İçeriğe geç

THE DAYS OF YUNA (Yunan’ın günleri)

Bölüm 8 · 2 dk okuma

THE DAYS OF YUNA (Yunan’ın günleri)

Bölüm 8

Uzak bir hayal

Pandeminin etkisi yavaş yavaş azalmaya başlamıştı.

Yuna’nın hayatı yeniden eski düzenine dönüyordu.

Okul…

Ev…

Ev işleri…

Ve aynı şekilde geçen günler…

Ama bu kez hayatına farklı bir şey girmişti.

Bir akşam telefonunda şarkılar dinlerken karşısına Koreli bir müzik grubu çıktı.

İlk başta sadece merak etmişti.

Sonra bir şarkı daha dinledi.

Bir tane daha…

Derken günler geçtikçe onların müziklerini dinlemeden duramaz hâle geldi.

Yuna için bu sadece müzik değildi.

Ne zaman canı sıkılsa…

Ne zaman ağlamak istese…

Ne zaman kendini yalnız hissetse…

Kulaklığını takıyor ve onların şarkılarını dinliyordu.

O birkaç dakika boyunca bütün dertlerini unutuyordu.

İlk kez bir şey ona gerçekten iyi gelmişti.

Bir gün kendi kendine düşündü.

“Neden Korece öğrenmeyeyim?”

Bu fikir ona heyecan verdi.

İnternetten araştırmalar yaptı.

Kitaplar sipariş etti.

Alfabeyi öğrenmeye başladı.

İlk zamanlar zor geliyordu.

Ama pes etmedi.

Her gün biraz daha çalıştı.

Yeni kelimeler öğrendi.

Cümleler kurmaya başladı.

İlk kez bir şeyi isteyerek çalışıyordu.

Çünkü bunu kimse zorla yaptırmıyordu.

Bu tamamen onun hayaliydi.

Bir süre sonra okulda dil sınıfına geçme fikri aklına geldi.

Belki yabancı dil öğrenirse geleceği değişebilirdi.

Belki turizm rehberi olabilirdi.

Belki farklı ülkeleri görebilirdi.

Belki…

İlk kez geleceğini hayal ediyordu.

Bu düşüncesini ailesiyle paylaştığında beklediği tepkiyi alamadı.

“Boş işlerle uğraşma.”

“O bölümden ne olacaksın?”

“Onun yerine başka şeyler düşün.”

Bu sözler Yuna’nın hevesini kırdı.

O sadece destek görmek istemişti.

Bir kişi bile…

“Sen yaparsın.” deseydi yeterdi.

Ama bunu söyleyen olmadı.

Yine de vazgeçmedi.

Dil sınıfına geçti.

Fakat kısa süre sonra büyük bir gerçekle karşılaştı.

Turizm rehberliği için İngilizce çok önemliydi.

Ve Yuna…

İngilizceyi hâlâ yapamıyordu.

Ne kadar uğraşırsa uğraşsın olmuyordu.

Her başarısız sınavdan sonra umudu biraz daha azalıyordu.

Sonunda istemeyerek kararını verdi.

Dil sınıfından ayrıldı.

Tekrar eski sınıfına döndü.

Koridorda yürürken sanki hayalini geride bırakıyormuş gibi hissetti.

O gün eve döndüğünde kitaplarını uzun süre eline almadı.

Sadece tavana bakarak düşündü.

“Demek ki bazı hayaller bana göre değil…”

diye fısıldadı.

Ama Yuna’nın bilmediği bir şey vardı.

Hayaller bazen kaybolmazdı.

Sadece zamanı gelene kadar sessizce beklerdi.

Fakat onu bekleyen asıl fırtına henüz başlamamıştı.

Yakında yaşayacağı aile içindeki olay…

Yuna’nın hayatını tamamen değiştirecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.