İçeriğe geç

THE DAYS OF YUNA (Yunan’ın günleri)

Bölüm 5 · 3 dk okuma

THE DAYS OF YUNA (Yunan’ın günleri)

Bölüm 5

Veda mevsimi

Yıllar birbirini kovalarken Yuna artık sekizinci sınıfa geçmişti.

Çocukluğunun büyük bir kısmını geçirdiği köy hâlâ aynıydı.

Kışın bembeyaz karla örtülen yollar…

Yazın toprak kokan sokaklar…

Akşamları sobanın çıtırtısı…

Her şey aynıydı.

Değişen tek kişi, Yuna’ydı.

Yaz tatili başladığında köy yine hareketlenmişti.

Yurt dışında yaşayan akrabalar birer birer geliyordu.

Bu kez gelen aileyi Yuna daha önce hiç görmemişti.

Onların da Yuna’ya yakın yaşlarda bir oğulları vardı.

Adı Kai’di.

Kai, Ren’den farklıydı.

Daha konuşkan, daha neşeliydi.

Mahalledeki çocuklarla hemen kaynaşmıştı.

Akşam olunca herkes sokakta oyun oynuyordu.

Yuna da arkadaşlarıyla birlikte dışarı çıkıyordu.

Kai da onların arasındaydı.

İlk günlerde sadece uzaktan konuşuyorlardı.

Sonra aynı oyunda aynı takımda yer almaya başladılar.

Bazen göz göze geliyor, bazen birbirlerine gülümseyip hiçbir şey söylemeden yollarına devam ediyorlardı.

Yuna, Kai’nin de zaman zaman ona baktığını fark ediyordu.

Belki gerçekten hoşlanıyordu…

Belki de bu sadece Yuna’nın hayal gücüydü.

Bunu hiçbir zaman öğrenemedi.

Çünkü yaz tatili bittiğinde Kai ailesiyle birlikte ülkesine geri döndü.

Yuna yine sessizce arkasından baktı.

Bir kez daha…

Hoşlandığı biri hayatından çıkıp gitmişti.

Yuna’nın en yakın arkadaşı Mina’ydı.

İkisi çocukluklarından beri birlikte büyümüştü.

Mina’nın evi köyün biraz dışındaydı.

Aralarındaki mesafe uzundu.

Yine de Yuna çoğu zaman o yolu yürüyerek giderdi.

Saatlerce oyun oynarlar, hayaller kurarlardı.

Yuna, Mina’nın hayatına bazen imrenirdi.

Mina evin en küçük çocuğuydu.

Oyuncakları vardı.

İstediği birçok şeye kolay ulaşabiliyordu.

Yuna ise bunlara uzaktan bakıyordu.

Ama kıskançlığı hiçbir zaman dostluklarının önüne geçmedi.

Bir süre sonra Yuna, okulda Elia ile yakın arkadaş olmuştu.

Neredeyse her gün birlikteydiler.

Aynı sırada oturuyor, aynı yollardan eve dönüyorlardı.

Yuna, Elia’ya gerçekten güveniyordu.

Derken bir akşam…

Babası sofrada sessizce konuşmaya başladı.

“Yakında taşınıyoruz.”

Yuna önce duyduğuna inanamadı.

“Gerçekten mi?”

“Artık bu köyde yaşamayacağız.”

Yuna’nın gözleri parladı.

İçinden,

“Sonunda…”

diye geçirdi.

Sobayla ısınmayacaklardı.

Belki daha sıcak bir evleri olacaktı.

Belki yeni bir hayat başlayacaktı.

Belki her şey değişecekti.

O gece uzun zamandır ilk kez geleceği hayal ederek uyudu.

Taşınmalarına birkaç gün kala okulda proje ödevi hazırlıyorlardı.

Yuna’nın grubu üç kişiydi.

Ama üçüncü kişi neredeyse hiç okula gelmiyordu.

Bu yüzden tüm işi Yuna ve Elia yapıyordu.

Bir gün teneffüste Yuna sınıfın dışında beklerken arkadaşlarından biri yanına geldi.

“Elia biraz önce öğretmene senin hakkında konuşuyordu.”

Yuna şaşırdı.

“Ne dedi?”

“Sen taşınacağın için projeye yardım etmediğini söyledi.”

Yuna’nın kalbi sıkıştı.

“Nasıl yani?”

“O da tek başına uğraştığını anlattı.”

Yuna buna inanmak istemedi.

Çünkü Elia ne yapması gerektiğini söylese yapıyordu.

Hiçbir zaman sorumluluktan kaçmamıştı.

Ertesi sabah aynı öğretmenin dersi vardı.

Öğretmen projeyi sordu.

Elia yine aynı şeyleri söylemeye başladı.

Bu kez Yuna sustuğu takdirde haksızlık olacağını hissetti.

İlk kez cesaretini topladı.

“Öğretmenim…”

dedi.

“Projeyi sadece Elia yapmadı. Ben de elimden geleni yaptım. Taşınacağım için eksik kaldığım yerler oldu ama hiçbir zaman sorumluluğumdan kaçmadım.”

Sınıf sessizleşti.

Öğretmen bir süre düşündü.

Sonra Yuna’ya döndü.

“Ne zaman taşınıyorsun?”

“Dört gün sonra.”

Öğretmen başını salladı.

“Tamam. Geri kalan kısmı Elia tamamlar. Puanlamayı da buna göre yaparım.”

Elia hiçbir şey söylemedi.

Ders boyunca Yuna’nın yüzüne bile bakmadı.

Eskiden birlikte okula yürüdükleri yollar artık sessizdi.

Eskiden birlikte güldükleri anılar sanki hiç yaşanmamış gibiydi.

Yuna, okul çıkışında onu bekledi.

Belki konuşurlar diye düşündü.

Ama Elia başka arkadaşlarıyla yürüyüp gitti.

Yuna olduğu yerde kaldı.

İşte o an…

Bazı insanların hayatından sessizce çıkıp gittiğini ilk kez anladı.

Ve bazen vedaların, söylenmeyen cümlelerden oluştuğunu da…

Önünde yeni bir şehir…

Arkasında ise çocukluğunu bıraktığı bir köy vardı.

Yuna, bunun sadece bir taşınma olmadığını henüz bilmiyordu.

Bu, hayatının tamamen değişeceği yolculuğun başlangıcıydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.