İçeriğe geç

THE DEVIL'S PLAYGROUND SEZON 6: BEFORE THE FIRST GATE

Bölüm 5 · 3 dk okuma

THE DEVIL'S PLAYGROUND SEZON 6: BEFORE THE FIRST GATE

Bölüm 5

THE DEVIL'S PLAYGROUND SEZON 6: BEFORE THE FIRST GATE Bölüm 5: Mimar'ın Günlüğü

THE DEVIL'S PLAYGROUND

SEZON 6: BEFORE THE FIRST GATE

Bölüm 5: Mimar'ın Günlüğü

"Tarihi kazananlar yazar... Ama bazı gerçekler, yalnızca karanlıkta saklanan bir günlükte yaşar."

Helheim Buz Mağarası

15 Şubat 2027

Saat: 02.36

İkinci mühür kırılmıştı.

Kapının altındaki yarık artık nefes alıyordu.

Evet...

Nefes.

Karanlığın içinden yükselen uğultu, dev bir yaratığın uyurken çıkardığı sese benziyordu.

Her nefeste mağaranın sıcaklığı düşüyor...

Buz sütunları çatlıyor...

Duvarlardaki semboller kan gibi akıyordu.

Arven dizlerinin üzerinde durmuş, dev kılıcına dayanarak güçlükle ayakta kalıyordu.

Alexander yaklaştı.

"Onu durdurmanın yolu ne?"

Arven gözlerini kapattı.

"Beni değil..."

"Mimar'ı bulun."

"Gerçek yalnızca onun yazdıklarında saklı."

Kayıp Kütüphane

Elias pusulasını çıkardı.

İbre bu kez mağaranın kuzey duvarını gösteriyordu.

Kimsenin fark etmediği buz duvarına yaklaştılar.

Pusula siyah ışıkla parladı.

GÜMMM...

Duvar ikiye ayrıldı.

Arkasında kilometrelerce uzanan taş bir koridor vardı.

Koridorun iki yanında binlerce raf yükseliyordu.

Raflarda...

Taştan yapılmış kitaplar...

Altın tabletler...

Kristal küreler...

Ve siyah deriyle kaplanmış yüzlerce günlük...

Victoria fısıldadı.

"Bu..."

"İnsanlık tarihinden daha eski bir kütüphane."

Mimar'ın Günlüğü

Salonun tam ortasında tek bir masa vardı.

Masanın üzerinde zincirlerle bağlanmış siyah bir kitap duruyordu.

Kapağında yalnızca şu yazıyordu:

MİMAR

Alexander zincirleri kırdı.

Kitap kendi kendine açıldı.

İlk sayfada şu satırlar vardı:

"Ben kötülüğü yaratmadım."

"Ben yalnızca onun kaçmaması için yollar inşa ettim."

Victoria sayfaları çevirdi.

Her sayfa başka bir çağı anlatıyordu.

İlk Bekçiler...

İlk Kapı...

Black Hollow...

Hat 13...

Kara Orman...

Oyuncak Evi...

Hepsi bu günlüğün içindeydi.

Julian şaşkınlıkla sordu.

"Yani bütün sezonlarda yaşananlar..."

Victoria başını salladı.

"Hepsi aynı savaşın parçaları."

First Shadow'un Gerçeği

Kitabın ortasındaki sayfalar bir anda siyah alevlerle yanmaya başladı.

Harfler havaya yükseldi.

Sonra mağaranın ortasında dev bir görüntü oluştu.

On iki bin yıl öncesi...

First Shadow ilk kez görünüyordu.

Ama...

Canavar değildi.

İnsan görünümündeydi.

Bembeyaz giysiler giyen genç bir adam...

Arven onun önünde diz çökmüştü.

Genç adam sakin bir sesle konuşuyordu.

"Korku..."

"İnsanların içinden doğar."

"Ben korkuyu yaratmadım."

"Siz beni yarattınız."

Victoria'nın nefesi kesildi.

"First Shadow..."

"İnsanlığın ortak korkularının beden bulmuş hâli..."

Elias başını eğdi.

"Bu yüzden öldürülemez."

Julian'ın Fotoğrafı

Julian istemsizce görüntünün fotoğrafını çekti.

Flaş patladı.

Fotoğraf makinesinden çıkan kâğıda baktığında kanı dondu.

Görüntüde ekip altı kişi değildi.

On iki kişiydiler.

Arkalarında altı siyah siluet daha duruyordu.

Her birinin yüzü ekip üyelerine benziyordu.

Ama gözleri tamamen karanlıktı.

Fotoğrafın altında kendi kendine şu cümle belirdi:

"Korkularınız sizi izliyor."

Üçüncü Mühür

Bir anda bütün mağara sarsıldı.

Kapının bulunduğu salondan büyük bir patlama sesi geldi.

Ekip koşarak geri döndü.

Üçüncü siyah sütun ortadan ikiye ayrılmıştı.

Gökyüzüne siyah bir ışık yükseldi.

First Shadow'un sesi bütün mağarayı doldurdu.

"Üç mühür kaldı..."

"Yakında beni göreceksiniz."

Arven acıyla yere çöktü.

Dev bedeninde çatlaklar oluşmaya başladı.

Altın kanı buzların üzerine damlıyordu.

Son Mesaj

Mimar'ın günlüğünün son sayfası kendi kendine açıldı.

Bu sayfada yalnızca tek bir çizim vardı.

Dünya...

Ve dünyanın çevresini saran altı siyah halka.

Altında ise şu cümle yazıyordu:

"İlk Kapı açılırsa..."

"Dünya yok olmayacak."

Alexander şaşkınlıkla sordu.

"O zaman ne olacak?"

Victoria son satırı okudu.

Yüzü bembeyaz kesildi.

"...Dünya..."

"...eski hâline dönecek."

O anda herkes donup kaldı.

Demek ki insanlık...

Asıl dünya değildi.

Bir şey...

Binlerce yıl önce tarihi değiştirmişti.

Son Sahne

Mağaranın tavanı büyük bir gürültüyle yarıldı.

Gökyüzünden siyah kar yağmaya başladı.

Her kar tanesi yere düştüğünde küçük bir gölgeye dönüşüyordu.

Yüzlerce...

Binlerce...

On binlerce gölge...

Sessizce mağaraya inmeye başladı.

Elias pusulasına baktı.

İbre artık dönmüyordu.

Kırılmıştı.

Arven son kez ayağa kalktı.

Dev kılıcını kaldırdı.

Ve bütün mağarada yankılanan tek cümleyi söyledi:

"Savaş başladı."

Tam o anda, First Shadow'un devasa silueti kapının çatlağında ilk kez tam olarak görünmeye başladı.

Parlayan iki altın göz doğrudan ekibe çevrildi.

Ve karanlığın içinden yavaş, ürpertici bir gülümseme yükseldi.

BÖLÜM 5 SONU...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.