaç dakika kendini yatarken buldu. Önceden yaptığı gibi elini durduğu şeyin üzerine koydu. Zemini hissetti. Önceden kayaların üzerindeydi, şimdi nerde?

Zemin Sert ve pürüzsüzdü. Ve birde biraz.. sallaniyormuydu sanki?

Gözlerini yavaşca açtı. Açtığı anda şoka uğradı. Bir kafesin içindeydi. Havada. Bunu fark ettiği an korkuya(yada paniğe) kapıldı. Hani çıkışa gitmişlerdi? Hani buradan kurtulmuşlardı? Hepsi bir yanılmaca mıydı?

Kilıcina baktı. Eğer yanındaysa birşeyler düşünebilirdi. Ama yoktu.

Rose zar zor Ryo'dan önce uyanmıştı. Onun gibi kendisinde yayı kaybolmuştu(yada alınmıştı). Ryo'nun korkusunu anlayabiliyordu. O da bunu beklememişti. Bu yerin garipliğini doğrularsak, bu kadar hızlı çıkışa ulaşmak biraz garip olurdu. Onun kafesi Ryo'dan biraz uzaktı, ama onunla iletişim kuramayacak kadar değil.

"Ryo!! İyimisin orda??"

Rose seslendi. Ryo'nun fark etmesi zaman aldı fakat onu görünce,

"Neredeyiz biz?!"

diye cevap verdi.

Rose: "Bilmiyorum ama o kapı gerçek kapı değildi. Birisi onu oraya bizi tuzağa çekmek için koymuş."

Ryo: "Peki silahlarımız?"

Rose: "Sanırım onları da almışlar."

Ryo: ".."

Ryo: "HAYI-"

Ryo tam bağırıcakken bir ses onun sözünü kesti.

"Şu lanet olası ağızlarınizi kesin aq sizi buraya bunun için getirmedim."

sesin sahibi bir adamdı. Ryo ve Rose kafalarını indirerek bakmak zorunda kaldı çünkü çok yüksektelerdi. Bu Rose için sıkıntı değildi ama Ryo bundan yeterince korkmuştu. İlk cevap veren Rose oldu.

Rose: "SEN KİMSİN?!"

"Şu anlık kim olduğumun önemi yok. Ama bir süreliğine burada kalicaginizdan emin olabilirsiniz."

Rose: "İnan bana bunun şuanda çok önemi var."

Bunu normalde Ryo söylerdi ama o aşağıya bakıyordu korkuyla. Baya korkmuştu tabii. Adam hemen ikisini de düşürebilirdi istese. Neyseki Rose'un konuşmasıyla düşüncelerini bı kenara attı.

"DİĞER ARKADAŞLARIMIZ NEREDE?!?!"

"Şanslısınız ki onları bulamadım. Kim bilir, belki kaybolmuşlardır. Sonuçta bu dünya çok büyük. Yada o acınası canları birisi tarafından sonlanmıştır? Kim bilebilir ki."

Ryo kendini şoktan ayırinca adama ilk dediği şey,

"Silahlarımızı aldınmı?"

oldu.

"Tabiki. Sizi yeteri kadar tanıyorsam anında bana saldırırdınız, ki buda kötü birşey değil. Bende olsam aynısını yapa-"

adamın telefonu çaldı.

"Bı 2 saniye bekleyin lütfen."

adam onlardan uzaklaştı ve birisi ile konuşmaya başladı. Telefondaki ona ne söylediyse adamın sinirini bozmuş olmalıydı. Telefonu kapatti ve geri onalra döndü.

"Görünüşe göre bir tane arkadaşınızı bulduk. Ne yazık ki onu şimdik buraya getiremiyoruz teknik problemlerden dolayı."

Rose: "LAN NİYE?!"

"Kapa çeneni."

Ryo birşey demedi. Normalde buna çok kızardı ama adamın dediği şey onu biraz düşündürdü. En azından Leo ve Lex iyiydi. Eğer adam teknik problemlerden dolayı diyorsa eğer onlar güzelce atlaşabilmişlerdir. Yani inşallah. Eğer onları tanıyorsa tam da böyle yaparlardı. İç çekti ve sessizcr "Umarım onlar iyidir.." dedi.

[Tünellerde. . .]

Lex: "Dostum, Bu tüneller bı labirent gibi. Burada Lex'i bulmam en az 5 saatimi alır."

aslında onu bulması tam olarak 2 saatini aldı. Bi açık kapak gördü ve sessizce içinden baktı. Lex oradaydı!

Elleri duvara zincirlenmişti. Tutulduğu oda basbayağı kötü kokuyordu. Çürümüş birşey gibi. Leo tam ona seslenicekken hızlı sürünme sesleri duyarak hızla kafasını kapaktan geri çekti. Örümcek gibi. Leo biraz titredi. Örümcekleri sevmezdi. Özellikle üstünde dolanıyorsa.

odanın içinde siyah birşey girdi. Şerefsizlik kokusu havada iken. İnsan değildi, o kesin. Bir sürü gözü vardı vücudunda. Yavaşca(hatta aç bir şekilde) Lex'e yaklaştı. Yada süründü diyelim. Vücudundaki gözler sadece ona bakmıyordu, her yere bakıyordu. Bir anda bir tane göz yukarı bakıp Leo'yu gördü(artık nasıl gördüyse) ve gördüğü an ona hızlıca sürünmeye başladı. Bazen siyah, sıvımsı vücudundan yapılmış kollar çıkıyor, ona destek oluyordu. Leo bunu gördüğü an olanki şok ve gücüyle koşmaya başladı. Nereye gittiğini bilmiyordu, ama önce ondan güvenli bir yere geçtikten sonra plan yapıp Lex'i kurtarması lazımdı. Yaratığın amacını anlamıştı. Lex'i yiyecekti. Ve Leo buna izin veremezdi.

--> [Devam Edecek.]

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.