Evet, karantinaya gireli aylar olmuştu. Haftalardır yemek yemiyordum. Ne kadar bekiçilerden yemek istesekde vermiyorlardı.Ben Ashley, 21 yaşımdayım. Bildiğiniz gibi karantinaya girdim aylar önce. Bize bir salgın olduğu söylendi. O nedenle dışarı çıkamadık. Karantinaya girmeden önce bize bütün ihtiyaçlarımızın karşılanacağı vaat edilidi. Ama her siktiğimin yalanı gibi bu da bir yalandı. Bu kadar ayı domates tenekesi yiyerek geçirdik.Ben bu evde abim ile kalıyorum.Kendisi Andrew, 24 yaşında. O ne kadar bana kaba davransada ben onu seviyorum sanırsam. Tek sorun şu, bir sabah çöpleri karıştırırken onun sakladığı domates tenekesini buldum. Vay enayi vay. Abim bana ne kadar bunun bir acil durum yemeği olduğunu söylesede biz zaten bir acil durumun içindeydik. 3 gündür yemek yemiyordum ve 1 gün daha yemezsem bayılabilirdim. O nedenle gidip domatesi pişirdim. Abimin kafamı eleştirilerle şişirmesi dışında sıkıntı yoktu, hayatımı seviyordum.Bundan 1 hafta sonra sabah başım dönmeye başladı ve kendimi yerde buldum. Büyük ihtimalle susuzluk, açlık veya stresten zayıf düşmüstüm. Kalktığımda abimin kucagında yatıyordum, televizyon izliyordu o. Sonra biri aradı; abimin eski kız arkadaşı. En son onu bir sandığa kilitlemiştik. Abime o gün ne kadar yalvardım sayamam. Ama abimin bana çok kızdığını söyleyebilirim. Jenny her zamanki gibi abime nasıl olduğunu soruyordu. Ama ben her zaman abimin önceliği olmalıydım. O kızı dinlerken içimdeki kin duygusu her bir tarafımı sarmıştı. Abimin telefonu kapattığı anda ona "Sen neden hala o kız ile görüşüyorsun? Senin önceliğin ben olmaylıyım, BEN!"dedim. Abime eline bir tahta aldı ve kafama fırlattı. O anın şoku ile odama kaçtım.Odamda 2 saat boyunca derin düşunceler içindeydim. 2 saat sonra ise yanımds biri olduğunu hissetim. Kafamı yana çevirdiğimde görceğim manzara belliydi; abim yanımda yatmış, bana bakışlarıyla özür diliyordu. Bana "Ne düşünüyorsun, Ashley?” dedi. Ben ise ona ne kadar süredir yanımda olduğunu sordum. 1 saat boyunca o yanımdaydı ve ben hissetmemiştim. Sanısam bundan sonra daha az derin düşüncelere daldım denebilir. Evet, ve abimin sorduğu soruya gelirsek… Abimin beni ne kadar kırdığını düşünüyordum. Ama bunu abime söylesem abim benim takıntılı olduğumu düşünürdü. Ona sadece “eski anılar” cevabını verdim. O da benden özür dileyip bana sarıldı ve uykuya daldım. Böyle bir abim olduğu için şanslı hissediyordum, en azından yandaki garip ve sessiz gibi yalnız değildim. Kalktığımda abim hala uyuyodu, gidip teleziyon izlemeye karar verdim. 20 küsür dakika sonra abim yanıma geldi. İlk sorduğu soru ders çalışıp çalışmadığımdı. Ona normalde saygısız olmak istemezdim, ama egoma yenik düştüm. Ona “kendin daha bakterilerin akciğer solunumu yaptığını düşünen, hayatında bir soru bile çözmemiş bir yalakasın. Bana bu kelimeyi kullanma hakkının olduğunu düşünmüyorum” dedim. Dediğimin ikinci saniyesinde pişman oldum. Abim beni çenemden tutarak öne yaklaştırdı ve “Bana saygılı olman gerektiğini düşünüyorum, Ashley. Yoksa emin ol ki ben sana bakmayı bırakacağım” dedi. Gözümden yaşlar süzüldü, ama onun sözlerinden değil çenemi sıkı tutmasındandı. “Çenem acıyor, şerefsiz piç!” diye bağırınca çenemi bıraktı. Bana “o pişirdiğin domates sondu, küçük hanımefendi. Söyle bakalım şimdi nasıl hayatta kalacağız?” dedi. Haklıydı ve bu durum için hiç bir çözümüm yoktu.
Bölüm 1
Ben Onun Önceliği Olmalıyım, Başka Şansım Yok.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.