Annemin evliliğinden bu yana 10 gün geçmişti. Kerem amca ve ikisi balayından bugün dönecekti. Ben ve Ecem adeta tatil hayatı yaşamıştık koca evde. “Selin hanım kıyafetleriniz hazır.” Kafamı sallayıp yukarı kattaki odama çıktım. Bugün çekimlerim vardı ve dikkat çekici giyinmek zorundaydım. Mini siyah eteğim ve askısız kot bluzumu giyip saçlarımı at kuyruğu yapmıştım. Oldukça alımlı duruyordum. Odadan çıkıp araba anahtarlarını alırken evdekilere seslendim. “Ben çıkıyorum. Ecem uyuyor ona haber verirsiniz.” Cevap beklemeden araba atlayıp yola koyuldum. Önce okula gitmem gerekiyordu. Havaya girmek için Maneskin Gossip açıp okula doğru yol aldım.
”Selin buraya gel!” Melisa kantinin ortasında elini sallarken yanlarına gittim. Bora yoktu. “Nasıl gidiyor? Kaç gündür gelmiyorsun?” Omuz silktim. “Tatil.” Güldü. Sarı saçlarını kulaklarının arkasına sıkıştırıp bana daha da yaklaştı. “Şu kızıl kafayı görüyor musun?” Gözleriyle gösterdiği yere baktım. Kırmızı saçlı dudaklarındaki boya teninin rengiyle bağdaşmış dar pantolon ve crop kombiniyle ucuzluğunu sergileyen kıza baktım. “O ne öyle?” Melisa güldü. “Bende aynı tepkiyi vermiştim. Neyse bu kız dün akşam Boraylaydı.” Gerçekten Bora için dişi olsun.
“Ee bundan bizine!”
“Dur bitmedi. Bu kız Boraya sarkmış. Kız bırakmıyormuş. Bora da sarhoşmuymuş ne kızla yatmış. Kız dün akşam instagramda Borayla yatak fotosunu paylaşmış sevgilim diye” ağzım açık dinlerken tekrar kıza göz gezdirdim. Dış görünüşle insanları çok yargılardım ve bu huyumu bir kez daha tebrik ettim. Dış görüşünüşü kişiliğini ele vermişti.
“Bora da midesiz cidden!” Mete sohbete dahil olurken arkama yaslandım. Midesizdi.
“Ben miyim midesiz?” Yanımdaki Sandalye çekilip Bora yerleşirken ona döndüm. Beyaz düz tişört bol kot pantolon ile havalı duruyordu. “Sensin tabi! O kızlada yatmazsın.” Melisa iğrenerek Bora’ya bakarken tepkisiz kalmaya çalışıyordum. Zira Bora her şeyi kıçından anlayabilirdi. “Neyse ne! Bir kerelikti.” Kız sanki duymuşcasına gülümseyerek masamıza doğru adımladı.
“Bora günaydın!” Boranın bu kızla neden yattığını şimdi anlamıştım. Kızın cropundan meme uçları belli olurken meme piercingide belli oluyordu.
”Bora?” Kız tekrarlarken Bora hiç oralı olmuyor telefonuyla uğraşmaya devam ediyordu. Aramızdaki en kibar mert kıza ithafen “Bence başka zaman gelirsin Bora üzgün biraz.” Bora üzülür müydü ki?
“Bora sorun ne dün gece ayrılırken de konuşmadın? Bora sevgilim?” Sevgilim? Bora telefonunu kapatıp derince solunurken kıza döndü. “Bak adını bile hatırlamıyorum. Ben senin sevgilin falan değilim. Şimdi git şuradan.” Kızın suratı asılırken kaşlarıda birden çatıldı. “Bora saçmalama!” Üzülmüştüm kıza. Neden?
Kız ısrar ediyor, Bora bağırıp duruyorken tüm herkesin bakışları bizi bulmuştu.
yanımda duran Bora’nın kolunu kavrayıp kıza doğru gülümsedim. “Canım Bora benim erkek arkadaşım, şimdi istersen uza! Biz dün biraz tartıştık ve beni kızdırmak için seni kullanmış gerçi biraz yanlış bir tercihti ama neyse uzatma da yürü!” Kız şokla Bora’nın kolunda duran elime bakarken derin derin nefes aldı. “Ben sizin sevgili olduğunuzu bilmiyordum. Yani düşmansınız sanıyordum. Yani arkadaş. Arkadaş gibi düşman.” Saçmalıyordu ancak bu saçmalıkta tam bizdik. “Neyse canım hadi ikile!” Kız özür dileyip ayrılırken. Elimi çekip önüme döndüm.
“Gerçek bir şeytan Selin kıraç!” Mete sanki provakasyon yapıyor gibi adımı haykırdığında güldüm. Haklıydı okulun şeytanıydım.
”Bora selin’e teşekkür borçlusun yoksa kız peşini bırakacak gibi değildi!” Bora’ya döndüm. Bana bakıyordu. “Borçlandım dimi?” Cevap vermedim.
ayaklanıp sandalyenin üstüne astığı hırkasını üstüne geçirdi. Masaya attığı telefonunu ve sigarasını eline aldı. “Neyse canım öderiz dimi sevgilim?” Bana bakarak yönelttiği sorula güldüm. Gerçekten çocuktu.
“Aynen aynen” diye geçiştirirken eğilip yanağıma bir buse kondurdu. Şaşkınlıkla ona dönerken bizimkilerin kahkahası etrafta yankılandı. “Ne yapıyorsun?” sırıttı.
“veda öpücüğüydü.”