
Ryo,Rose,Lex ve Leo öğle saatlerinde hiç gitmedikleri bir ormana yürüyüşe çıkmışlardı. Ryo önde, diğerleri arkada kendini cesur gösteriyordu yürürken. Gittikleri orman karanlıktı, o kadar karanlık olmasa da ağaçların Yaprakları büyük ve geniş olduğundan Güneş ışığını engelliyordu. Ryo onlardan uzakta, ufukta bir ışığa bakıyordu. Bu güneş ışığı olamazdı çünkü bu uzaktaki ışık renkliydi ve ağaçların yaprakları büyük ve geniş olduğundan Güneş ışığı girebilecek bir açık yoktu. Bu ışık bir LED ışığa benziyordu, Dükkanların yada gece kulüplerinin havalı ve dikkat çekici olması için kullanilan ışıklar. Bunlara Neon Işıklarda denilebilir.(Çünkü Neon aynı zamanda dükkan veya gece kulüplerinin dikkat çekici olması için kullanilan bir elementtir.) Ryo, arkada kalan arkadaşlarına bakıp düşündü: Onlara haber mi verse, yoksa direk kendisi bı bu garip ışığın kaynağına baksa? Birkaç saniye sonra arkadaşlarını çağırdı ve bu görüldüğü garip ışık hakkında bilgilendirmeye karar verdi.
"Şu ufukta değişik bir ışık var, bu ormana güneş ışığı girmediği halde. Sizce gidip bir baksak mı--" Ryo cümlesini bitirecekti ki Rose onu bölerek, "Bence biz bu işe elimizi sokmayalım, zaten burda 2 saattir yürüyoruz. Bacaklarım beni kaldıramiyor artık. Bak Leoya, Geldiğimiz andan beri uyuyor. Lex onu taşımak zorunda kaldı." Rose bunu derken Lexin sırtında taşıği Leo'ya işaret etti. Maşallahı varmış, kendisi 2 saattir hiçbir şeye inanmamış vaziyette uykusuna devam ediyor. Onu Gören 40 rüya gördü sanar. Lex o sırada Rose'a bakarak "Biz bir yerde dinlensek? Bu malı artık kaldıracak gücüm kalmadı. Allaha şükür çok ağır değil ama sırtımı kırdı Allah'ın cezası." dedi. Ryo grubunun bu kadar yorgun olacağını düşünmediği için iç çekerek, "Tamam, Tamam. Biraz dinlenip ondan sonra bakarız." deyiverdi.
30 Dakika Sonra, Herkes dinlenmiş bir vaziyette Işığın kaynağını öğrenmeye gitti.(Leo onlara biraz geç katıldı, çünkü herifin uykusu kendinden ağırdı.) Kaynağıni öğrenmeye gittiklerinde ise, orda sadece siyah ama beyaz hatlı bir kapı gördüler. Kapının arkasında birşey yoktu, normalde onun düşmemesi için en azından bir duvara sabitlenmiş olması gerekirdi. Ama garip bir şekilde bu kapı arkasında bir şey olmamasına rağmen sabit duruyordu. Dördü kapıya bakakaldi Kafaları karışmış bir şekilde: Neden böyle bir kapı ormanın tam ortasında dolaşırdı ki? Hepsi aynı düşünce içindeydi Ryo kapıyi açtığına dek. İçinde gözlerini kör edecek bir ışık vardı. Hepsi elleriyle gözlerini korumaya çalışırken kapının içine çekildiklerini fark etmediler. İlk fark eden Leo oldu ve kendisi bir yerlere tutunmaya çalıştı ama kapının çekim kuvveti bir mıknatıs gibiydi, Dördünüde çekene kadar durmadı ve 4 Arkadaş kapının içine çekildikten sonra Kapı kapanarak ortadan kayboldu.
--> Devam Edecek.